​ Diyanet dışında Hükümet başkanı ve üyeleri susun lütfen! / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '06

 
Kategori
Haber
 

Diyanet dışında Hükümet başkanı ve üyeleri susun lütfen!

Diyanet dışında Hükümet başkanı ve üyeleri susun lütfen!
 

Atılan ok geri dönmeyecegi gibi, agizdan cikan soz de geri alinamaz. Papa 16. Benediktus dini bir lider sifati ile yakışıksız konusma yapmistir. Yanitlari da din adamlari tarafindan verilmelidir. Belki kamuoyu da siddet icermeyen tepkilerde bulunabilir, ama devlet ve hukumet olarak bu ise karismak cok yanlis. Isleri daha cok zora sokmanin bir mantigi olmadigi gibi Turkiye'de din ve devlet isleri ayridir. Baska ulkelerin devlet adamlarindan elestiriler yapilmis olsa dahi ( bu neredeyse olmadi) Turkiye siyaseti bu konuda dusunce beyan etmemeyi becermeliydi.

Papa'nin ozur dilemesi bekleniyor! Ozur dilemis olsa, bu O'nun ve onun gibi dusunenlerin dusuncelerini degistirecekmi ki? Hristiyan ya da baska dinde olanlarin, daha acik bir ifade ile islamiyetin disinda kalanlarin islamiyet hakkinda dusunceleri zaten bellidir. Papa'nin da barış yanlısı olmadığı, ilk röportajlardan anlaşılabilecek kadar acikti.

Papa tarafindan Peygamberimize ve Kuran'a atilan iftirayi, İslam dininin bilim adamlari Allahin insanlara kullanilmak uzere bahsettigi akli devreye sokarak, sakin ve terbiyeli olarak temizlemeli. Ozellikle, İslam aleminin diger dinlere ve peygamberlerine dil uzatmadigi, baska dinden insanlara hosgoru ile bakildigi tekrar tekrar hatirlatmali ve saygi beklendigi belirtilerek bir anlamda utandirilmali.Yakma, yikma tarzinda tepki ve saldirilar sadece islamda siddet kavramini ve Benediktus'un açıklamalarını doğrula pekistirmekten baska ise yaramaz. Nitekim 2 Italyan rahibenin oldurulmesini dinimiz acisindan da aciklamak mumkun degildir. Bunun, butun musluman insanlara cok iyi anlatilmasi ve sukunetin saglanmasi gerekiyor. Bu gorev de islam ulkelerinin yuksek din adamlarina dusuyor. Medyanin etkin rolu de hesaplanip devreye sokularak, insanlarin daha salim olmalari basarilabilir. Baska ulkeler bunu yapmak isterler mi, yaparlar mi, yapabilirler mi bilmiyorum ama Turkiye gec kalmis olsa bile yapmali. Ertelenmemis olan Papanin ziyareti bunun icin bir firsattir. İtidali kaybetmeden, hic bir gosteri yapilmadan evimize gelmis misafir gibi karsilanip, ugurlanmali. Ve bunu yaparken de herhangi bir komplekse girmemeli, cunku dinimizde fertler olsun toplumlar olsun bütün mahlûkat ile barış Allah ile baris kabul edilir.

Papa 16. Benediktus, henuz kardinal iken Turkiye ile beyanat da bulunmus ve Turkiyenin bir islam ulkesi olarak Avrupa birligine alinmamasi gerektigi konusunda dusuncesini aciklamistir. Papa'nin din adamindan cok siyasi bir kisiligi olup, bu misyonu da ustlenerek sofistike yöntemlerle provokasyon yaratma niyetinde oldugu gorunuyor. Avrupa ulkeleri de bilerek ya da bilmeyerek ama buyuk olasilikla bilerek bu provokasyonu destekleyerek konuyla hic alakasi olmadigi halde Turkiye'nin AB ne girmemesini seslendirmeye basladi.

AB ye girmek elbet de cok onemli degil, ancak Turkiye olarak AB hedefimiz olmaya devam etmelidir. Cunku bu hedef bizi diri tutarak daha demokrat , ekonomisi daha guclu bir ulke haline getirecektir. Turkiye keske bu zorlamayi hissetmeden simdiye kadar bu basarmis olsaydi ama olmadi.

Her gun, dunyanin bir cok ulkesinde Turkiye ile olumsuz haberler cikmasi bazen de donup kendimize bakmamizi gerektiyor mu?

Ulke siyaseti olarak, basarisiz ic ve dis politikalar ..lobisiz politikalar, kotu ekonomi Turkiyenin imajini buraya getirdi.

Türk siyasetcileri, aydinlari bu ülkede, ulkeyi saracak, surekliligi olan hiçbir ortak hedef üretememisler, millet de oturdugu yerden ahkam kesen, fakir ve tembel bir millet olup cikmistir. Dilimize pelesenk ettigimiz "Turkiye' nin dostu yok" deyip de isin kolayciligina kacarak gercekler goz ardi edilmemeli..

Simdi, yasadigimizin cagin gercekligini ve kendi toplumumuzun gercegini iyi algilayarak uyanmali, Ataturk'un cizdigi hedefe giden yol cok hizli adimlarla bitirilmelidir.. Yoksa AB ne girilmemesi durumunda, bazilarinin soyledigi gibi, ulkemizin bu saatten sonra yuzunu doguya cevirecegi filan yoktur.

 
Toplam blog
: 14
: 1620
Kayıt tarihi
: 30.08.06
 
 

İzmir'de doğdum. Halkla İlişkiler mezunuyum. Felsefe, Psikoloji, ülke ve dunya siyaseti ilgi alanlar..