- Kategori
- Tarih
Devrimler Anadolu halkının desteğini almış mıydı?

Cumhuriyet devrimi, güya halktan destek alarak yapılmış bir devrimmiş.
Kemalist arkadaşlar, buna kendisini inandırmış.
Ama Milli Mücadele dönemini lütfedip, enine boyuna inceleme zahmetinde bulunmamışlar.
Mustafa Kemal’in büyüklüğünün arkasına gizlenip, atıp tutmayı marifet sayıyorlar
Örnekler verelim arzu ederseniz.
Laiklik halktan destek mi almış?
Latin alfabesine geçiş.
Yani harf devrimi halktan destek mi almış.
Kılık kıyafet devrimi halktan destek mi almış?
Neyse.
Fazla örneğe gerek yok.
Halk yapılanların ne anlam ifade ettiğini bile bilmiyordu.
Osmanlının cenderesinde inim inim inlemiş bir halk vardır.
Savaşlarda yorgun ve bitap düşmüş bir halk.
Osmanlı döneminde tek varlık nedeni, sınırları korumak olan bir halk.
“Padişahım çok yaşa” diyen bir halk.
Ticaret bilmez.
Tarımdan anlamaz.
Hayatı cephelerde geçmiş.
Doğru dürüst erkek kalmamış Anadolu’da.
Milli Mücadele döneminde ne kadar asker kaçağı olduğunu bilen var mı acep?
On binlerce.
Evet evet.
On binlerce insan asker kaçağıdır.
İstiklâl Mahkemeleri neden kurulmuştur?
Bilmeyen kimi okurlara hatırlatalım istedik.
Asker kaçağını önlemek için kurulmuştur İstiklâl Mahkemeleri.
Temyiz falan söz konusu değildir İstiklâl Mahkemelerinde.
Yani normal bir mahkeme değildir.
Asker kaçağını yakaladığında idam sehpaları kuruluyormuş.
Ve karar infaz ediliyormuş.
Başta da belirttiğim gibi, Cumhuriyet Devrimi halktan destek falan almamıştır.
Halkın hiçbir şekilde bilmediği birçok kavram Milli Mücadelenin öncü kadroları olan Osmanlı Paşalarınca “halkın yararınadır” diyerek Cumhuriyet sonrası uygulamaya konulmuş ve Fransız Devriminden esinlenmiş uygulamalardır.
Yapılanların birçoğu da devlet tarafından sınırları çizilmiş olan şeylerdir.
Örneğin bu gün uygulanan laiklik anlayışının, evrensel laiklikle uzak ve yakın ilişkisi yoktur.
Ve hemen şu noktayı hatırlatmakta fayda görüyorum.
“Tekalif-i Milliye Emirleri”.
Nedir bu kavram?
Kimi Kemalist arkadaşlarla konuştuğumda, bu emirlerin ne olduğunu bilmiyorlar.
Bilmek bir yana.
Bu kavramı daha ilk defa duyanlar var.
Bu konuyu açmakta fayda var.
“Tekalif-i Milliye Emirleri” 7 ve 8 Ağustos 1921 tarihlerinde yayımlanmış on emirden oluşmaktadır.
Emirlerin ana içeriği, Kurtuluş Savaşına girecek orduya, bütün Anadolu halkının ellerindeki ekonomik imkânlar dahilinde yardım etmesini sağlamaktı.
Bu emirlerin uygulanabilmesi için, cephe gerisinde beş tane İstiklâl Mahkemesi görev yapmış.
“Tekalif-i Milliye Emirleri” olan on madde şunlardır.
1. Sayılı emrimle, her ilçede birer "Tekalif-i Milliye Komisyonu (Ulusal Vergi Kurulu)" kurdum. Bu kurullarca toplanan şeylerin ordunun çeşitli bölümlerine dağıtımını düzenledim.
2. Sayılı emrime göre yurtta her ev, birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp Tekalif-i Milliye Komisyonu'na verecekti.
3. Sayılı emrimle tüccar ve halk elinde bulunan çamaşırlık bez, kaput bezi, patiska, pamuk, yıkanmış ve yıkanmamış yün ve tiftik, erkek elbisesi dikmeye elverişli her türlü kışlık ve yazlık kumaş, kalın bez, kösele, vaketo, taban astarlığı, sarı ve siyah meşin, sahtiyan, dikilmiş ve dikilmemiş çarık, potin, demir kundura çivisi, tel çivi, kundura ve saraç ipliği, nallık demir ve yapılmıs nal, mıh, yem torbası, yular, belleme, kolan, kaşağı, urganlardan % kırkına, parası sonra ödenmek üzere el koydum.
4. Sayılı emrimle eldeki buğday, saman, un, arpa, fasulye, bulgur, nohut, mercimek, kasaplık hayvanlar, şeker, gaz, pirinç, sabun, yağ, tuz, zeytinyağı, çay ve mumların da yine % kırkına, parası sonra ödenmek üzere el koydum.
5. Sayılı emrimle, ordu için halktan alınan taşıtlardan geriye kalanların da ayda bir kez ve parasız olarak yüz kilometrelik bir uzaklığa dek askeri ulaştırma işlerinde çalıştırılmasını zorunlu kıldım.
6. Sayılı emrimle ordunun yedirilip giydirilmesine yarayan bütün terkedilmiş mallara el koydum.
7. Sayılı emrimle halkın elinde bulunan savaşa elverişli bütün silah ve cephanenin üç gün içinde hükümete verilmesini istedim.
8. Sayılı emrimle benzin, vakum, gres yağı, makine yağı don yağı, saatçi ve taban yağları, vazelin, otomobil ve kamyon lastiği, lastik yapıştırıcı, buji, soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinesi, kablo, pil, çıplak tel, yalıtkan ve bunlara benzer gereçlerin ve zaç yağının % kırkına el koydum.
9. Sayılı emrimle demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci sarac ve arabacılarla bunların işliklerinin iş çıkarma güçlerinin, kasatura, kılıç, mızrak, eğer yapabilecek ustaların adlarıyla sayılarının ve durumlarının saptanmasını sağladım.
10. Sayılı emrimle halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz arabaları ile kağnı arabalarının bütün donatımı ve hayvanları ile birlikte; binek hayvanlarının, topçeker hayvanlar, katırlar, yük hayvanlarının, deve ve eşeklerin % yirmisine el koydum. Baylar, emirlerimin ve bildirdiklerimin yerine getirilmesi için kurduğum İstiklal Mahkemeleri'ni Kastamonu, Samsun, Konya, Eskişehir, bölgelerine gönderdim. Ankara'da da bir mahkeme bulundurdum.
Bu emirlere uymayanlar tespit edilip, İstiklâl Mahkemelerinde yargılandılar.
Ve cezaları derhal infaz edildi.
Mustafa Kemal “Tekalif-i Milliye Emirleri” ni yayımlamakla yanlış mı yapmıştır?
Asla böyle bir şey söz konusu değildir.
Aksine, son savaşın kazanılması için gerekli olan bir politik yöntemdi.
Ve son derece doğru bir strateji ile emirleri uygulatmıştır Anadolu halkına.
Vurgulamak istediğim şey şu.
Anadolu halkı, öyle iddia edildiği gibi Milli Mücadeleye gönüllü katılmamıştır.
Ve devrimler, Andolu’da zerre olsun halk desteği almamıştır.
Malumunuz çok partili rejime geçildikten sonra o “Anadolu halkı, çarıklılara oy vermişti” ya.