Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '10

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Doktor ve Müzikolog

Doktor ve Müzikolog
 

Dr.Suphi Zühdü Ezgi


Dokuz günlük bir bayram tatili geçirdik, havalarında güzel olması nedeniyle, yapılan ziyaretlerden, gezmelerden yaşlısı, genci muhakkakki çok memnun kaldılar. Tabi ki, üzücü olan yine trafik canavarına hayatlarını kaptıranların üzüntüsü ve acısını yaşamak oldu.

Efendim, benide mutlu kılan, değerli bir doktorun, müzikoloğun, oğluyla tanıştırılmam, kısada olsa sohbet etmek oldu. Diş Doktoru olan, Bedii Ezgi Beyin Beykoz'lu olduğunu sohbet esnasında öğrendim. Şimdiki merkez caminin yanında İlk okulda okuduğunu, Tarabya'ya bakan çok güzel manzaralı evlerinin olduğunu, daha sonra buradan, ayrıldığından bahsetti. Bedii beyin yaşının seksenin üstünde olduğunu da burada söylemek lazım. Bedii beyler üç kardeşler, iki erkek birde 1921 yılında ölen Suphiye hanım.

Bedii Beyin babası ünlü Suphi Zühdü Ezgi'dir. Kendisi doktor, asker ve müzikoloğ olarak Türk S.M çok eserler vermiştir. Kısaca Suphi Z.Ezgi'den bahsetmek isterim, daha geniş bilgiye google dan ulaşılabilir.

Dr. Suphi Ezgi 1869 yılında Üsküdarda dünyaya geldi, babası Posta, Telgraf Muhasebe Kalemi Mümeyyizlerinden İsmail Zühtü Bey, annesi Mevlevilik tarikatına mensup İmrahor İmamı Kamil Efendi'nin kızı Emine Hanım'ın oğludur. Orta öğretimini tamamladıktan sonra ''Tıbbiye-i Şahane'' ye girdi, 1892 yılında Tabip yüzbaşı olarak mezun oldu.

Bingazi savaşına katıldı. (1911) Daha sonra istanbul'a döndü, Albaylığa terfi etti ve Beykoz Servi Burnu Hastanesi Baştabibi oldu. 1923 yılında İzmir Kızılay Doktorluğuna tayin edildi. 54 Yaşında emekliye ayrılarak İstanbul'da kendini tamamen müziğe verdi. 1932'de Belediye Konservatuar '' Tasnif Heyeti'' ne girdi.Burada Rauf Yekta Bey, Ali Rıfat Çağatay, Ahmet Irsoy, Mesut Cemil ile uzun yıllar çalıştı. 1947 Yılında bu görevinden ayrıldı. Sağlığının bozulması, özellikle gözlerinin iyi görmemesi gibi nedenlerle, Beykoz'daki evinde inzivaya çekildi. Burada sadece öğrencileriyle görüşüyordu. Eşi, Emine Hanım öldüğünden yanlız yaşamaktaydı. Bir gece evinde bir hırsızın saldırısına uğruyor, hastaneye kaldırılıyor, yapılan tüm tedavilere rağmen 12 Nisan 1962 yılında ölüyor ve Zincirlikuyu Mezarlığına defnediliyor.

Dr.Suphi Ezgi, ağarmış sakalına kına koyduğu içinde Beykoz'da kınalı doktor olarak anılırdı.

Bestekarın eserlerinden bir ikisiyle sohbetimizi tamamlıyalım;

Makam; acem- Form; şarkı- Usul; Devr-i hindi, (1955)

Bir görüşte çeşmi mestinle esir ettin beni.

Sızlıyor mahzun gönlüm görmesem birgün seni

Gözlerim pür iştiyak, görmek diler nazik teni

Sızlıyor mahzun gönlüm, görmesem birgün seni.

Makam; tahir- Form; şarkı- Usul; aksak

Hani aşkın deme, maziyi bırak dinletme

Bu yanık sineyi söyletme kuzum, söyletme

O kırık teldeki sessizliği sev inletme

Bu yanık sineyi söyletme kuzum, söyletme.

Makam; Bayati- Form; Beste Usül; Berfşan

Bin cefa görsem ey sanem senden

Bu ne sözdür ki usanam senden

Talihimdir seni vefasız eden

Sanma ki ben onu sanam senden...

 
Toplam blog
: 465
: 1550
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ..