- Kategori
- Futbol
Direkler ve tribünler... Trabzonspor 1-1 Fenerbahçe

Normal sezonun son derbisinde, 33.haftada Trabzonspor, Avni Aker Stadı'nda Fenerbahçe'yi ağırladı. Cristian Baroni ve Burak Yılmaz'ın attığı gollerle 1-1 sonuçlanan maç, 90 dakika boyunca birçok olaya sahne oldu.
Öncelikle başlamam gereken mesele sahadaki futbol olsun. Başından sonuna kadar, oynanan futbol güzeldi ve hareketliydi. İki takım da saldırdı, pozisyonlar buldu. Eleştireceğim taraflar mutlaka olacak ama sahadaki mücadele adına yakışırdı. Futbolseverleri fazlasıyla heyecanlandıran, taraftarlarını oturduğu yerden epey kaldıran bir maçtı. Bu bakımdan seyir zevki yüksek bir karşılaşma izlediğimizi belirtmek isterim.
Konuk ekip Fenerbahçe'den başlamak gerekirse, ilk 11'de Stoch'un olmamasını pek anlamadığımı söylemeliyim. Caner iyi bir futbolcu fakat bir Miroslav Stoch değil. Bildiğim kadarıyla sakatlığı vs. bir sıkıntısı yoktu. Eğer varsa, affola ama yoksa, Aykut Kocaman'ın onunla başlamaması olumsuz bir göstergedir bence. Çünkü Trabzonspor defansını aşabilmek için oldukça olumlu ve önemli bir futbolcu. Zaten Fenerbahçe ilk yarı sol tarafı değil, sağ tarafı daha çok kullandı. Ziegler de Caner'e destek vermedi ama tam terse, sağ tarafa baktığımız zaman Gökhan ileri müthiş çıktı ve takımı için önemli fırsatlar oluşturdu. Bununla beraber Baroni çok etkili bir futbol oynadı, o da gözüme çarptı. Alex de koşmamasına rağmen akıllı hareketleriyle takımına yardımcı oldu.
İzlemek istediğim Fenerbahçe'den uzak bir görüntü olduğunu söylemeliyim yine de. Ben daha fazla pas yapan, daha fazla pozisyon bulan, kanatlarını daha çok kullanan sarı lacivertli ekibi izlemeyi seviyorum. Aykut Kocaman'ın bir gol attıktan sonra defansa yüklenmesi gerçekten itici bir durum. Taktiksel anlamda kendisine fayda sağlayabilir ama rakibinin üstüne gelmesine sebep oluyor. Rakip de biraz akıllı davranırsa golü bulabiliyor. Direkten dönen toplar büyük bir talihsizlikti. Bir de şöyle bir durum var, defansı geçemiyorlarsa uzaktan şut vurmayı deneyebilirlerdi, bunu çok iyi yapan futbolcular var konuk ekipte. Bahsettiğim isim Selçuk Şahin değil tabii ki, o bile şut denerken bir Alex'in sadece iki üç şut vurması benim için anormal bir durum.
Trabzonspor'a gelirsek, ben bordo mavili oyuncuların bireysel futbol anlayışını bir türlü anlayamıyorum. Volkan desem, saçma sapan hareketler yaptı bugün, Trabzon taraftarını muhtemelen delirtmiştir. Alanzinho da hiç olmayacak pozisyonlarda farklı şeyler denedi. Burak'tan zaten bahsetmiyorum, rekor kırabilmek uğruna mı anlamadım ama ayağında bu kadar fazla top tutması, kendinden başka kimseyi düşünmemesi fazlasıyla bencilce ve takımına zarar veriyor. Bugün rakip kaleye gitmelerine rağmen sadece bir gol bulabilmelerini, tamamen buna bağlıyorum. Düzgün bir pas trafikleri yok. Fenerbahçe kadar akıllı oynayamadıkları kesin. Olcan'ın kendini daha fazla göstermesi gerekiyordu. Bazı futbolcular bu tür maçlarda öne çıkmalı, bunu yapamadılar.
Tribünlere gelmek gerek. Maçın seyirini tamamen etkilediler. Futbolcuların moralini bozdukları kesin. Yaptıkları kabul edilebilir değil. Protestolarında kendilerince haklılardır, buna sözüm yok ama sahaya meşale atmak, şişe atmak... Enteresan ve olmaması gerekiyor. Ayrıca o meşalelerin stada nasıl girdiğini hala anlamıyorum, ben sahaya girerken çantamın içindeki makyaj malzemelerine kadar güvenlik görevlileri alırken... Neyse, bunu sorgulamak da bana düşmez. Çok da fazla küfrettiler. Fenerbahçeli futbolcuların moralini bozmak için her şeyi yaptılar, gerçi bunu da başardıklarını düşünüyorum.
Bu maçla ilgili yazılacaklar burada bitmez aslında. Umarım herkes bu doksan dakikayı iyice düşünür ve futbolcular olsun, antrenörler olsun, yöneticiler olsun, taraftarlar olsun gereken dersi alırlar. Her iki takıma da ligin kalan kısmında başarılar.