- Kategori
- Siyaset
Doğu Perinçek, ne olduğunu bir türlü anlayamadığım şahsiyet

Nasıl bilirsiniz Doğu Perinçek’i
Bir bilgi.
Somut bir tanıklık.
Bir iddia değil.
Gözlerimizle gördüğümüz ve alabildiğine şaşkınlık içerisinde kalarak, dumura uğradığımız bir durum.
Tam tarih değil ama ortalama bir tarih.
1997 yılı içerisi.
Hani şu “Susurluk hadisesinin” cümbüşünde doruk noktaya ulaşıldığı dönemler.
Kanal 6 denen TV kanalı.
Sıkı bir alt yazı geçiyor.
“Bu akşam saat 20.00’de, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ilginç açıklamalarla “Dinamit Programında” konuşacak.”
Alt yazı aynen bu.
Programın adı “Dinamit”.
Programın yapımcısı Ender Coşkun.
Program başlıyor.
Doğu Perinçek salınarak koltuğuna oturuyor ve Ender Coşkun daha ilk soruyu sormadan sahneye bir başka zatı davet ediyor.
Kim mi bu zat?
O dönem de yayın hayatında bulunan HBB kanalının Genel Yayın Yönetmeni.
Anıyla ve de şanıyla Memduh Bayraktaroğlu.
Memduh Bayraktaroğlu kendisini Çiller’e siper etmiş bir gazeteci.
Televizyon kanalı DYP propagandasından geçilmiyor.
Ve aynı Memduh Bayraktaroğlu köşe yazılarında Susurluk aktörlerini göklere çıkarıyor.
Program yapımcısı Ender Coşkun stüdyoya bir başka isim daha çağırıyor.
Adı Murat olan bir genç.
İlginç bir şahsiyet.
Doğu Perinçek ile olan ilişkisi ise daha bir ilginç bu şahsiyetin.
İşçi Partisinin yayın organı olan 2000’e doğru dergisine kapak olmuş bir kişi Murat.
Bir takım itiraflarda bulunmuş.
Bu itirafları para karşılığında yapmış.
Kendisi öyle söylüyor.
Ve devamında, Doğu Perinçek’in kendisine para verdiğini ve kendisini feci bir şekilde kullandığını ileri sürüyor.
Ve Murat ismindeki gencin başına olmadık belalar açılıyor.
Olmadık işler geliyor başına.
Kısacası, bu düzmece itiraf işinden Murat feci bir kazık yiyerek hayatı kararıyor.
Dönelim biz programa.
Gerek Memduh Bayraktaroğlu ve gerekse de Murat denen şahıs, Doğu Perinçek’e ver yansın ediyorlar ve Doğu Perinçek’i yapımcı Ender Coşkun dahil tek kelime bile konuşturmuyorlar.
Tam bu sırada, Ender Coşkun bir başka ismi telaffuz edeceği sırada, artık çığırından çıkmış olan Doğu Perinçek patlıyor ve ceketinin cebinden bir belge çıkarıyor.
Ve belgeyi kameraya doğru döndererek bağırıyor.
“Bu belge, bu programın yayın akışı hakkındadır. Üç gün önce Genel Kurmay’dan tarafıma gönderilmiştir Ender Coşkun. İstersen bundan sonra programa daha kimleri davet ederek bana komplo kuracaksın, söyleyeyim.” diyerek feryadı figan eyliyor.
Stüdyodakiler şoka giriyor ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar Doğu Perinçek’in bu çıkışından sonra.
Ender Coşkun ve Doğu Perinçek’in anlaşmasına göre, programa, sadece Doğu Perinçek katılacak ve önceden kendisinin de belirlediği sorular etrafında konuşacak Doğu Perinçek.
Şayet başka bir şey söz konusu olacaksa, Doğu Perinçek program yapmamıza gerek yok diyerek EnderCoşkun’a dileklerini sunuyor.
Ender Coşkun ise Doğu Perinçek’e program akışında herhangi bir sapma olmayacağına dair söz veriyor ve ikili anlaşıyorlar.
Sonrasında Ender Coşkun, Doğu Perinçek’e kumpası kuruyor.
Ama bu Doğu Perinçek, öyle yabana atılacak bir şahıs değil.
Nasıl oluyorsa program akışı Genel Kurmay’ın eline geçiyor ve Genel Kurmay program akışını Doğu Perinçek’e gönderiyor.
İlgili belgeyi program da ortaya koyan Doğu Perinçek, stüdyo da olan herkesi adeta şoke ediyor ve programı terk ederek, Kanal 6 stüdyolarından ayrılıyor.
Lakin program devam ediyor.
Memduh Bayraktaroğlu ile Murat ismindeki zevat, Doğu Perinçek hakkında konuşuyorlar ve akla hayale gelmeyecek şeyler söylüyorlar.
Küfür gırla.
Hakaret alabildiğine.
Doğu Perinçek’in kişilik haklarına saldırı deseniz ha keza.
Ve program bitiyor.
İlginç bir programdı vesselam.
Aradan sanırım bir üç yıl ya geçti ya geçmedi.
İstanbul’dayım.
Ablamın evinde kalıyorum.
Gece yarısından sonra herkes yatmış, benim elimde zaping, kanalları tarıyorum.
Bir kanal.
Hani şu Doğu Perinçek’in kanalı var ya “Ulusal Kanal”.
Gözlerime inanamıyorum.
Koltuğun birisinde Doğu Perinçek.
Koltuğun diğerinde Memduh Bayraktaroğlu.
Kol kola girmiş memleketi kurtarıyorlar.
Ve bir birlerine iltifatlar yağdırıyorlar.
Bir dönem Memduh Bayraktaroğlu Kanal 6 televizyonundaki “Dinamit” programında Doğu Perinçek ile ilgili ne de ağır sözler söylemişti.
Ağza alınmayacak bir dolu küfür yerlerde gezmişti.
Aradan geçmiş üç yıl, ikili, küfürleri ve hakaretleri yiyen Doğu Perinçek’in televizyonunda karşılıklı bir güzel muhabbet ediyorlar.
Can ciğer kuzu sarmasıydı mübarekler.
Gözlerimle görmesem ve tanık olmasam inanmam bu ikilinin bir daha bir araya geleceklerine.
Kaldı ki bu ikili siyaseten de çok farklı kutuplarda yer alıyor.
Bu olayı neden anlatma gereksini mi duydum?
Şu Ergenekon hadisesinde birileri, birilerini garip ilişkiler içerisinde konumlandıramıyor.
O birilerine benim söyleyeceğim, kimseye kefil olmayın.
“Ummadığınız taş, baş yarar” dememişler boşuna.