Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
349
 

Doğu'dan Batı'ya PKK sorununun çözümü

Bir önceki yazımda, Kürt sorunu adı verilen ancak bu ada sığmayan sorunlar dizisinin, Türk Kürt kardeşliği ya da Türk Kürt çatışması ikileminde dilegetirildiğini, bu dikotominin yanlış olduğunu, (dikotomi bir sınıflama türüdür, örneğin, 'İnsanlar, kadınlar ve erkeklerden oluşur' dediğiniz zaman bir temel sinıflama yapmış olursunuz.) Kürt sorunu adıyla ünlü sorunlar dizisinin, Türk ve Kürt dikotomisi içinde sınıflanamayacağını söylemiştim.

Bu sınıflama aslında basit bir hata değildir. Elbette bu sınıflamayı, fikir sahibi olan ama çözümleme gücü zayıf olan kişiler hata ile yapabilir, ancak temelde, sorunun Kürt Türk ayrımında konulması, ulaşılmak istenen amacı ifşa eden, ona göre şekillendirilmiş, ideolojik ayrımdır. Buna dikkat!

Sorunun adı ve izahı nesnel değildir, ideolojiktir.

Siz sorunun adının ve izahının nesnel konulduğunu düşünürseniz, çözümü de buna göre ararsınız. Bu bir alicengiz oyunudur.

Bu nedenle, siz uyanıksanız, örneğin Ahmet Türk ve diğer bazı DTP üyeleri gibi, sorunu, istediğiniz çözüme götürecek şekilde tanımlarsınız.

Bu kişilerin ve güya daha çok özgürlük için bu kişilerin savlarının sözcülüğünü yapan aydınların söylemlerini dikkatli okursanız, sorunu hep bu temelde aldıklarını ya da almaya sürüklendiklerini görürsünüz, ifadelerinde mutlak bir Kürt ve Türk zıtlığı vardır. Siz iyiniyetliyseniz ama safsanız, bu yanılsamaya düşersiniz, açıkça kandırılırsınız.

Sorun gerçekten etnik anlamda, Kürt ve Türk karşıtlığına dayansaydı, bu zıtlığı dillendirmek ve iki özne halini koruyacak bir çözüm aramak gerçekçi olurdu.

Ancak sorunun adı yanlıştır, bilerek ulaşılmak istenen çeşitli amaçlardan dolayı, yanlış izah edilmektedir.

Güncele ilişkin iki nokta ön plana çıkıyor. Birincisi DTP son zamanlardaki her ölümcül olayda, yukarıda söylediğim mantıkla hareket ederek, tarafların silah bırakması gerektiğini söyleyerek, barış istediğini söylüyor. Barış olmazsa, taraflar silah bırakmazsa, bu tür olaylar olmaya devam edecek diyor. Bu aslında benim nazarımda açıkça şantajdır. Siyasetin sağladığı imkanları kullanarak şantaj yapılıyor. Görünüşte ise, taziye dile getirmektedir. Oysa yapılan, taziyede bulunmayı fırsata dönüştürmektir.

İkinci nokta ise.. Askeri çözümde keskin adımların atılmasıdır.

Irak ile Türkiye arasındaki sınır bölgesinin dağlık arazi olması nedeniyle PKK'li terörist gerillaların orada rahatlıkla korunabildikleri söylenmektedir. Geçmişte sanırım Bülent Ecevit, bu dağları aşarak, Irak içerisinde düz bir arazide tampon bir bölge oluşturulması gerektiğini söylemişti. Böylelikle irtibat kesilmiş olacak idi.

Artık görülen şudur ki, Batı'dan Doğu'ya doğru bir askeri çözüm işe yaramamaktadır. Yapılması gereken, her türlü çatışmayı göze alarak, Doğu'dan Batı'ya bir çözüme gitmektir. Türkiye bu bölgeye inmeyi mutlaka düşünmelidir.

Batı'dan Doğu'ya askeri çözüm 30 yıldır devam ettiğine göre, hala bunu sürdürmek, binlerce Türk vatandaşı asker ile insani varoluşunu Kürt olmakta bulan Kürt kökenli insanların ölmesini sürdürmek demektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 467
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1003
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster