- Kategori
- Mizah
Doğum günü hediyesi:)

Balkonda oturmuş kardeşim Erdal ile muhabbet ediyorduk. Telefonum çaldı. Hemen açtım telefonu. Arayan arkadaştı. Kızgın bir sesle ; Nerdesin ya sen dedi. Nerede olduğuma bakınıp; Evdeyim dedim. Yoksa doğum günümü unuttun mu? dedi. Doğum günü sahibi doğum gününü daha önceden bana haber vermiş fakat ben cep telefonuma doğum günü alarmını kaydetmeyi unuttuğum için unutmuştum. Lafa bak, unuttuğum için unutmuştum.
Hiç unutur muyum canım, bir işim çıktı, birazdan geliyorum tamam mı? deyip kapadım telefonu.
Hediye de almadım kıza he. Üstümü başımı süratle giyinmeye başladım. Akşamın bu saatinde hiç bir yerde hediye alamayacağıma göre ne yapsam acaba ya?... Akşam da doğum günü mü olur ya. Buzdolabıya bakındım. Buzdolabını niye açtım ki ben şimdi. Yiyecek bir şey mi götürsem acaba? 1 kilo kiraz alsam olmaz mı? Veya bakkaldan kornetto dondurma alsam. Öyle kendi içimde alternatif şeyler düşünmeye devam ediyordum. Doğum günü sahibi kitap okumayı çok seviyor.
E kitap okumayı çok seven birisi olduğuna göre o zaman ona kitapçıdan kitap alayım diğmi. Saate bakındım bu saatte hiç bir kitapçı açık değildi. Ne yapsam acaba ya? Hemen odama gelip kitaplığıma bakındım. Evet ya, kitaplıktan bir kitap alır güzelce ambalajlar hediye olarak veririm. Hani bir şey de yapmayabilirim. En azından elimiz boş gitmiyoruz. İyi de hangi kitabı seçeceğim. Kitapçı da kitap seçer gibi ev de kitap seçmeye başladım. Bu kitap olmaz. Belki de bu kitap arkadaş da vardır. Bunun da dış kabı yıpranmış. Ve gözüme Frederic Beigbeder’in kitabı gözüme çarptı.
Ki bu kitabın çok enteresan bir durumu vardır. Türkiye’de ilk kez bir kitabın ismi değişti. Değişen kitap da bu kitaptı. Neden mi değişti? Kitaba gelen zam yüzünden. Kitap ilk piyasaya sunulduğunda 3900 Tl olarak çıkmış, daha sonra 4900 Tl olmuş, ardından 9900 Tl olmuştu. Ne zaman kitaba zam gelse bu kitabın ismi de değişiyordu. Kitabın içine bakındım. Birkaç sayfasında altı çizgili yer gördüm. Kalemlikten macun silgiyi hemen alıp, silgiyle silmeye başladım kitabı. Tabii kitabın içinde yazılanları silmedim. Şey yaparmışım ben. Kitabı komple silermişim. Sonra kitabı tam ambalaj kağıdıyla saracakken, refleks gereği kitabın arkasında fiyat etiketi var mı diye baktım. Evet fiyat etiketi kitabın arkasında duruyordu. Fiyat etiketini sökmeden kitabı ambalajladım. Çünkü kitabın ön sayfasında kocaman bir etiket vardı.
Serdar Pakırel