Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '20

 
Kategori
Eğitim
 

Doğru Bilgi Ramazan Gülsen

Doğru bilgi nedir, etkisi nedir, işlevi nedir, görevi nedir? Bunları düşünüp Cuma Namazı hakkında bilgi sahibi olalım.

Doğru bilgi sahibi olmazsak; imânımız tehlikeye girebilir. Kendimizi imânlı görüp kabire girdiğimizde, kalbimizin boş olduğunu fark edebiliriz. En iyisi şimdi fark etmek. 

Cuma Namazı nedir?

Adından belli olmak üzere Cuma gününe özgü 2 rekât farz, hutbe, imâm, cemaat koşuluyla kılınıcı namazdır.

Namaz kılmak için koşulları bilmek gerekiyor.

İslâmîyet'in 5 şartı vardır. Bunları yerine getirmek için; akıl, temizlik, bilgi, sağlık, güvenlik, özgürlük, belirli bir yaşta olmak gerekiyor.

Her sözcenin açıklaması da vardır. Bunlara değinmek konunun uzamasına yol açar.

Korona Virüs nedeniyle birçok sosyal faaliyet askıya alındı. İstanbul'un fethinden ötürü Cumâ Namazı kılındı. Hutbede İslâmî görevlerimizi yerine getirmeyi Fâtih'ten Atatürk'e kadar birçok şehide, gaziye, kahramana borçlu olduğumuzu dile getirmek gerekiyordu. Olmadı!!!

Bu tutum, millî, dînsel değerleri doğru bilmemekten, câhil, okumuş câhil olmaktan, nankörlükten ileri gelmektedir.

Her farz namaz gibi, Cuma Namazı'nın farzı da imâm ve imâma uyucu cemâatin saf tutması ile kılınır.

Fakat DİB'da baş olucu zat; kendi nefsine göre namaz kıldırdı. Saflar; sosyal mesafeye uygundu. Fakat i'bâdete uygun değildi. Üstelik yukarıda saydığım koşullardan ötürü Cuma Namaz'ı kılmak zorunluluğu yoktur. 

Bu namazı nefsine uyup kıldın, kıldırdın; fakat kabûl olup olmadığı hakkında bir bilgiye sahib misin, bunu teyit edebilir misin?

Bundan maksat neydi? 

Yalakalık, riyâ, gösteriş...

Bu yanlış bir örnek olmadı mı? Başka birileri de buna benzer biçimde bir şeyler uydurup, bahane edip i'bâdetleri değiştirirse ne olacak?

Zaten İslâm, dîn, Muslumân, Allah, Kur'ân-ı Kerîym düşmânları çoğaldı. Bir de bunlara neden olmak Muslumânlık mı, bilgelik mi?

Sosyal medya üzerinde kimileri Cuma Namazı görüntülerini gönderiyor, beğeniyor, mutluluğunu dile getiriyor; fakat bu görüntülerdeki namaz, namazdan başka her şeye benziyor. Cemaat, imâma uymuyor. Herkes kafasına göre takılıyor. Öyleyse camide veya sokakta namaz kılmanın ne gereği var? Evinde kıl! Kimi aldatıyorsunuz? Kime hava atıyorsunuz? 

Temizlik!

Korona Virüs'ten ötürü Kâbe, camiler titiz bir biçimde temizlik gördü. Şimdiye kadar niçin temizliğe dikkat edilmiyordu? İslâm, Muslumân demek temizlik değil midir?

En azından çevreyi temizlemeyi öğrendik; bir de kalbimizi, beynimimzi, dilimiz temiz tutmayı da bir öğrenirsek; o vakit Muslumân oluruz. Ayrıca İstanbul kurtulur, Türkiye kurtulur, Dünyâ kurtulur. 1400 seneden beri; İslâm'ın imâna getiremediklerini Korona Virüs, imâna az da olsa getirebilir!!!

Allah dînini yüceltmek isterse; birçok neden yaratır. Sözde Muslumânlara bu görevi bırakmaz.

Câhil, okumuş câhil kişinin tam imânı olmaz.

İnsânsal, millî, dînsel konularda doğru bilgi, doğru Türkçe, doğru dil, doğru rehber, doğru kaynak sahibi olmalıyız. Yoksa Şeytân'a ve şeytânsîlara oyuncak oluruz.

Yanlış bilgi, sahte delil etkisiyle kişiler; ya millî değerlere ya dînsel değerlere ya da her iki değere düşmân oluyor. Bunda câhil, okumuş câhil kişilerin rolü çoktur. Ayrıca Kur'ân-ı Kerîym ve hadislerin yanlış biçimde çevirisi, meâli, tefsiri de olumsuz yönde çok etkilidir.

Televizyonların başındaki profesör, hoca kılıklı sözde Muslumânlar da; insânları yanıltmaktadır. Fakat bunların bir kısmı siyasal açıdan destek görmektedir. Oysa olaya bilgi bakımından bakmalıyız. Bunu yapmak için da doğru bilgi sahibi olmalıyız.

Doğru bilgi, evrenseldir. Doğruları dile getirmeliyiz. Yalan, yanlış, sahte bilgilere onay verip insânlara yanılttıktan sonra şikâyet etmek bir şeye yaramaz. Yanlışlar tenkit edilir, düzeltmek için. Yanlışlara engel olunur, olumsuzluklara neden olmamak için. Kişiler; yanlışları doğru diye benimsediğinde bir daha doğruya yönelmezler.

Dar düşünceli Muslumân olmaz. Adam caminin kapısını tekmeliyor, Cennet’e gidecekmiş!!!

Adam camide tuvalete gidiyor leş gibi bırakıyor, adma şadırvanda abdest alıyor, leş gibi bırakıyor.  Çevreye, kişilere zarar veriyor.  Caminin içindeki duvarları, halıları pisletiyor. Cennet’e gidecek!!!

Doğruları dile getirmeliyiz ki, birileri doğrulsun diye!

İleride tam bir Cuma Namazı kılmak umuduyla, dileğiyle

Ramazan Gülsen Türkçe Şâi'ri Yazarı

 
Toplam blog
: 205
: 266
Kayıt tarihi
: 10.06.12
 
 

Tekirdağ, 02.01.1961 doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum. Evli, 3 çocuk bâbâcânıyım. Türkçeci, muha..