- Kategori
- Güncel
Diktatör kim, Başbakan Erdoğan mı?

Cemaat ne dedi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2011 yılında esen ‘Arap Baharı’nda başta Tunus, Mısır ve Libya’da Arap halkına önderlik ve liderlik yapmış onlara cesaret ve moral vermiştir. Arap Dünyası’nın “idolü” olmuştur.
Ancak o tarihten sonra çocukluğumda babaannemden dinlediğim masal kahramanı gibi; Başbakan Erdoğan aynaya daha sık bakmaya “Ayna ayna söyle bana bu Dünya’nın lideri kim? sormaya başlıyor.
Ayna her seferinde ‘Yeryüzünde sizden başka lider yok, siz bu Dünya’nın tek liderisiniz’ şeklinde yanıt verince Başbakan Erdoğan’ın ‘egosu’ iyice şişiyor.
Başbakan Erdoğan soruyor; “Diktatörlerin olduğu ülkede, sandık olur mu, seçim olur mu, milli irade bu kadar güçlü olabilir mi?”
Bu sözler Başbakan Erdoğan’ın geride kalan ‘milli gömlek’ giydiği günlerden kalan ‘tak- iye yapma’ alışkanlığıdır.
Başbakan Erdoğan acaba demokrasiyi, bireylerin ‘demokratik hak arama’ özgürlüğüne saygıyı gerçekten içine sindirebilmiş bir siyasetçi mi?
Hayır!..
İşte Taksim Gezi Parkı eylemlerinde Başbakan Erdoğan yalnız kendine ve yandaşlarına ‘demokrat’ tavrı ile tüm Dünya’nın gözü önünde toplumda ‘ayrımcılık’ ve ‘partizanlık’ yapmaktadır.
Taksim Gezi Parkı eylemlerinin kıvılcımı 27 Mayıs gecesi saat 22:00’de beş ağacın yerinden sökülmesi ile çakıldı.
29 Mayıs günü sabaha karşı 05:00’te parkta ağaç nöbeti tutan halkın çadırları Güvenlik Güçleri tarafından yakıldı.
Başbakan Erdoğan işini gücünü bırakıp; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’ndaki günlerine döndü ve “Ne olursa olsun, karar verdik, yapacağız” dedi.
Gezi Parkı’nda başlayan ve yurt geneline yayılan direniş eylemlerinde polis kurşunuyla Ethem Sarısülük’ün yaşamını yitirdiği eylemlerde toplam beş gencimizi kaybettik.
Kendi vatandaşına karşı ‘taraf olmak’ aymazlığına düşen Başbakan Erdoğan, Güvenlik Güçleri’nin müdahalesi ile direnişçilere uygulanan “orantısız güç” kullanımına açıkça göz yumulmaktadır.
Oskar ödüllü aydınların The Times gazetesine tam sayfa ilan vererek, aşırı polis şiddeti nedeniyle Başbakan Erdoğan’ı eleştirmesi oldukça ‘demokratik’ ve ‘barışçıl’ eleştiri yöntemidir.
Ancak The Times Gazetesi’ne verilen ilana tepki gösteren Başbakan Erdoğan aydınların demokrasi çağrısı ve ‘diktatörlük’ eleştirilerine yine “% 50 beni seçti” yanıtı veren Başbakan Erdoğan The Times’ı da davayla tehdit etti.
İşte bu tavır ve davranışıyla Başbakan Erdoğan açıkça “diktatörlüğünü sergilemiyor mu?"
Diğer bir örnek ise Ergenekon, Erdoğan Hükümetleri döneminin en vahşi uygulandığı davalardan biri “diktatörlük” örneği olarak yakın tarihimizdeki yerini alacaktır.
Hangi hukukla yargılama yapılıyor?
Ergenekon Davası’nda sanıklar suçunu bilmediği gibi hangi hukukla yargılandığını da bilmiyor, bilemeyecek…
Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin tutukluluk süresine ilişkin, kararının kendisini bağlamayacağını ilan etti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konuda Türkiye’yi cezalandırmasını dikkate almadı.
İşte hukuk mu yoksa guguk mu; ancak “diktatörlük” ile yönetilen ülkelerde mahkemenin daha önce karanlıkta kalmış da aydınlatmış olduğu tek olay yoktur.
Allah tüm Ulusumuzu Başbakan Erdoğan’ın “diktatörlük’ hevesinden korusun!..
27.07.2013, İzmir, Türkiye
Not: Fotoğraf alıntıdır.