- Kategori
- Ekonomi - Finans
Doları pul yapacak son hamle kimden gelecek?

ABD Dolarının hakimiyetini, talebini ve rezerv tutulmasının önüne geçmek için bazı devletler önlem almaya başlamış gibi görünüyor. Türkiye-Rusya, Çin –Rusya arasındaki ikili ticaretlerde artık Dolar yerine karşılıklı paralarla kontratlar yapılabilecek ve ödemeler yerel paralarla yapılacak.
Çin ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 50 milyar dolardır. Bu uluslar arası platformdaki Dolarla yapılan ticaretler içinde çok küçük bir rakamdır. Ayrıca karşılıklı yapılacak anlaşmalarda paraların değerini ölçmenin kriteri yine ABD dolar paritesi olacaktır. Bu durum tabi ki Dolar talebine etkisi olmaz. Bunun yanında bu ticaret için iki ilke de ellerinde Dolar tutmak zorunda kalmazlar.
Dürüstçe söylemek gerekirse uluslar arası likidite dengesi ve istikrar için ABD Dolarının dalgalı kurun da etkisiyle anlık hareketleri emerek dengeleyici bir işlevi vardır.
Her şeyden önemlisi, Doların için kritik öneme sahip bir tek Pazar var: Petrol piyasası.
1970 yılında Suudi Arabistan’la yapılan anlaşmanın ardından petrol alıp satmak için sadece ABD Doları ile yapılmaya başlandı. Bu ABD Doları için çok belki de en önemli zaferdi. 1971 yılından sonra bu durum altın standardının bozulmasına neden oldu. OPEC’in de petrol ticaretinde Doları seçmesi Dolar için her şeyi değiştirdi.
Bu durum her devletin petrol almak için ABD Doları tutmasına gerekçe oldu. Bu tarihlerden sonra diğer uluslar arası emtia ticareti de dolarla kontrat ve ödeme yapma alışkanlığını geliştirmişti.
Her devlet petrol almak için para satmak ve Dolar talep etmek zorundayken, kağıt printleyerek (para basarak) petrol ithal edebilen tek ülke ABD olmuştur. Bu, ABD’nin dünyada sürekli olarak hakim olmasının, zenginleşmesinin en temel nedenidir.
Rusya ile Çin’in ikili anlaşmasının sonucunda açık verecek olan Rusya Çin’e petrol gönderecektir. Bu durumda Çin petrol kontratlarında Dolar talep etmek zorunda kalmayacaktır. Bu da kısmi olarak doları terk ediştir.
Çin’in içerde ve dışarıda enerji şirketlerine yaptığı yatırımlarında başka para tercih etmesi, petrol-Dolar ikilisinin dengesini bozmaya başlayacağı kesindir.
Yılda 2.3 Trilyon Dolarlık petrol tüketimi, alışverişte Dolar ihtiyacını gerektirdiğinden her devlet rezervinde Dolar tutmak zorundadır. Bu durum ABD dolarının değerini olduğundan daha yüksek olarak kalmasına ve bu durumun devamına neden olmaktadır.
ABD Dolarının kaderi artık Suudi Arabistan ve OPEC’in elinde duruyor. Dünya petrol çıkışının 2/3’ü bu organizasyonun elinde. Bu da yaklaşık 1.5 tirlyon Dolar talebinin altının boşalması demektir. Bu da Doların sonu demektir.
İşte bu nedenlerle değerli madenlere yatırım yapılması önemini korumaktadır.
Çin ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 50 milyar dolardır. Bu uluslar arası platformdaki Dolarla yapılan ticaretler içinde çok küçük bir rakamdır. Ayrıca karşılıklı yapılacak anlaşmalarda paraların değerini ölçmenin kriteri yine ABD dolar paritesi olacaktır. Bu durum tabi ki Dolar talebine etkisi olmaz. Bunun yanında bu ticaret için iki ilke de ellerinde Dolar tutmak zorunda kalmazlar.
Dürüstçe söylemek gerekirse uluslar arası likidite dengesi ve istikrar için ABD Dolarının dalgalı kurun da etkisiyle anlık hareketleri emerek dengeleyici bir işlevi vardır.
Her şeyden önemlisi, Doların için kritik öneme sahip bir tek Pazar var: Petrol piyasası.
1970 yılında Suudi Arabistan’la yapılan anlaşmanın ardından petrol alıp satmak için sadece ABD Doları ile yapılmaya başlandı. Bu ABD Doları için çok belki de en önemli zaferdi. 1971 yılından sonra bu durum altın standardının bozulmasına neden oldu. OPEC’in de petrol ticaretinde Doları seçmesi Dolar için her şeyi değiştirdi.
Bu durum her devletin petrol almak için ABD Doları tutmasına gerekçe oldu. Bu tarihlerden sonra diğer uluslar arası emtia ticareti de dolarla kontrat ve ödeme yapma alışkanlığını geliştirmişti.
Her devlet petrol almak için para satmak ve Dolar talep etmek zorundayken, kağıt printleyerek (para basarak) petrol ithal edebilen tek ülke ABD olmuştur. Bu, ABD’nin dünyada sürekli olarak hakim olmasının, zenginleşmesinin en temel nedenidir.
Rusya ile Çin’in ikili anlaşmasının sonucunda açık verecek olan Rusya Çin’e petrol gönderecektir. Bu durumda Çin petrol kontratlarında Dolar talep etmek zorunda kalmayacaktır. Bu da kısmi olarak doları terk ediştir.
Çin’in içerde ve dışarıda enerji şirketlerine yaptığı yatırımlarında başka para tercih etmesi, petrol-Dolar ikilisinin dengesini bozmaya başlayacağı kesindir.
Yılda 2.3 Trilyon Dolarlık petrol tüketimi, alışverişte Dolar ihtiyacını gerektirdiğinden her devlet rezervinde Dolar tutmak zorundadır. Bu durum ABD dolarının değerini olduğundan daha yüksek olarak kalmasına ve bu durumun devamına neden olmaktadır.
ABD Dolarının kaderi artık Suudi Arabistan ve OPEC’in elinde duruyor. Dünya petrol çıkışının 2/3’ü bu organizasyonun elinde. Bu da yaklaşık 1.5 tirlyon Dolar talebinin altının boşalması demektir. Bu da Doların sonu demektir.
İşte bu nedenlerle değerli madenlere yatırım yapılması önemini korumaktadır.