​ Diziler ve Filmler Üzerinden Tarih -1 / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '11

 
Kategori
TV Programları
 

Diziler ve Filmler Üzerinden Tarih -1

Diziler ve Filmler Üzerinden Tarih -1
 

Filmin Afişi


Giriş 

Tarih aslında bir milletin hâfızasıdır. Böyle olunca da tarihten ders alarak geleceği daha sağlam temellere oturtmak mümkündür. Kişiler / dönemler / olaylar “övgü” veya “sövgü” alanına çekilmeden ne kadar “nesnel” ele alınabilirse tarihten alınabilecek ders o ölçüde sağlıklı olur ki tarihin de esas fonksiyonu budur. Burada asıl görev de “ciddi”, belgeyle çalışan, tarih ilminin namusuna sahip tarihçilere düşer. Üstelik burada gözden kaçırılmaması gereken tarih ne kadar eskiye uzanırsa sağlam bilgi ve belgeye ulaşmak o derece zor ve çetrefillidir ki belge sahte mi gerçek mi ikilemini aşmak kolay değildir. Özellikle Osmanlıca belgeleri –el yazısı çeşitliliğinden dolayı- yanlış okuma hatasına düşen birçok ciddi tarihçi vardır. 

Tarihçinin Hatası: Tezli Tarih 

Günümüzde pek olmasa da yakın geçmişte tarihçilerin en büyük hatası anlattıklarını kendi “tarih tezi” temeline dayanarak ele almasıdır. Osmanlıcılık / İslamcılık/ Türkçülük veya Kemalizm tezinden yola çıktı mı bir tarihçi, ister istemez anlattıklarını “idealize” etmek veya “yermek”ten kurtaramaz. Çünkü tarihçi bu noktada “ideoloji”sini, “tez”ini savunmak mecburiyetindedir. 2. Abdülhamid için “kızıl sultan” veya “ulu hakan” tanımlamaları bunun en basit örneklerinden biridir. Oysa tarih siyah beyaz değildir. “Gri”ler de vardır tarihin sayfalarında. 

Tarihin Dizi, Belgesel veya Filme Aktarılması 

Tarih elbette diziye belgesele veya filme aktarılır. Belgesel, “kurgu”dan çok “yalın gerçek” ve “belge”ye dayandığı için -tezli bir belgesel değilse- perdeye / ekrana aktarılması zor olmasına rağmen gerçeğe daha yakındır. Bir bakıma bu yönüyle ciddi bir araştırmayla çekilen belgeseller “görüntülü tarih kitabı” gibidir. 

Oysa tarih dizi veya filme aktarılırsa “izlenme oranını artırma” “akıcılık ve sürükleyicilik için entrika” “iç gıcıklayan erotik öğeler” … kurgulanır. Ne kadar çok kurgu olursa da dizi veya film, tarihî gerçekçilikten o kadar uzaklaşır. Tarihten yola çıkılsa da amaç dizinin veya filmin “iyi iş” yapması olduğundan “kurgu” senaristin hayâl dünyası zenginliğinde renklendirilebilir. 

[ Dipnot -1: 70’li yıllardaki “Tarkan” Kara Murad” “Tolga” “Karaoğlan” filmlerini seyredenler – üstelik de kostüm ve dekor yönünden son derece ilkel ve basittir o filmler - her yönden güçlü idealize edilmiş kahramanları hatırlarlar. Ama onlar bile masalımsı bir hava içinde sinemaya aktarıldığı için bütün kusurlarına rağmen sevilmiştir. ] 

Yakın Geçmişteki Tarihî Diziler, Belgeseller ve Filmler 

Yakın geçmişte de tarihî olaylar dizi ve / veya filmler olarak ekrana / perdeye aktarıldı. Özellikle TRT’nin tek kanallı yıllarında çekilmiş Kuruluş, IV. Murad, Küçük Ağa, Ateşten Günler, Türk’ün Ateşle İmtihanı, Yorgun Savaşçı, Üç İstanbul, Kurtuluş gibi diziler; Cumhuriyet Veda, Kubilay gibi sinema filmleri; Sarı Zeybek, Mustafa, Dersimiz Atatürk belgeseller sıra gözetmeden sayabildiklerim. Bütün eksiklerine ve “idealize etme” gayretine rağmen bu dizi ve filmlerin büyük bir ciddiyetle ve emek harcanarak yapıldığını söylemek fazla iddialı sayılmaz. 

[ Dipnot -2: İşin garibi yakın geçmişteki bu dizi veya filmlerden bazılarını – milletlerarası diyalog veya laik kaygılar adına - bugün kolay kolay hiçbir kanal yayımlama cesareti gösteremez. Senaryosunu Tarık Buğra’nın yazdığı Yücel Çakmaklı’nın yönettiği “Sahibini Arayan Madalya” filmi buna en açık örneklerden biridir. Film o günkü adıyla Maraş olan Türk şehrinin kurtuluşu anlatır. Sütçü İmam, hamamdan çıkan Müslüman kadınların peçesini açmaya çalışan işgalcilere süt dükkânından ateş ederek bir bakıma “Maraş’ın kurtuluş mücadelesi”ni başlatır. ] 

Bu günlük son söz: Her ne kadar dizi ve filmlerde “tarihî gıda” ve “belgesel gerçeklik” aramak gereksiz gibi görünse de “yapımcılar”dan en azından temel tarihi gerçeklerden yola çıkmalarını beklemek hakkımız değil mi? 

 
Toplam blog
: 300
: 1022
Kayıt tarihi
: 13.06.10
 
 

Tarih, edebiyat, şiir, dil ..