- Kategori
- Dünya
Suriye son durum - Arap Birliği Esad’ı neden sildi

Suriye Son Durum
Suriye’de mart ayından bu yana süren çatışmalar ülkedeki bunalımı giderek arttırırken, iç savaş tehlikesini de gündeme getiriyor. Suriye kozmopolit yapısı ile Ortadoğu ülkeleri arasında en hassas bölgelerden birisi. Aynı zamanda sınırları itibariyle de bu ülke Ortadoğu’nun denge noktası gibi bir yerde duruyor. Nitekim bu konumunun farkında olan Beşar Esad dünyaya sık sık bunu hatırlatıyor.
Suriye’de yaşanan olaylara Libya öreğinde olduğu gibi bir müdahale beklenmiyor. Zira Suriye’de öldürülen insan sayısı ilk günden beri Libya’yı katlamış bulunuyordu. Resmi rakamın 4 bine yaklaştığı ölü sayısının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Göz altında kaybolanlar, tutukluların durumu ve kayıplar hakkında henüz bir bilgi bulunmuyor. Yıllardır ülkenin her kurumuna ve toplumun en ücra köşesine kadar yerleşmiş olan istihbarat birimleri ordu desteği ile muhalif avında. Öyle ki yurt dışında muhalif gösterilere katılanların Suriye sınırları içindeki akrabalarının devlet teröründen nasibini aldıkları haberlere yansıyor.
Ancak dünyanın tepkisi Esad yönetimine karşı giderek artarken arkasındaki kaleleri bir bir düşen Beşar Esad ve BAAS rejimi son olarak kurucuları arasında bulundukları Arap Birliği’nden de terslendiler. Birliğe verdiği sözlere rağmen bildiğini okuyan Esad yönetimindeki Suriye’nin Arap Biriliği üyeliği askıya alındı. Rusya ve Çin’den gelen desteğin kesilmesinin ardından benzer yönetimlerinde üye olduğu Arap birliği Yemen ve Lübnan’ın ret, Irak’ında çekimse oyu ile üyelikten askıya alındı. Yemen ve Lübnan’ın oyunun rengini tahmin etmek kolaydı. Zira iki ülke de BAAS rejimi ile organik bağlara sahip. Irak’ta ise iktidardaki şii hükümetin ne kadar İran etkisinde olduğu bu oyla belli oldu. Ancak yine de Arap Birliğinin bu kararı herkes için sürpriz niteliğinde. Zira bugüne kadar bu sorunu kendi içlerinde halletmeyi düşünen Arap ülkeleri bir bakıma Esad’ın ipini de çekmiş oldular. Batı dünyasından artan tepkinin yanında Beşar Esad’ın Arapların desteğini de yitirmesi bölgede dengelerin değişeceğine ve bir elin artık olaylara müdahale ettiğine delalet ediyor.
Arap Birliği’nden birçok ülkenin Beşar Esad ve BAAS rejiminden bir farkı yok aslında. Ancak kendi kalelerine gol olarak görülebilecek bu kararı almaları olayların perde arkasında başka hesapların olduğunu gösteriyor. Dış baskılar ve ekonomik yaptırımlar ile Esad yönetimini hayli zor durumda bırakmak ve isyancıların elini güçlendirmek kolay görünüyor. Ağır bir yaptırım ile Esad’ı mali yönden çökertmek çok zor olmayacaktır. Artan isyan dalgası ve firari askerler ile muhaliflerin silahlanması ile Suriye ordusunu bertaraf etmek zor gibi görünse de kaos ortamının artması durumunda ordunun birliğini ne kadar koruyabileceği de tartışma konusudur. Bu durumda bir elin Arap ülkelerini Esad’ın gidişine ikna ettiği sonucu çıkarılabilir. Esad’ın uzlaşmaz tavrı ve şiddete son vermemesi kararı elbette etkilemiştir. Ancak petrol zengini Libya’ya Batı’nın müdahalesi olaylar henüz Suriye olayları ile karşılaştırılamayacak kadar azken olmuştu. Bunda Suriye’nin petrol gibi bir zenginliğinin olmaması ne kadar etkili bilinmez ama büyük güçlerin bu işi çok daha ucuza halletmek gibi bir planları olduğu da net olarak görülüyor.
Ancak asıl tehlike ise Esad yönetiminin zayıflayıp düşmesi durumunda olacak. BAAS yönetimin değişmesi herkesin isteği. Ancak bu gidişin sonunda yıllardır birbirlerine karşı bilenmiş etnik ve mezhepsel grupların bir otorite boşluğunda birbirine neler yapabileceği tahminden çok uzak değildir. Dünya tarihi bunun örnekleri ile doludur. Suriye olaylarının gidişi bu örneklerden birinin daha yaşanmasına sebep olacak gibi görünüyoruz. Umut ediyoruz ki olaylar tahmin ettiğimiz gibi gitmesin ve akan kan biran önce dursun. Ancak kurulan tezgahta açıkça ortada.
Daha detaylı Suriye son durum haberleri için yakında yazacağım.