- Kategori
- Dil Eğitimi
Dil Eğitimi

Türkçeye sahip çıkmak ulusumuza, bayrağımıza sahip çıkmaktır / Sen de Türkçeyi önemse
TÜRKÇE'NİN TEMEL SÖZCÜKLERİ
Kavram bildiren sözcükler dilin temel sözcükleridir. Dil içinde tek başına kullanılabilirler. Kavram bildiren sözcükler ikiye ayrılır.
.. AD
.. EYLEM
Bu sözcükler dilimizin asıl sözcükleridir.
Bu genel adlandırmadan yola çıkarak sözcükleri işlevlerinden dolayı yeni adlandırmalara uğratabilirirz.
.. AD
Dış evrende var olan ya da tasarlanabilen nesneleri karşılayan sözcüklerdir.
Örneğin,
at, böcek, duygu ... vb.
Bunlar gerçek addır. Kısaca ad denir.
Adlar anlatımda değişik özellik gösterir.
1. Kimi adlar, nesnelerin kendilerini değil, niteliklerini, sayılarını, yerlerini belirtir.
Örneğin,
“uslu çocuk,
üç elma,
bu okul,
yakasındaki çiçek”
söz öbeklerindeki
“uslu, üç, bu, yakasındaki”
önüne geldiği gerçek adın kendini değil, niteliğini ya da dış belirtisini anlatıyor.
Bu tür adlara
önad
denir.
2. Kimi adlar da eylemlerin türlü niteliklerini, koşullarını belirlemeye yarar.
Örneğin,
“hızlı yürümek,
aşağı bakmak,
şimdi almak,
çok yorulmak,
bıçakla kesmek”
söz öbeklerinde geçen
“hızlı, aşağı, şimdi, çok, bıçakla (bıçak ile)”
sözcükleri eylemlerin türlü niteliklerini belirtip eylemi sınırlamaktadır.
Eylemlerin türlü niteliklerini belirtip sınırlandıran bu tür adlara
belirteç
denir.
Önad, belirteç
kendinden sonra gelen sözcüğe bağlı olarak adlandırıldığı için
uydu sözcüklerdir.
3. Gerçek adların yerine kullanılan sözcüklere adıl denir.
Örneğin,
“ben, sen, o, biz, siz, onlar; bu, şu, biri, bazısı...vb”
sözcükleri gerçek kavram sözcükleri değildir. Çünkü adıllar nesnelerin kendilerini, niteliklerini belirtmez. Yalnız gerçek adın yerini tutar.
Bu özelliğnden dolayı
gölge sözcüktür
denebilir.
Adlar başlığı altında adları kendi arasında dörde ayırmış bulunuyoruz:
- Adlar
- Önadlar
- Belirteçler
- Adıllar
.. EYLEM
Eylem, nesnelerin kılış, oluş, durumlarını Bildiren
sözcüklerdir.
Örneğin,
“taşımak(taşı-), büyümek(büyü-), beklemek(bekle-) ...vb.”
- ADLARLA EYLEMLER ARASINDAKİ AYRILIKLAR
. Adlar çekimsiz kullanılabilir, eylemler ise çekimlenir.
Örneğin,
“masa, kapı”
sözcükleri addır. Ek almadan tümce içinde görev alabilirler.
“Bu masa çok büyük.” ,
“Kapı açıldı.”
Tümcelerinde adların çekimlenmeden, eylemin ise çekimlenerek kullanıldığını görüyoruz.
. Eylemler adlara bağlı olarak - genelde – kullanılırlar.
“Çocuklar geldiler.”
tümcesinde
“gel-”
eylemi çekimlenmiş,
ad olan
“çocuklar” sözcüğüyle bağ kurularak kullanılmıştır.
Tümcenin öznesi çoğul olduğu için yüklem de çoğullanmıştır.
. Ayrıca eylemlerin çatısal özellikleri vardır.
TÜRKÇE'DE YARDIMCI SÖZCÜKLER
Dilde doğrudan kavram bildirmeyen, tek başına kullanılmayan ancak kavram bildiren sözcükler arasında ilgi ya da bağ kurarak işlev kazanan sözcükler yardımcı sözcükler ya da uydu sözcükler olarak adlandırılır.
Bu özelliğinden dolayı yardımcı sözcüklerden
“bağlaç, ilgeç” ulak sözcüklerdir.
“Ünlem” ise gölge sözcüktür.
Çünkü, gerçek kavram bildirmez, nesnelerin kişide bıraktığı duygulanmaları yansıtır.
Yardımcı sözcükleri şöyle örnekleyebiliriz:
“öğretmen ile öğrenci,
hem ben hem de siz,
kuzu gibi,
çocuk için,
bugüne dek,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş! Hey!...”
Yukarıda yer alan
"ile, hem, de, gibi, için, dek, ey, hey"
sözcükleri yardımcı sözcüklerdir.
Bu sözcüklerden
“ile, hem, de” kavramlar arasında bağlantı,
“gibi, için, dek” anlam ilgisi kuruyor.
“ey, hey” seslenme, çağrı, bir şey sormak için kullanlır. Ayrıca, pekiştirme, geçmişe umutsuz özlem duyma duygulanmalarını yansıtır.
Kısaca yardımcı sözcükleri:
. Bağlaçlar : ve, de, veya, ne… vb.
. İlgeçler : için, dek, kadar, gibi… vb.
. Ünlemler : hey, ey, hay, ay, vay… vb.
diye üçe ayırıyoruz.
Yardımcı sözcükler, dil içindeki işlevleri bakımından adlara
benzerler. Dahası, kimi yardımcı sözcükler ad göreviyle kullanılır.
Örneğin,
Eve doğru / güne karşı / bu gibi / bu gibiler
----- ------- ------- ------ ---- ---- ----- -------
a il / a il / a il / a il
------------ --------------- ------------ ------------------
ilöb / ilöb / ilöb / ilöb
a : ad
il : ilgeç
ilöb : ilgeç öbeği
*