- Kategori
- Gündelik Yaşam
Devrin adamı olamayanlara...

Gel gönül seninle seyran edelim. Türkülerde hep gönül vardır değil mi? Bazen deli, bazen divane, bazen yücelerde, bazen yerlerde, bazense tükenmiş olarak geçer hep gönül. Bahsetmeden geçemeyeceğim bazen de delidir tabiî ki gönül.
Türküler bir halkın acılarından, sevinçlerinden, kederlerinden yani tüm yaşamlarından binlerce yılda süzülür gelir.
Her ne kadar kimilerine modası geçmiş ve eski şeyler olarak görünse de aslında hiçte öyle değildir bence. 700 yıldır söylenen bir türkü, eğer yazılı bir kaynakta yer almaksızın bu güne kadar gelmeyi başarabilmişse demek ki modası geçmemiştir. Olsa olsa halka mal olmuş, ölümsüzleşmiş bir eser haline gelmiştir bence.
Yoksa o yazın hit parçası 3 ay boyunca radyoda, televizyonda, sahilde, beynimizi patlatırcasına her yerde çalınınca ölümsüz mü oluyor dersiniz?
Bir düşünün lütfen;
Yarim için ölüyorum,
Eller ne der ise desin,
Sararıp da soluyorum ey yar
Eller ne der ise desin,
Cahil ne der ise desin.
Ah ah var mı ötesi. Yoksa şunu mu tercih edersiniz;
Dım tıs , dım tıs , tıs tıs tıs
Ben seni sevdim,
Sen de bastın gittin,
Allah belanı versin,
Allah cezanı versin.
Herkesin kendi zevki ve tercihi tabi ki. İsteyen istediğini seçebilir bence de hiç sorun yok. Ama ben de saygı duymuyorum işte. Hiç unutmamak gerekir ki saygı duyup duymamak da benim tercihim.
Sen bunları mı dinliyorsun bu devirde diyenlere cevabımda şudur ki; devrin adamı olamıyoruz ne yapalım, ben hala bunları dinliyorum.
Resim : NTVMSNBC.COM