- Kategori
- Siyaset
Dindar nesiller ve 4+4+4

Dindar Nesiller mi?
AKP ve dolayısı ile ülke gündemine aniden giren 12 yıllık kesintisiz eğitim programı, T.Erdoğan’ın hasta yatağından AKP Gençlik Kolları Kurultayına N.Fazıldan alıntılarla süslü konuşmasındaki “Dindar Nesil” söyleminden sonra giriverdi. Necip Fazıl’ın kendinden olmayana nefret dolu bakışı bilinen bir söylemdir. Başbakan’ın konuşmasına aldığı alıntılarda doğal olarak Necip Fazıl kindarlığını –dindarlık diye yutturulan- okumuştuk, şimdi bu projenin nasıl hayata geçirileceğine geldi sıra.
Bilindiği gibi 8 yıllık zorunlu eğitim ülke okuryazarlık oranını –özellikle kırsal kesimde- yükseltmiş, artı okul öncesi bir yıllık programın AB fonları teşviki ile olumlu sonuçlar alınıyordu. Eğitimin binlerce sorunu varken Dindar Nesiller yetiştirme inancıyla bir eğitim projesi ortaya atıldı. Bu bağlamda irdelenmezse konu anlaşılamamaktadır.
Öncelikle “Kesintisiz 12 Yıl Eğitim” diyerek 4 er yıllık devrelere ayrılan 12 yılın adına Kesintili 12 yıl denmesi gerekiyor. Var olan kesintisiz 8 yıldan daha uzun bir zorunluluk koyarak eğitime ne kadar önem verildiği kanıtlanmak istenmektedir. Gerçekleşebilirse projenin en olumlu yanı da budur.
Şimdi taslakta neler amaçlanıyor onu görmeye çalışalım.
- Eğitime başlama yaşı seçmeli olarak 5 yaşa düşürüldü. Eski geleneksel yöntemlerle hafız yetiştiren kurumlar 9 yaşın hafızlık için en iyi başlangıç yaşı olduğunu iddia ediyorlar. Yani ikinci 4 yılın başında seçmeli olarak Kuran bölümünü tercih edenler devlet imkânlarıyla bol miktarda hafız yetiştirebilecekler.
- İkinci 4 yıl da seçmeli olarak Kuran dersi –Hafızlık bunun içinde özel bir seçim- tüm velilere önerilecek. Müslümanların kutsal kitabını öğretmeyi amaçlayan bir dersi kimler seçmez, burada çevre baskısı devreye girip, özellikle küçük yerlerde ve kentlerin yoksul kesimlerindeki okullarda zorunlu seçime dönüşecek.(Seçmeli Kuran dersini seçmeyenlerin vay haline!...) Bu arada şu an yürürlükteki “Din Kültürü” dersi zaten bütün dinlerin anlatıldığı bir kültür dersi olduğu için-bakan öyle açıkladı- zorunlu olmaya devam edecek. Hani olur ya seçmeli Kuran dersini seçmeyen cengâverler olursa onları din kültüründen yoksun bırakmamak gerekiyor.
- Alevilere eğer talep ederlerse Aleviliği anlatan bir program sunacaklar. Alevilerin böyle bir isteği olmadığı bilinirken, velev ki isteme cesaretini gösterdiler onlara kimler Aleviliği anlatacak? Dedeler mi? Diyanette yıllardır Aleviliği anlatamayan “İlim Adamları” mı?
- Bir sınıfta ben aleviyim diyip küçük yaşta-9 yaşında- ortaya çıkan çocukların azınlık olma duygularını kim tedavi edecek. Yetişkin iş güç sahibi Alevilerin haklı olarak kendilerini gizledikleri bir ülkede çocuk kahramanlar mı, mağdurlar mı üreteceğiz? İyisimi paşa paşa, Kuran dersini elde olmayan nedenlerden ötürü zorunlu olarak seçmeli.
- İkinci 4 yılın sonunda 13 yaşına giren kız çocuğu inancı gereği örtünmeli. Ya örtülü kızların erkeklerden ayrı olarak eğitim gördüğü “Kız Liseleri”ne gitmeli ya da evde oturarak ya da kocaya giderek veya yaşıtı erkekler gibi merdiven altı sektörün ucuz sömürü aracı olarak örgün eğitime devam etmeli.
- Çıraklık yaşı indirilerek yoksul çocukların üçüncü 4 yıllarını çalışarak okumaları sağlanacak. Bilindiği gibi ülke ekonomisinin küçük çıraklara, acımasız sömürüye çok ihtiyacı var. Çin’le ihracat yarışı yapabilmek için ucuz işgücünü evleri yakılan yeni Kürt tehcir dalgalarıyla sağlayamıyoruz, küçük çıraklarla sağlayabiliriz.
- Eğitimin paralı olduğu bir ülkede parası olmayanlara uygun görülen eğitim sorgulamayan, emirle idare edilen sürüler elde etmektir. Zaten düşünmeyen nesiller yetiştiren mevcut eğirim sistemimiz bu yeni yasa ile sürüden ayrılmayan tebaanın yetişmesine daha da katkı sağlayacaktır. Yasayı kısa sürede kotaran seçilmiş krallara hep beraber:
PADİŞAHIM SEN ÇOK YAŞA…