- Kategori
- Siyaset
Devlet Bahçeli'den mezhepler arası barış önerisi: Yavuz İsmail!

İnternetten alınmıştır
MHP lideri Bahçeli'nin değişik fikirleri ve değişik buluşları vardır: Numereloji uzmanlarına taş çıkartacak bir hesaplamayla MHP'nin iktidar tarihini bulmaktan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "asla Cumhurbaşkanı olamayacaksın" kehanetine kadar...
Gerek aritmetik hesaplarla ortaya koyduğu iktidar tarihi gerek Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olamayacağı kehaneti boşa çıkmış oldu ama Sayın Bahçeli, ilginç ve değişik öneri ve kehanetlerini sürdürmeye devam ediyor.
Bunlardan birini de Başbakan'a inat yaptığı Tunceli ziyaretinden sonra söylemiş Sayın Bahçeli...Sünnilerle Aleviler arasındaki sorunların giderilmesi için "mucizevi bir öneri" sunmuş:
Bugün çeşitli basın organlarına yansıyan haber şöyle:
Partililerden gelen, “Bebeğimiz oldu, adını ne koyalım?” yönündeki sorulara, bir süredir “Yavuz İsmail koyun” yanıtını verdiğini belirten Bahçeli, topluma da bu yönde bir çağrı yaptı. Bahçeli, "Bu konuda geçmişten gelen tartışmaların aşılması için genç kuşaklara da görev düşüyor. Kaynaşmanın sağlanması için ben bir öneride bulunacaktım. Bundan sonra çocuklara Yavuz İsmail adı birlikte verebilirler. Yani, Yavuz Selim ve Şah İsmail. Bu, İsmail Selim de olabilir. Bu şekilde artık toplumda kaynaşma sağlanmalı" dedi.
Sayın Bahçeli'nin iyi niyetinden şüphemiz yok da bu öneriye tebessüm etmemekte mümkün değil... Yani çocukların ismi Yavuz İsmail, İsmail Selim, Sultan İsmail, Şah Yavuz... gibi Şah İsmail ve Yavuz Selim'in çeşitli kombinezonları ile konursa, sonuçta Aleviler Yavuz Sultan Selim'e, Sünni'ler de Şah İsmail'e yakınlaşır mı?
Kaldı ki, Şah İsmail'in şahlığı bir yana, İsmail ismi tüm Müslümanların çocuklarına verdiği bir peygamber ismidir. Sanki Sünniler Şah İsmail'den dolayı bu ismi çocuklarına vermezmiş gibi davranmanın gerçekle ilgisi yok...Hatta, çok Sünni de "Şah İsmail" ismi bile vardır.
Sünnilerle Aleviler arasında aslında bir "isim verme sorunu" yok... Örneğin, Kerbela zulmünün müsebbibi Yezid ismini Aleviler ne kadar sevmezse Sünnilerde o kadar sevmez... Hangi Sünni çocuğuna Yezid ismini vermiştir, duyan var mı?... Dahası, Kerbela hadisesiyle ilgisi olmadığı halde Yezidin babası olan Muaviye ismi de Sünnilerce kullanılmaz...
Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail arasındaki sorun "siyasi" bir sorundur... Bugün, Türkiye ile İran arasında siyasi çıkarlar dolasıyla sorun çıkamaz mı; elbette çıkar...Nitekim kendisi de bir Nusayri (bir çeşit Alevi) Esed'le Türkiye arasında problem çıkmıştır ve İran Esed'in arkasında durmaktadır.
Burada asıl sorun, insanların böyle devletler arası sorunlar çıkması halinde kendi ülkelerinin siyasetine destek vermeleri gereğidir. Siz ister Alevi olun, ister Sünni olun Türkiye devletinin siyasetine arka çıkacaksınız... Eğer böyle yapmaz, mezhebi ilgilerle devletin düşmanına arka çıkarsanız büyük hata yapmış olursunuz...
Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail arasındaki "devlet kavgası" zamanla "mezhep kavgası"na dönüştürüldüğü için, yüzyıllar sonra hala köprülere Yavuz Selim isminin verilmesinden rahatsız olanlar çıkabiliyor. Halbuki İstanbula yapılan bir köprüye, başkenti bu şehir olan bir devletin padişahının adı verilmeyecek de ne olacaktı?
Efenim Şah İsmail ismi de şuraya buraya verilsin, diyenler tarihi ve sosyolojik bir hataya düşüyorlar. Şah İsmail, hiç bir zaman bizim devlet başkanımız olmamıştır, o İran hükümdarıdır...O zaman biz niye bir İran hükümdarının ismini yollarımıza, köprülerimize verelim?..
Bu ülkede, mezhepsel olarak Sünni-Alevi çatışması olmamıştır... Yüzyıllarca Alevi-Bektaşi olanlar kendi dergah veya zaviyelerinde, Nakşi, Kadiri, Mevlevi gibi tarikat mensupları da kendi tekkelerinde kendi usüllerince zikirlerini yapmışlardır. Cumhuriyet yıllarında bir mağduriyet olmuşsa bunların hepsine olmuştur, sadece Alevilere değil...
Bugünki sorunun aslı, Aleviliği bir "mezhep" olmaktan çıkarıp "din" haline getirmek isteyenlerin eseridir...Bunun arkasında da hedefi Türkiye'nin birliğini bozmak olan uluslararası siyaset olduğuna hiç bir şüphe yok!
Sorun Sayın Bahçeli'nin önerisiyle halledielcek kadar basit değil elbette...Bu bakımdan bir Başbakan adayı olarak, Sayın Bahçeli'nin daha ciddi önerilerle gelmesi beklenir...Örneğin, Almanya gibi ülkelerin Türkiye üzerindeki faaliyetleri üzerine kafa yormalıdır, istihbarat almalıdır Sayın Bahçeli...
Üstelik, kendisine yardımcı olacak epeyce Ülkücü Teşkilatları da bulunuyor Almanya'da...