- Kategori
- Güncel
Dindar ve sarhoş
"Bir dindarın bir şüpheciye göre daha mutlu olmasının, sarhoş bir kişinin ayık bir kişiye göre daha mutlu olmasından farkı yoktur."
George Bernard Shaw böyle demiş. Büyük düşünürlerin hiçbirinde dogmatizm göremezsiniz. Ya da şöyle diyeyim, büyük düşünür, dogmatizme karşı olabilen düşünürdür.
Dogmatizmi savunmuş ünlü adamlar gösterilebilir, ama onların ünlü olması büyük oldukları anlamına gelmez, büyük olmak için insanın zekasını tatmin edebilmesi gerekir.
Shaw'un sözüne baktığımız zaman, ironik bir şekilde, sarhoş ile dindar arasında analoji yapmakla, aklın ve zekanın devre dışı bırakılmasından bahsediyor. Eğer akla bağlı kalacaksak, ki soru sormak akla bağlı olmaktan çıkar, dindar olmak hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Dindarlığı, dinleri, toplumsal yaşantıyı düzenleyecek normatif bir düzen olarak görenler için, dindar olmamak şaşırtıcı gelebilir, ama şunu unutmamak gerekir ki, din olduğu için, iyi ahlak yoktur, iyi ahlak olduğu için, dindarlık vardır. Ama Shaw'un dediği gibi bu insanın ayık değil sarhoş olduğu haline benzerdir.
Shaw'un özdeyişi ironisi açısıdan gülümsetici ve savı açısından cesaretli ve çarpıcı olmakla birlikte, aslında tam doğru değildir.
O Shaw ise biz de biziz. Shaw dindarın şüpheciye göre daha mutlu olduğunu söylerken yanılıyor. Şüpheci hiç şüphesiz dindardan daha mutlu olabilir ama daha mutsuz olmak zorunda değildir. İnsansı mutluluk akıl ile olur, farkındalık, ne yaşadığını bilmek onun hazzı insana mutluluk verir. Akşama kadar otlayan bir inek için mutluluk sözkonusu mudur? Sözkonusudur. O kendi doğasına uygun olanı yaparsa mutludur. Yani otlarsa. İnsanın doğasına uygun olan ise aklını kullanmasıdır, aklını kullandıkça, yaşamı insani özellikleriyle yaşamış ve mutluluğu tatmış olur.
Benim itirazım böyle. Yazıyı okuyan bunu yerinde görebilir görmeyebilir ama herhalde Shaw'un özdeyişinde övdüğü bir iş yaptığımı, savına şüpheyle yaklaştığımı görecektir.