​ Dinlendim... Demlendim... Döndüm... / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '11

 
Kategori
Blog
 

Dinlendim... Demlendim... Döndüm...

Dinlendim... Demlendim... Döndüm...
 

Düşünmeye de yazmaya da devam... Taaaa ki yazmak duygusu beni bırakıncaya kadar...


Dinlendim... Demlendim... Döndüm...

Dinlendim... Demlendim... Döndüm... Ya da diyelim ki: Hatamdan döndüm.

Yazıma önce özeleştirimi yaparak başlamak istiyorum güzel okuyucum.

Yazmaya ara verdiğimde, soğukkanlı bir şekilde yazılarıma göz atma fırsatı buldum. Bu göz atma sonunda, asıl yazma amaçlarımdan uzaklaşmış, biraz agresif, gereksiz polemiklere giren, yazılarımın niteliğinden çok niceliğine, yani çok yazı yazmaya odaklanmış halimi gördüm. Bu da beni bayağı yormuş, bünyeme hasıl olan yorgunluk da agresif bir davranış modeline dönüşmüştü yazılarımda ve ruhumda.

Yapı olarak çok sakin, kolay heyecanlanmayan, duygularının zaman zaman etkisinde kalmayan biri olduğumu tabi ki iddia etmiycem. Çünkü bu, kendimi tümden inkar etmek olur. Ancak son yazılarımda olduğu kadar da gergin ve agresif olmadığımı biliyorum.

Yazmak öyle bir şey ki, başlamışsanız eğer yazmaya, hele de düzenli olarak, günlük olarak yazmaya; kolay kolay bırakamayacağınızı anlıyorsunuz onu. Özellikle, yazmadan geçen günlerin sıkıcılığını, sıradanlığını farkettikçe, yazmaya olan özleminiz tarifi imkansız bir çığ gibi büyüyüveriyor içinizde, yüreğinizde... Öyle bir hale geliyor ki yeniden yazma isteği, kor bir aleve dönmüş o istek, derdini, düşünceni başkalarıyla da paylaşma arzusu, - Olmuş bitmiş her şeyi sineye çekip, her şeye rağmen -yazmalıyım. - duygusu yaratıyor zihninizde.

Bu dünyada, şu hayatta sadece haklı olmanın hiçbir şeye yetmeyeceğini, önemli olanın, geçer akçenin GÜÇLÜ OLMAK olduğunu anlayacak kadar büyüttü beni yaşamım şükürler olsun ki.

Gitmeme sebep olan, bana ağır gelen gerekçelerin büyük çoğunluğu orta yerde dursa da, duygularımla ve kalbimle aldığım yazmayı bırakma kararımı, aklım, mantığım ve hayat matematiğim reddetti. Bu yüzden yol nereye gidecekse, bu bloğun sonu nereye varacaksa, bana yakışan, bize yakışan, Milliyet Bloğa ama bir cümle, ama binlerce düşünce yazanlara yakışan, gemiyi terketmeden, iyi ya da kötü, bizi bekleyen ortak kaderi beraberce yaşamak ve paylaşmaktır.

Bu vesileyle, her ne sebeple olursa olsun, Milliyet Blog'ta yazmayı bırakanları, kendilerine göre %100 haklı oldukları gerekçeleri de olsa, Milliyet Bloğa dönmeye davet ediyorum. Ve burada yazmayı bırakmayı düşünenlere de bu kararlarını gözden geçirmelerini öneriyorum.

Çünkü Milliyet Blog, kişilerin olmaktan çoktan çıkmış, kendi kategorisinde kurumsallaşmaya en yakın, - her şeye rağmen - en iyi, en alternatifsiz, en uzun ömürlü blogtur. Bize düşense, bu yapıyı daha sağlam bir temele, daha güçlü ve güvenli yarınlara ulaştırabilmek için karınca kararınca katkıda bulunmak, gücümüz, aklımız, bilgimiz yettiğince de yol göstermektir yarınlara...

NOT: Yazımda kullandığüım görsel www.edebiyatdefteri.com adresinden alınmıştır.

 

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..