- Kategori
- Dünya
Diktatörler devrilince diktatörlük yıkılmıyor

Diktatörler devrilince onlarla birlikte diktatörlük de devrilmiyor.
Mısır askerleri diktatörü devirince, sanıldı ki Hüsnü Mübarek ile birlikte diktatörlük de yıkıldı.
Libya ve Yemen’de çoğunlukta olan kabile güçleri eski yönetime karşı görünseler de kendi içlerinde birbirlerini rakip görüyorlar.
Bu ülkelerde otokrat liderlerin polis ve yargı diktatörlüğü yıllar sonra kırıldı, fakat yerine başka bir şey getirilemedi.
Kuzey Afrika ülkelerinde göstericiler, Mübarek, Zeynel Abidin Bin Ali, kaddafi gibi yöneticilerin devrilmesine yol açtılar, ama yerine bir alternatif koyamadılar.
Arap Baharı’nda gösterileri yöneten bir lider yoktu. Genellikle sosyal medya tarafından yönlendirildiler. Kalabalıklar içinde bir lider yoktu ki, dizginleri ele alsın.
Patlamalarla , bombalarla ülke yönetilmezdi. Üstelik organize muhalifler de demokrat değildi.
Arap Baharı’nda hep İslami güçler öne çıktı,
Yıllarca yeraltında disipline olmuş ve halk desteğini kazanmış İslamcı grupların seçime katılmalarına müsaade edildi. Çoğunluk fikri ve hoşgörü yani demokrasi Müslüman Kardeşlerin ağzında. Fakat bu sözlerini iktidarı ele aldıktan sonra uygulayacaklarına kuşku ile bakılıyor. 02.12.2011- Washington Post- Danial Byman’ın özetle analizi böyle.
Öte yandan 3 Aralık, The Wall Street Journal birinci raunt Mısır seçimlerine,
“Mısır seçimlerinde liberaller, laikler seçime tanınmış adaylarla giremediler. Finans kaynakları yoktu. Özgürlük ve Adalet Partisinin adayları tanınmış adaylardan oluşuyordu. Halk tanıdığı adayları tercih etti.” yorumunu getiriyor.
Mısır seçimlerinin sonuçları tahminleri doğrular nitelikte gerçekleşti; Mısır seçim sonuçları Müslüman kardeşlerin ve diğer İslamcı partilerin zaferi olarak görülüyor. Birinci raunt seçim sonuçlarına göre %37 Müslüman Kardeşler, % 24 aşırı radikal olarak nitelenen El Nur Partisi alırken, laik blok ise %13 oy alabildi.
Müslüman Kardeşler, mücadeleyi 1928 yılında başlatmış. Kuran ve sünnetin rehberliğine inanan, zaman geçtikçe Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da taban yapabilen ve kapatılmalar, hapislerle geçen süreçler içinde hiçbir zaman mücadeleden yılmayan siyasi bir örgüt olarak kendini gösteriyor.
El Nur Partisi ise, tavizsiz KUR’AN yasalarını sosyal yaşamda uygulayacağını açıklayan bir parti. Kadınların tamamen peçeye bürünmesi, kadınları araba kullanmaması, alkollü içkilerin yasaklanması gibi. Bu konularda taviz vermeyeceklerini belirtiyorlar.
Türkiye dahil Ortadoğu İslam ülkelerindeki politika birbirine benziyor. Geçmişteki sabırlı ve inatla mücadele sonunda başarıya ulaşmaları ve halkın dini inançlarını kullanarak büyük bir avantaj sağlamaları.
İslamcı partiler dışındaki partilerdeki oy kaybının nedeni, seçmen tabanına inmekte zorlanmaları, iyi organize olamamaları ve finans darlığı olarak açıklanıyor.
Dış basın, Türkiye’yi gündemdeki diğer İslam ülkelerinden ayırıyor ve ılımlı İslam modeline örnek gösteriyor.
İslamcı Partiler bile günümüzde güç kazanma aracı olarak demokrasiyi kullanılıyor. Demokrasi söylemleri çağımızda moda. Demokrasiye inanan da inanmayan da demokrasi diyor.
Irak’ta son olaylar, “din elden gidiyor” sloganları ile otellerin içki ve fuhuş gerekçesi ile yağmalanmaları, yakılmaları ve ölen yaralanan insanlar, demokrasinin giydirme ile olamayacağının kanıtlarından yalnızca bir tanesi.
NYT’nin 7 Aralık haberine göre, Mısır Askeri Konsey liderlerinden General Muhtar Molla, Seçime büyük bir çoğunluğun katılmadığını, seçilenlerin tüm Mısır’ı temsil etmeyeceklerini, temsil edilmeyenleri kendilerinin temsil etiğini, Anayasa düzenlerken, Anayasayı sadece seçilmişlerin yapmasına müsaade etmeyeceklerini açıkladı. Ayrıca Mısırlı seçmenlerin, Mısır’ın çıkarlarını, güvenliğini, ekonomisini ve uluslar arası ilişkilerini tehdit eden birilerini seçer mi? diye sordu. Askeri konseyin her Mısırlı’nın memnun olacağı ve geniş katılımlı bir Anayasa hazırlanmasının garantisi olacağını eklerken Medyanın Mısırlılar’ın tamamını temsil etmediğini söyleyerek Medya üzerinde ABD’nin etkisini ima etti.
Verimsiz çöl topraklarında demokrasi nasıl göverecek, “Arap Baharı, Arap Kışı’”na nasıl dönecek, buna dünya hep birlikte tanık olacak.
Hüseyin Seyfi