​ Doğayı örnek alamayız; çünkü doğanın aklı yoktur / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '14

 
Kategori
Deneme
 

Doğayı örnek alamayız; çünkü doğanın aklı yoktur

Doğayı örnek alamayız; çünkü doğanın aklı yoktur
 

Ama tarih boyunca doğadan ibret almamız söylenmiştir. Elbette doğanın bir kanunu var ve biz de bu doğanın içindeyiz yani bu kanunlar bizim için de geçerli ama bu insan denen canlının kendi kanunlarını henüz bulamamış olmasıyla ilgili. Kim ne derse desin halen bir kısmımız olarak içinde yaşadığımız doğaya tabiyiz ve bir kısım doğa kanunları hayatımıza yön veriyor.

Tanrı yarattı doğanın çocuğuyuz; değil tabi doğa denilen ortamda yaşıyoruz. Ama elbette insanlığın dünyanın gücüne teslim olması düşünülemez. Gücümüzü bilmiyoruz; bu nedenle de doğanın gücüne teslim oluyoruz. Aslında bu şartlarda dünyada tek hâkim insan olmalı.

Hayatın doğadaki gibi olması gerektiği, doğadaki yaşamın bize örnek teşkil edecek mesajlarla dolu olduğu söylenir. Oysa doğa bize örnek olamaz, bizler doğaya yön vermeliyiz. Doğanın aklı mı var ki iyi/güzel/doğru adına yaratımlar yapsın. Onların ki yaşamın tezahürü, öyle yapıyorlar öyle oluyor. Canlıların bazı ortak hal ve davranışlarının olması benzer oldukları anlamına gelmez.

Elbette doğa ayrı bir âlem ve doğal olarak bu âlemin hayran kaldığımız kendine has güzellikleri var. Ama sonuçta güzelliğin de aklı yoktur. Dağ başında deve dikeni, al sana güzellik. Doğmak, büyümek, ölmek, yiyip içmek, korumak vs ortak canlı özellikleri, bir de doğanın güçlü bir yaşam kaynağı olması onun etkisine girmemize neden oluyor. Bunun sonucu yaşamın çok çeşitli alanlarında doğadan örnek alıyoruz. Doğa bize güzel geliyor, doğaya kaçmak istiyoruz.

Bir kere doğa insandan güçlü olamaz. Biz doğaya hâkim oluruz. Hayvanlar ve bitkiler basit canlılardır, bize nasıl örnek olabilirler. Doğaya çok fazla önem atfediyoruz, sanki bizi o yarattı gibi; oysa doğa da Tanrı’nın bizimle birlikte yarattığı. Üstelik bizim gibi akıl, duygu yok. Belki var ama bilmiyoruz.

Bazı şeylerimizi doğaya göre ayarlıyoruz. İlk insanlar bakmış hayvanların vücutlarını korumak için kürkü var, elbiseyi bulmuşlar. Ama hayvanların kürkü güzel olsa da asıl amaç korunma ve üstelik hep aynı. İnsanın aklı var, kürkünün yani elbisesinin böyle kalması gerekmez. Ama hala sadece vücudunu koruma düşüncesiyle elbise giyenler var. Keza hayvanlar doğuruyor biz de doğuralım. Bunun sonucu da hayvanlarınkine benzer şekilde doğrulması. Sonuçta aynı yere varıyor ama aklın olduğu için sen farklı yapmalısın. Onlarca kedi köpek yavrularını görünce senin de böyle olması gerekmez. Hayvanların aklı olsaydı ve korunmayı bilselerdi belki bu kadar yapmazlardı. Sen bildiğin halde yapıyorsun çünkü doğayı taklit ediyorsun.

Doğadaki güzellikleri alma anlamında doğa taklit edilebilir ve sanatımızın kaynağı doğa olabilir. Ancak bunlara mutlaka kendi aklımız ve duygularımız karışmalı. Ama en önemlisi doğaya teslim olmamak. Sel geliyor, gücümüz yetmiyor. Oysa bizim sele yele gücümüz yeter. Doğa güçlü olduğu için değil biz güçsüz olduğumuz için böyle. İstenirse doğa insanoğlunun elinde oyuncak(öyle de olmasın gerçi)olur.

Doğa ile ilgili algılarımız değişmeli. Doğayı Tanrı gibi görerek, korkarak, ona teslim olarak değil doğayı tatlı bir kanarya kuşu gibi avcumuzun içine alıp sevmeliyiz. Hâkimiyeti sevmiyorum ama doğaya hâkim olmalıyız. Doğa bizim için, bize hizmet etmeli.

Ormana bakıp ağaç resmi çizenler var. Tamam, doğa bize ilham vermeli ama biz kendi resmimizi çizmeliyiz. Biz doğaya bakıp örnek alıyoruz. Rasgele dağ bayır büyüyen ağaçların/bitkilerin, birbirini yiyen hayvanların bize vereceği ne olabilir ki. Aslında doğanın bize ihtiyacı var. Bizim doğaya benzeyen yanlarımız ise doğanın etkisinden(doğa kimliğinden) kurtulamayan varlığımız. Doğa bizden güçlü değil. Normalde evrenin en güçlü unsuru insan olmak gerekir. Ama demek ki henüz gücümüzün farkında değiliz. Güçlü olmamız akılsız olmamızı gerektirmez. Güçlüyüz diye evreni yok edecek değiliz. Yeryüzünde bozuk olan ya da bozulan dengelerin düzeltilmesi görevi de bize ait.

 

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..