​ Diriliş / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '08

 
Kategori
Futbol
 

Diriliş

Diriliş
 

www.fenerbahce.org


Çarşamba günü oynanan Porto maçının skoru Fenerbahçe için hayal kırıklığı olsa da, sarı lacivertliler için bu maçtaki tek (ama önemli) sevindirici gelişmenin 2-1’den sonraki olumlu futbol olduğunu, bu maçın ikinci yarısında Aragones ve ekibinin üzerindeki ölü toprağını attığını ve üstüste sergilenen kötü oyunlardan sonra adeta bir “diriliş” yaşadığını görmüştük. Nitekim dün gece de ilk dakikaları baskılı, sonrası durağan ama özellikle golden ve rakibin 10 kişi kalmasından sonra hem ortadan hem de kanatlardan yapılan ataklarla gayet etkili bir Fenerbahçe izledik ve ev sahibi takım net bir skorla üç puandan daha değerli bir galibiyet elde etti.

Kadro Kesinlikle Kötü Değil

Fenerbahçe yorumlanırken zaman zaman olan bitenden 180 derece ters yönde tespitler yapılabiliyor. Mesela geçen sene sarı lacivertliler hakkında yapılan efsane yorum Şampiyonlar Ligi’nde gelen başarının Fenerbahçe’nin başarılı ataklar yapabilen iyi bir “hücum takımı” olmasından kaynaklanmasıydı. Halbuki çeyrek final başarısı tamamen Fenerbahçe’nin iyi bir “savunma takımı” olmasından ibaret bir başarıydı ve ironik bir şekilde bu savunma başarısı ligde şampiyonluğun kaçmasına neden oldu.

Sarı lacivertliler hakkında bu sene oluşan şehir efsanesi ise takımın giden ve gelen futbolcular bağlamında geçen seneye oranla kötü olduğu şeklinde. Öncelikle şunu görmek gerekir ki Fenerbahçe Turkcell Super Lig’de bu sezon en az transfer yapan ve neticede kadrosunu en çok koruyan takım. Bu sene ve geçen senenin karşılaştırılması ise sadece ve sadece iki futbolcunun takımdan ayrılması üzerine yapılıyor: Kezman ve Aurello.

Öncelikle Kezman konusunda son maçlardaki Güiza performansı dikkate alındığında pek bir soru işareti kaldığını düşünmüyorum. Zira zaman zaman istekli olmasına karşın genelde güçsüz ve son vuruşlarda başarısız görünen Kezman’ın aksine daha hareketli, topla ilerleyebilen, rakibin üzerine giderek ona kart gösterilmesini sağlayan, istekli ve son vuruşları daha başarılı olan Güiza sakatlık ya da başka bir sorun olmadıkça zamanla daha da iyi bir performans gösterecektir.

Diğer taraftan Fenerbahçe’nin iskeletinde gerçekten önemli bir yeri olan Aurello’nun takımdan ayrılmasının sarı lacivertlilerin özellikle savunma dengesini bozduğu bir gerçek ancak bu sene transfer edilen Emre’nin aynı mevkide hücuma dönük oyunu ve geçen seneye oranla büyük aşama kaydeden Maldonado’nun yükselen performansı dikkate alındığında Aurello da takım için asla çok büyük bir kayıp olmadığı ortaya çıkıyor (bu arada CV’si iyi bir Josico da kadroda).

Neticede Fenerbahçe’nin geçen seneye oranla kötü olmasının nedeni kadrosu değil mevcut oyuncuların formsuzluğu ve elbette sakat futbolculardır ve iki sezonun Fenerbahçe’si karşılaştırılacaksa bu mukayese kadro değil ancak bu değişkenler üzerinden yapılabilir.

Önder Turacı Doğrusu

Önder deyince aklıma nedense hep İstanbul’da 3-3 biten Schalke 04 maçı geliyor. Bu maçta neredeyse mükemmel oynayan gurbetçi futbolcu rakip ataklara adeta tek başına göğüs gererken sadece bir kez pozisyon icabı ileride kalmış ve bu pozisyonda Schalke’nin işleri zorlaştıran ikinci golü gelmişti, Lincoln’ün ayağından. Yine aynı futbolcunun Belçika değil de bizim milli takımımızda oynaması için büyük mücadeleler verilmiş ve sonuç olumsuz olunca hayal kırıklığı yaşanmıştı. Ancak Fenerbahçe’ye Zico’nun gelmesi ve takıma Edu-Lugano ikilisinin katılması sonucu Önder bir anda gözden düştü ve bilindiği gibi Brezilyalı teknik adamın takımın başında olduğu sürece çok az maçta forma şansı bulabildi.

Bu sezon Aragones’in Önder’e sağ bek ve orta alanın sağı gibi sıkıntı çektiği mevkilerde şans verdiğini gördük ancak Önder asıl yerini dün geceki maçta, Lugano’nun yanında, tendemde buldu. Bana kalırsa Önder’in gerek alt yapısı gerek fiziği gerekse savunmadaki dikkati göz önüne alındığında ve maç eksikliğini kapattığı anda savunma göbeğinde Edu ya da Lugano’dan birine eşlik etmemesi için hiç bir neden bulunmuyor.

 
Toplam blog
: 788
: 1417
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..