- Kategori
- Ekonomi - Finans
Dolar nereye gidiyor?

Piyasalarda çok ciddi dalgalanmalar var.
Krizin başlangıç tarihi olarak görülebilecek, Temmuz 2007...
Krizin çıkış yeri ABD! Nedeni, mortgage kredilerinin problemli yapısı!
Bizim gibi gelişmekte olan ülkelere yansıma tarihi olarak da Eylül 2008 tarihini gösterebiliriz.
Eylül 2008 tarihinden bu güne kadar TL’nin seyrine baktığımızda, Dolar karşısında, yaklaşık olarak yüzde 39, 3 değer kaybettiğini görüyoruz. Ve her geçen gün biraz daha bu değer yükseliyor.
Krizi bizim gibi yaşayan ülkelerden birisi olana Brezilya’nın parası Reali ise yüzde 35, Meksika'nın Pezosu yüzde 44, Polanya'nın Zlotysi'i yüzde 59, 19, Macaristan'ın Forint'i yüzde 47, 66, Çek Cumhuriyeti'nin para birimi yüzde 29, Kore'nin parası yüzde 40, Güney Afrika'nın parası yüzde 30 değer kaybetmiş...
Liste böyle uzayıp gidiyor, bir kısmı az bir kısmı çok ama aşağı yukarı bütün ülkelerde ciddi şekilde finans piyasalarında dalgalanma var.
Şimdi akıllara gelen soru şu; Krizin beşiği ve kaynağı ABD! Niye ABD parası, diğer ülke paraları karşısında değer kazanıyor?
Bir uzmanın söylediğine göre; hala ABD Hazinesi ve Merkez Bankası, dünyanın en güvenilir kurumlarıymış! Tüm dünyada parası olanlar, ABD’nin çıkarttığı Hazine Bonosuna ve Merkez Bankası kâğıtlarına yatırım yapıyormuş!
Birde; bir ülkenin reel sektörünün sağlamlığı, o ülkenin Borsası ile belirleniyor.
Bu kriz sürecinde; ABD borsası yüzde 40, Frankfurt'un yüzde 39, Japonya'nın yüzde 40, Türkiye yüzde 35, Brezilya yüzde 28, Meksika yüzde 32, Polonya yüzde 42, Macaristan yüzde 48, Çek Cumhuriyeti yüzde 50 civarında, Rusya yüzde 58, Kore yüzde 28, Güney Afrika borsasının da yüzde 29 değer kaybettiği ekonomik bültenlerde açıkça görülüyor!
Kriz döneminin finansal piyasalardaki dalgalanmaları, gerek para birimi gerek borsa ölçeğinde baktığımızda, ortalık toz duman! Ve tabi birçok ülkede bunun yansıması benzer şekilde oluyor.
Bu arada, krize paralel olarak; dünyada sanayi üretiminde yüzde 10 ile yüzde 40 arasında daralma söz konusu! Bunun sonucunda da, ihracatın da farklı olmayacağını anlamak için iktisat uzmanı olmaya gerek yok.
Bu kriz ile ilgili ülkemizin ekonomik verilerine bir bakalım:
Bankaların toplam kredi hacmi 368-370 milyar TL.
Kamu bankaları bu krizden önce piyasaya likidite sağlarken, iki kamu bankasından bir seferde verilen 750 milyon Dolar’ın bankaları nasıl zor bir duruma soktuğu hemen kendisini gösteriyor.
Durum böyle olunca da kamu bankalarının likidite sağlama gibi bir özellikleri de kalmıyor.
Şimdi öyle bir konumda olmadıkları gibi, bankalar arası piyasadan kaynak arayışı içindiler.
İşte Türkiye’nin ekonomik verileri ve reel sektörün durumu…