- Kategori
- Gündelik Yaşam
Doğum günü kızı!

Kendimizi özel hissetmeyi severiz ya, bu fırsatların en iyisidir doğum günleri; yani en azından yılda bir kez garanti!
Evlilik günü dünyanın merkezi oluğunuzu düşündüren tek gündür, birden fazlası dahi dünyanın etrafınızda dönmesi hissini değiştirmemektedir, şahsen test edilip onaylanmıştır!
Bir de anne/baba olunduğu gün vardır, en özel gündür lakin mutluluğun yanına bir şaşkınlık ve elbette ki bir korku eklenmiştir!
Bugün benim özel bir günüm, zira doğum günüm…
Hep merak etmişimdir: Herkesin en sevdiği ay vardır, mesela ben Eylül ayını çok severim ama İzmir’e en çok Eylül yakıştığından mıdır, yoksa içgüdüsel olarak herkes doğduğu ayı mı en çok sevmektedir?
Bir ara minik bir anket yapmıştım lakin pek de sağlıklı bir sonuç elde edememiştim!
Neyse…
Bugün benim doğum günüm…
Gülhan Hanım ve Güngör Bey’in aşk evliliklerinin ilk meyvesine isim bulmakta hiç zorlanılmamış: Her ikisinin isimlerinin ilk heceleri birleştirilivermiş…
Şeftali suratlı, kadife kafalı bir bebekmiş Gülgün, ilerleyen aylarda kolları “Kabak dolması” denilerek ısırıldığında annesinin içinin cız ettiği…
İlle de özel günleri beklemem, her fırsatta söylerim ama her doğum günümde mutlaka anne ve babama teşekkür ederim!
Beni dünyaya getirdiğiniz için, derim, çok teşekkür ederim!
En iyi genlerinizi verdiğinizden, mutlu bir çocukluk geçirmemi sağlamanızdan, gençliğimi yaşamama olanak tanıdığınızdan dolayı…
Dürüstlüğün bir erdem olduğunu, başarının ancak emek harcayarak kazanılacağını öğrettiğinizden…
Kimsenin sahip olduklarına göz dikmeme, kıskanmama, insan kullanmama konusundaki örnek davranışlarınız için…
Hakkaniyetin, iyi niyetin, samimiyetin, merhametin ve alçakgönüllülüğün bünyemde var olmasına neden olduğunuz için çok teşekkür ederim!
Babama bir de göz rengi olarak ayrı bir teşekkürüm var; mesajlar alıyorum bazen “Ne güzel gözleriniz var”, diyorum ki “Rahmetli babamın armağanı onlar!”
Annem daha bir gözümüm içine bakıyor son yıllarda, belli ki Güngör Bey’i çok özlüyor…
Neyse…
Yaşamımda var olmuş, olan herkese teşekkür ederim; kah kiminin boynunda ağlamış, kimiyle çılgın kahkahalar atmışızdır, kah ağlatmıştır biri, ya da fena halde canımı yakmıştır, ancak bir gerçek var ki: Her biri şu anda sahip olduğum birikimlere mutlaka bir katkı sağlamıştır!
Bu kadar laf yeter, şimdi şımarma vakti!
Eyyo!... İyi ki doğmuşum ben!..