- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Diplomatik bir aşk yaşıyorsanız zaman kaybetmeyin; erken davranın ve önce terk eden siz olun

.
İçinde sevgi kırıntıları kalıp kalmadığından bile şüphe ettiğimiz ama adına da güya aşk denen değişik bir ilişki biçimine değineceğiz bugün.
Başlayalım.
Ülkeler arasında sorun çıkardığına, diplomatik krize sebep olduğuna inanılan kişiler persona non grata, yâni istenmeyen adam ilân edilerek gerekli tepki ortaya konulmaya çalışılır.
Diplomatlar, devlet adamları, kullandıkları kelimelerin karşı tarafta ne anlama gelebileceğine dikkat etmezlerse, her an istenmeyen adam ilân edilme riski ve hatta bazı durumlarda da, tehdidi ile karşı karşıyadırlar.
Esasen bu bir bakıma da olması gerekendir.
Çünkü diplomatik saha, çokta özgür olunmaması gereken bir sahadır ve politikacılar iç politikada sahip oldukları özgürlüklerini diplomatik alanda sürdürmemelidirler.
Bu açıklamayı yaptık, çünkü bazen aşk ya da birliktelik diye isimlendirilecek ilişki biçimlerinin hiç de olmaması gerektiği bir şekilde, yani diplomatik bir ciddiyetle yaşandığına şahit oluruz.
Yâni bir ilişki yaşanmakta ve hatta bazen bunun adına aşk bile denebilmektedir.
Ancak görüntüde aşk denilen bu ilişki biçimi, aslında neredeyse diplomatik kabul edebileceğimiz bir sahada yaşanmaktadır.
Açalım.
Yaşanan ilişkinin temel karakteristik özelliği, çiftlerden birinin genellikle baskın, diğerinin ise çekinik kalmasıdır.
Ancak bu bahsini ettiğimiz baskınlık ya da çekiniklik, her ilişkide olabilecek normal ölçüde ve seyrinde değildir.
Çekinik olan taraf, hem ilişkinin tüm ağırlığını üzerine almıştır, hem de ismi konmamış bir taşıma suyunu da sürekli taşımaya çalışmaktadır.
Değirmenin döneceği olan inancını hiç kaybetmeden...
İşte ilişkide diplomasi kurallarını uygulayan da bu taraftır yani çekinik olandır.
Karşı tarafın kendisini bir gün terk edeceği korkusu ve taşıdığı sevgisidir böyle davranmasına sebep olan.
Kullandığı cümleler özgürce değildir.
Davranışlarında, söylemlerinde kısıtlama varıdır.
Hür değildir. Sözgelimi kızgınlığını ya da kendisine çok ama çok ters gelebilecek bir hususu bile gündeme getiremez.
Korkar.
Aşk başa gelince akıl senelik izne çıkar cümlesi, ilişkide çekinik olan tarafta hayat bulur. Sürekli bir hata mı yapacağım acaba? diye hareket eder.
İlişkide, aslında kaybetme korkusundan dolayı farkında olmadan koyduğu kendi kurallarına uymaya çalışır.
Özgür değildir yani.
Ölçülüdür.
Çünkü öyle olmak zorunda olduğunu düşünür.
Tüm hareketleri diplomatik bir kriz ya da gerginlik yaşanmaması, yaratılmaması yönündedir.
Ancak verilen tavizlerin sonu yoktur.
Çekinik tarafta bir insandır ve o da bir gün yorulur.
Sonuçlarını bile bile, biraz kendisi gibi olmaya, özgür davranmaya, eşit koşullarda bir ilişki yaşamanın yollarını aramaya koyulduğu anda karşı taraftan gerekli uyarıyı almakta gecikmez.
Dışlanır.
İlişki biter.
Çekinik tarafın davranışlarında hayata geçirdiği özgürlük ibresindeki minik bir sapma, karşı dominant tarafta ters etki yapmıştır artık.
Çünkü baskın taraf o ana kadar hiç alışık olmadığı bir durum yaşamıştır. İlişki eşit şartlarda yaşanacağının sinyalini vermiştir ve bu ise olmaması gereken bir şeydir.
Baskın taraf, zaten diplomatik bir şekilde yaşanmış bu ilişkide yapması gerekeni yapar ve bu krizi kendi yöntemleriyle aşmaya çalışır.
Ve yapabileceği tek şeyi yapar.
Zavallı karşı tarafı persona non grata ilân eder!
Sabrın sonu ile