​ Din kardeşliği ve din savaşları / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

25 Ağustos '13

 
Kategori
Güncel
 

Din kardeşliği ve din savaşları

Dilimize pelesenk olmuş bir terimdir “din kardeşliği” Müslümanların “Müslümanla” kardeş olmasıdır ki, yaratan tüm insanları “kul” olarak nitelendirdiğine göre dünyadaki insanların tümü kul olarak kardeştir.

Bana göre ise “din kardeşliği” tamamen yalan dolan bir deyimdir. İlk satırlarımdaki açıklamama bakarak dünyadaki tüm insanlar “kul kardeşidir” diyebiliriz.

Bir de son günlerde “İslam Coğrafyasında” yaşanan her sorunun altında yatanın “batı” hatta “İsrail” olduğunu ima ederek konuyu “Din ayrılığına” getirmek çok moda oldu. Bir nevi “din savaşı…”

Peki, dünya kurulduğundan bu yana “din savaşları” olmuş mudur? İnsanlık tarihine baktığınızda karşınıza “Haçlı seferleri” çıkıyor ki buna çok tarihçi dünyanın yaşadığı en büyük din savaşı diye adlandırıyor…

Benim kötü bir alışkanlığım var, sorunların altında yatan asıl gerçeği ararım. Eminim bir çok kişi de aynen benim gibi yapıp sonuca gitmektedir. Şöyle bir baktım “haçlı seferlerinin” nedenselliğinin “İpek Yolu” olduğunu gördüm.

“Batılılar” ipek yolunu ele geçirmek, bu yolda “ekonomik” üstünlük sağlamak için yola çıkmışlar. Yani Haçlı seferlerinin temel nedeni “din” değil açıkça ekonomi ve PARADIR…

***

İstanbul’da Türkiye nin belli başlı (yaklaşık 60 yıldır aynı kentlerde) illerinde Mısır ve Suriye de yaşananlar için eylemler düzenlenmiş. Ne ilginç ki bir kısmını malum iş adamlarının organize etmişler.

Atılan sloganlara ve taşınan pankartlara baktığınızda “din kardeşlerimiz” için olduğunu sanabilirsiniz ama asıl nedenin “para” olduğunu birazcık araştırırsanız hemen görebilirsiniz. Zaten dün de yazdığım “Neden Mısır için ağlıyorlar” isimli yazımda dikkatinizi çekmiştim. Şu anda Batı ve Arap ülkelerinin bir kaçının ABD işbirliği ile tamamı “ekonomik” nedenlere dayanan kargaşaları organize ettiğini birazcık mürekkep yalamış herkesin anlayacaktır.

Düşünüyorum da “Haçlı seferlerine” katılan insanların göğüslerinde ne vardı diye, tarihin sarı sayfalarından kalan kaynaklara bakınca “Çapraz İstavroz” olduğunu gördüm. Ellerinde İstavroz akıllarında para…

***

Gerek düne gerek bugünlere baktığınızda, özellikle son zamanlarda Başbakan ve ekibinin söylemlerine dikkat kesildiğinizde sorunların temelinde “dinin” ağır bastığını sanabilirsiniz. Kimi zaman etnik nedenlere kimi zaman mezhep kavgalarına ve kaygılarına kimi zaman ise dine dayalı “milliyetçiliğe” dayandırılmaya çalışıldığını görebilirsiniz. Her söylem her konuşma bir birinden cafcaflıdır ama altını biraz kazdığınızda karşınıza “ekonomik” nedenlerin yattığı çıkmaktadır. İster emperyalizmin pastadan pay kapma mücadelesi ister petrol ister toprak savaşları deyin ne derseniz deyin sonuç PARA dır, din temelli değil.

Haçlı Seferlerinin tarihine baktım 11 nci yüzyıl şimdi 21 nci yüzyıldayız değişen ne? Hiç! Aradan bunca yıl geçmiş varın siz hesap edin. Varsa yoksa para ama iktidar eliyle ortalık da dolaşan ne “din savaşları…”

***

Ancak unuttukları bir şey var; Din savaşları şu sıralarda örneğin Yahudilerle Museviler arasında ya da Yahudilerle Araplar arasında olmuyor “din savaşları” aslında “ekonomik” savaşlar “Müslümanlar” arasında olmaktadır.

Hatırlarsanız Müslüman iki ülke Irak ile İran arasında çok uzun yıllar süren savaşlar yaşandı yaklaşık bir milyon kişi katledildi. Afganistan ile Pakistan arasında yıllarca süren kavgalar oldu. Kimileri dedi ki mezhep kavgası kimi dedi ki husumet-düşmanlık oysa tek neden son günlerde AKP yandaşlarının özlemle beklediği ama bir türlü beceremediği “şeriatçılıktı…”

Şimdi de ortalığı kan gölüne çeviren bu savaşların arkasında kimler vardı bir bakalım. Öncelikle hemen hepsinin arkasında ABD var, Suudi Arabistan var, İran var Pakistan var ve “koalisyon güçleri” var…

Şimdi bir şeye dikkatiniz çekeceğim. İslam coğrafyasında ne zaman sorunlar yaşansa savaşlar çıksa ilk karşı çıkan ve müdahale eden devlet hangisidir; ABD yani Amerika Birleşik devletleri…

Başta Türkiye olmak üzere bir Müslümanlıktan asla taviz vermeyen birileri göreve çağırır ABD’ ni o da gereğini yapar en az 50 yıl yardıma koştuğu ülkenin kanını emer…

Irak dibimizde komşu Müslüman ülkeydi ne oldu ABD nin Orta Doğu karakolu oldu, Suriye dibimizde AKP Devletinin desteği ile yaşanan iş savaşlarla kan gölüne dönmek üzere, Mısır’ın hali ortada. Çakma Dış İşleri bakanı Davutoğlu dün çıktığı televizyon kanallarında milletin gözünün içine baka bak çözüm bulması, askeri müdahil olması için kimi davet ediyor? ABD’ni…

Hem de utanmadan sıkılmadan Türkiye büyük ülkedir, üzerine düşeni yapacak güçtedir, diyor. Yahu madem güçlü büyük devletsin yangın komu komşuda ve “din kardeşleriniz.” O halde niye ABD’ni göreve davet ediyorsun, yangını söndürmek sana düşmez mi?

Akılları ruhları körlenmiş bunların eli baltalı “cellada” dönüşmüşler. Kavga kargaşa çıkar şikayet et, infaz kararı aldır ve infazı “karıların etekleri altında” seyret, balta senin elinde egemenlik onlarda, ne iş?

*** 

Dikkat ettiyseniz Müslüman ülkelerin hemen hepsinde kadınlar şeytan yerine konmakta bırakın ikinci sınıf vatandaş, insan bile sayılmamaktadırlar. Çok korktukları “batı” ve ABD bu kafa yapısında olanları çok iyi tanıdığından rahatlıkla kullanmakta, çıkarlarına hizmet edecekleri görevlendirmektedir. Şu anda bu görevi Suudi Arabistan ve Katar’ın mali desteğiyle Türkiye’ye vermiştir.

Bir nevi Yahudi’si Hıristiyan’ı Musevi’si ortaklık kurmuş “din savaşları” safsatası ile “emperyalizmin” kazanması ekonomilerine kaynak yaratması için “Müslümanları” kullanmaktalar. Bunun için Türkiye’de yıllar önce en önemli kaynağı devreye soktular; “eğitim…”

Son on bir yıldır gencecik akıllara sokulmak istenen ne bir hatırlayın;  Şeriat anlayışı, ülke yönetimine dini referansların egemen olması. Camiler Kuran Kursları kullanılarak “Hakikati gösteren yol, bilim yolu değil, şeriat yoludur…” cümlesi daha küçücük yaşlarda eğitimin göbeğine genç beyinlere sokuldu.

Son on bir yıldır İmam Hatipler, cemaatler, hacılar hocalar şeyhler ve en güçlüsü tarikatlar bu amaca kayıtsız şartsız ama bir “bedel” karşılığında hizmet veriyorlar…

Ve şu anda “Arap baharı” adı altında tüm İslam coğrafyasında ve ülkemizde “dini iç savaşları” dönemi başladı, büyük bir hızla da devam etmektedir.

***

İstanbul’dakilerin Tahrir Meydanı Adeviye de Halep de Şam da Tunus da Libya da toplanan ya da toplanmadan katliamları kavgaları darbe edenleri protesto edenlerin bilerek veya bilmeyerek farkına varmadığı şey;

Emperyalizmin efendilerinin ekonomik çıkarlarına hizmet ettikleridir. Diyorum ki kimse kendini kandırmasın gerçekler bu kadar açık…

Bu yazdıklarımı eğitimli aydın kesim aynen biliyor da yobazların bağnazların denetimindeki cehaletle biat kültürüyle kuşatılmış insanlarımız anasıl anlatacağımızı bilemiyorum.

Biliyoruz ancak “fırsat “vermiyorlar, kullananlar bu insanları asla yalnız bırakmıyorlar…

Ülkemizin son hali şudur; Kapitalizm ve emperyalizme abdest aldırıp namaz kıldırılıp halkın gözünde “mübarek” hale getiriliyor…

***

İslam coğrafyasında bu yaşananlara ya şeriatçılar ya da “sağ” kesim alet oluyor, onun için bunlara boyun eğmeyen, el etek öpmeyen dik duran ve halkın egemenliğine ülkenin bağımsızlığına önem veren AKP’nin özellikle de Başbakanın açık hedefi haline gelen CHP asla “iktidar” olamaz.

Olur, ama ne zaman? “Türk Halkı” demokrasi ve özgürlüğüne, bağımsızlığına önem verdiği ve bunun için sonuna kadar onuruyla gururuyla, vakur bir biçimde mücadele ettiği zaman.

O da “para” nın kıble olduğu dönemler de çok zor, şimdi dönem maalesef o dönem…

Umarım son yarım yüzyılın en muhteşem “Halk hareketi” ve Taksim Meydanı ve Gezi Parkı eylemleri gerçek yerini ve anlamını bulur gençlere güveniyor ve inanıyorum bunu başaracaklar…

İyi pazarlar efendim…

Erdoğan ÖZGENÇ

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..