- Kategori
- Tıp
Doktorların Bilinmeyen Yönleri

Tıp Bayramı, ilk kez, 1. Dünya savaşı sonunda, İstanbul’un işgal edildiği günlerde, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak 1919 yılında kutlandı.
Günümüze kadar gelen bu 14 Mart kutlamaları, artık içinde bulunduğu haftayı da kapsayacak şekilde, “Sağlık Haftası” olarak kutlanıyor.
Bu senede bazen “duygusuz” bazen de “çok paracı” dediğimiz doktorların 14 Mart Tıp bayramı geldi geçti.
Bu bayramda, doktorlukla ilgili halkımızın bilmedikleri noktalara değineyim dedim.
Bir defa halkımız, doktorların hayatlarının en iyi dönemlerini insanlara yararlı olmak için heba ettiklerini bilmezler.
İnsanlara yararlı olmak için doktorların yirmili ve otuzlu yıllar geçiyor.
İyi güzel ama, geçen yıllar bir daha geri gelmiyor.
Tıpta okurken, o kadar pahalı kitapları almakta zorlanmış doktorların, bir çok gece gerek nöbet için, gerekse ders çalışmak için uykusuz kaldığını, çoğu insan yine bilmez.
Pek çok doktorun, insanlara hizmet etmek için evliliklerini, çocuklarını kurban etmiş olduğunu da bilmez.
Ayrıca istatistikler göstermektedir ki, doktorlar sık sık hastalarından daha kötü acılar çekmektedirler.
Çoğu doktor, meslekleri nedeniyle yaşadıkları stresden ve de acıdan olsa gerek 50’li, 60 lı yaşlarda dünyaya veda ederler.
Ve de unutulur giderler.
Ve de kimse bilmez, hizmet aşkı ile yıkılmış bir evlilik onarılamaz.
Doktor babasının sürekli ihmali yüzünden yıkıma uğramış çocukların ahlakını kimse düzeltemez veya çocuklarını eski haline geri getiremez.