- Kategori
- Güncel
Devlet ve iktidar
Devletimizi ne yazık ki şamar oğlanı haline getirdiler. Saldıran saldırana. Çok şükür ki kuruluşundan bu yana başta şanlı ordumuzun sayesinde vatanımıza yan gözle dahi bakamamışlardır. Ancak son yıllarda seçilmiş iktidarın yakın tarihimizle ilgili karalama, aşağılama kampanyaları düzenlemek suretiyle sözüm ona bugünkü ana muhalefet partisini yıpratma, küçük düşürme politikalarına şahit olmaktayız. Halbuki devlette devamlılık esas olması gerekmektedir.
Atatürk döneminde Dersim'de meydana gelen silahlı isyanın bastırılması sanki bir insanlık suçuymuş gibi lanse edilmektedir. Ben bugünkü Başbakana soruyorum: 'Dersim isyanında siz Başbakan olsaydınız ne yapacaktınız?' Böyle ucuz siyasetle halkı kandırmayınız lütfen. Eğer siz bu üzücü olay için bir şey yapmak isteseydiniz, devletin tüm olanakları emrinizde, daha kaynaştırıcı, yaraları saran bir icraat sergileyebilirdiniz. Kuru bir özür karın doyurmaz, yaraya merhem olmaz. Hem devlet adına özür dilenecekse parti toplantılarında değil, devletin resmi organlarında karar alabilirdiniz. Yandaşlarınız medyada çılgınca alkışlar gerçekleri değiştirmeye yetmez. Sağduyulu, mantıklı yurttaşlarımız bu olayda suiniyet olduğunu hemen sezinleyebilirler.
Cumhuriyetimizin tek parti dönemindeki uygulamalarında elbette yanlışlıklar olabilir, zaten o zamanın yöneticileri de Hakkın rahmetine kavuştuklarından varsa zaafları, günahları hesabını vereceklerdir. Özür dileyince ölenler mi dirildi? Ayrıca isyancıların kurşunlarıyla şehit olan askerler neden hiç anılmıyor? Sizin görev süresince kaç terörist öldürüldü, gelecekte birileri de çıkar sizden hesap sorarsa ne cevap vereceksiniz. İsyancıları savunmak devletin Başbakanına mı kaldı?
Bugün İslam ülkelerindeki rejimlere bakıp Cumhuriyetimizi kuranları minnetle ve şükranla anmamız gerekirken bu aşağılama siyasetinde amacınız nedir?
Yakın tarihimizin olaylarını tarihçi uzmanlarımız zaten onlarca kitap yazarak açıklamaktadırlar. Rarihimizi siyasetçiler bize öğretmeye kalkarlarsa ne doğru belli olur, ne de yanlış.
Ülkemizin dağ kadar sorunları varken geçmişle değil, gelecekle ilgili varsa politikalar hayata geçirilmelidir. Yapay gündemlerle ülke zaman kaybetmemeli.