- Kategori
- Güncel
Dikkat kene gene var.

Kene ile Mücadelesiz Mücadele olmaz.
1937 li yıllarda tarım sektörünü canlandırmak, çiftçinin ürününü artırmak amacıyla dönemin Başbakanı rahmetli sayın İSMET İNÖNÜ çiftçilerin şikayetlerini dinler, görürki ülkede hızla çoğalan karga nüfusu ciddi bir şekilde çiftçiye zarar vermektedir.
Derhal Tarım bakanlığı harekete geçer der ki bir karga avlayana bir kutu ya da 5 adet mermi ücretsiz verilecek, bunu duyan köylü öyle bir mücadele başlatır ki karga nüfusu azalır gerçekten tahıl ( Buğday) üretiminde ciddi bir artış olur, bu ücretsiz mermi devlet tarafından uzun süre verilmeye devam edilir.
Daha sonraki yıllarda Mısır ve Çeltik üreticileri yine şikayetçi olurlar, bu defa ormanlarda aşırı üreme yapan domuzlar tarım arazilerine zarar vermektedir, bunun üzerine yine tekrar domuz avlamak serbest kalır ve devlet domuz kuyruğu başına çiftçiye 5 adet mermi vermeye karar verir, bu mermi desteği çok uzun yıllar devam eder 2003 lerde destek kesilir.
Bir anımı anlatmak isterim, tahminen 80 li yıllarda idi devlet sıtma mücadelesi kapsamında sivrisinekle mücadele için yurt dışından ilaç ithal etmiş, ilacın çeltik ekimi yapılan alanlarda tarlalara atılmasını istemişti, birçok çiftçi bu ilacı tarlalarına attırmadı engelleyenler dahi oldu, çiftçi zannetti ki çeltik tavaları kurutulacak diye düşündü, her ne kadar açıklma yapılsa da bir türlü ikna edemedik, zorla da olsa tabi biz ilacı kullandık.
Kene ile mücadele yapılmamıştır, oysa yakın dönemde insanlarımız ölmeye başlayınca bir takım uyarılar önlemler için afişler hazırlanmış köylere kasabalara dağıtılmıştır, halkımız bu tür mücadele konularında bilinçsizdir, aile planlaması konusunda köy dolaşıp halk bilinçlendirilir, fakat halk sağlığı konusunda ne bir seminer nede eğitici bir etkinlikler proğramlar yapılır, halkımız kendi başının çaresine bakmak zorunda bırakılmaktadır.
Sorunlara çözüm bulacak destekleyecek olan yine devlettir, aynı zamanda Tarım Bakanlığı ile koordineli çalışacak Sağlık Bakanlığıdır, köylerde hayvanların otladığı barındığı bölgeler kesinlikle ilaçlanmalıdır, büyük ve küçükbaş hayvanlara deri altı yoluyla verilebilecek parazit ilaçları mevcuttur, maliyeti çok yüksek olmadığı gibi devlete bir yük getirmez, ithal edilmesine de gerek yoktur çünkü ülkedeki ilaç laboratuvarlarında üretilebilir, sonuç olarak çiftçi hayvan yetiştiriciliği konusunda eğitilmeli ilaç desteği kesinlikle yapılmalıdır, çiftçiden alınan vergiler ilaç desteği olarak geri çiftçiye dönmelidir.
Sağlıklı bir toplumun yetişmesi isteniyorsa eğer, sigaraya yasak getirmekle olmaz sigara fabrikaları kapatılmalıdır, sigara ithal edilmesi yasaklanmalıdır, bir dönemin padişahı mekanı cennet olsun 4. Murat tütünü yasaklar bir zaman sonra kıyafetini değiştirir halkın arasına karışır vezirine derki denize sandala açılalım biraz dolaşalım der sahilde bir sandal kiralanır ve denize açılırlar, sandalcı tütün kesesini çıkartır bir tane sarar, ve sigarasını yakar bu arada padişahada teklif eder, bunun üzerine padişah sandalcıya yasaklandığını bilmiyormusun diye sorar, sandalcı padişah bizi nerden görecekki der bu söz üzerine padişahlık mührünü gösterir sandalcıya sandalcı her ne kadar yalvalsa aman dilesede kellesi gider, vezirine derki birde meyhaneleri dolaşalım der ve meyhanenin birisine girerler meyhaneci yer gösterir oururlar bakar ki padişah şarap testisinin birisi gidiyor birisi geliyor, meyhaneci vezir ile padişahada birer kadeh şarap verir, biraz sonra padişah ayağa kalkar ve ben padişah 4. Muratım der, bunu gören meyhaneci otur yerine 2 kadeh içtin kendini padişah zannettin der meyhanedekilerinde akıbeti sandalcı gibi olur.
Devlet daima taşın altına elini koymasını vatandaşlardan istemeli değil, kendisinin de koyması gerektiğine, inanıyorum.
Derhal Tarım bakanlığı harekete geçer der ki bir karga avlayana bir kutu ya da 5 adet mermi ücretsiz verilecek, bunu duyan köylü öyle bir mücadele başlatır ki karga nüfusu azalır gerçekten tahıl ( Buğday) üretiminde ciddi bir artış olur, bu ücretsiz mermi devlet tarafından uzun süre verilmeye devam edilir.
Daha sonraki yıllarda Mısır ve Çeltik üreticileri yine şikayetçi olurlar, bu defa ormanlarda aşırı üreme yapan domuzlar tarım arazilerine zarar vermektedir, bunun üzerine yine tekrar domuz avlamak serbest kalır ve devlet domuz kuyruğu başına çiftçiye 5 adet mermi vermeye karar verir, bu mermi desteği çok uzun yıllar devam eder 2003 lerde destek kesilir.
Bir anımı anlatmak isterim, tahminen 80 li yıllarda idi devlet sıtma mücadelesi kapsamında sivrisinekle mücadele için yurt dışından ilaç ithal etmiş, ilacın çeltik ekimi yapılan alanlarda tarlalara atılmasını istemişti, birçok çiftçi bu ilacı tarlalarına attırmadı engelleyenler dahi oldu, çiftçi zannetti ki çeltik tavaları kurutulacak diye düşündü, her ne kadar açıklma yapılsa da bir türlü ikna edemedik, zorla da olsa tabi biz ilacı kullandık.
Kene ile mücadele yapılmamıştır, oysa yakın dönemde insanlarımız ölmeye başlayınca bir takım uyarılar önlemler için afişler hazırlanmış köylere kasabalara dağıtılmıştır, halkımız bu tür mücadele konularında bilinçsizdir, aile planlaması konusunda köy dolaşıp halk bilinçlendirilir, fakat halk sağlığı konusunda ne bir seminer nede eğitici bir etkinlikler proğramlar yapılır, halkımız kendi başının çaresine bakmak zorunda bırakılmaktadır.
Sorunlara çözüm bulacak destekleyecek olan yine devlettir, aynı zamanda Tarım Bakanlığı ile koordineli çalışacak Sağlık Bakanlığıdır, köylerde hayvanların otladığı barındığı bölgeler kesinlikle ilaçlanmalıdır, büyük ve küçükbaş hayvanlara deri altı yoluyla verilebilecek parazit ilaçları mevcuttur, maliyeti çok yüksek olmadığı gibi devlete bir yük getirmez, ithal edilmesine de gerek yoktur çünkü ülkedeki ilaç laboratuvarlarında üretilebilir, sonuç olarak çiftçi hayvan yetiştiriciliği konusunda eğitilmeli ilaç desteği kesinlikle yapılmalıdır, çiftçiden alınan vergiler ilaç desteği olarak geri çiftçiye dönmelidir.
Sağlıklı bir toplumun yetişmesi isteniyorsa eğer, sigaraya yasak getirmekle olmaz sigara fabrikaları kapatılmalıdır, sigara ithal edilmesi yasaklanmalıdır, bir dönemin padişahı mekanı cennet olsun 4. Murat tütünü yasaklar bir zaman sonra kıyafetini değiştirir halkın arasına karışır vezirine derki denize sandala açılalım biraz dolaşalım der sahilde bir sandal kiralanır ve denize açılırlar, sandalcı tütün kesesini çıkartır bir tane sarar, ve sigarasını yakar bu arada padişahada teklif eder, bunun üzerine padişah sandalcıya yasaklandığını bilmiyormusun diye sorar, sandalcı padişah bizi nerden görecekki der bu söz üzerine padişahlık mührünü gösterir sandalcıya sandalcı her ne kadar yalvalsa aman dilesede kellesi gider, vezirine derki birde meyhaneleri dolaşalım der ve meyhanenin birisine girerler meyhaneci yer gösterir oururlar bakar ki padişah şarap testisinin birisi gidiyor birisi geliyor, meyhaneci vezir ile padişahada birer kadeh şarap verir, biraz sonra padişah ayağa kalkar ve ben padişah 4. Muratım der, bunu gören meyhaneci otur yerine 2 kadeh içtin kendini padişah zannettin der meyhanedekilerinde akıbeti sandalcı gibi olur.
Devlet daima taşın altına elini koymasını vatandaşlardan istemeli değil, kendisinin de koyması gerektiğine, inanıyorum.