- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
Domuz gribi nasıl anlaşılır? Aşısı caiz mi?

Ülkemizde birileri için söylenen bir laf var ya hani “Domuza bir şey olmaz” diye…
Şu Domuz Gribi konusunda neler yapılması gerektiği halka bir türlü anlatılmıyor. Sağlık Bakanımız çıkıp “Domuz Gribi” nedeniyle 21 milyon kişinin hastalanabileceğini, önlem alınmazsa 5 bin kişinin ölebileceğini, önlem alınsa bile 8 milyon kişinin gripten etkileneceğini, 400 kişinin gripten öleceğini söylüyor.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri(Müsteşar Yardımcısı) tarafından yapılan açıklamalarda, Domuz Gribi aşısının yolda olduğu, gelen aşıdan öncelikle Hacca gideceklerin yararlanacağını, sonra sağlık görevlileri, güvenlik görevlileri… Diye devam edip gidiyor. Aslında önceliğin çocuklarda ve sağlık personelinde olması gerekirken, iktidarın tercihi olarak Hacca gidenler öne alınmış.
Domuz Gribi aşısının ne zaman geleceği, ne kadar geleceği tam olarak belli değil. İş yine başa düşüyor. Herkes kendi tedbirini kendisi alacak. Öncelikle aile bireyleri olarak kendimizi korumaya çalışacağız. Nasıl mı?
Şöyle: Önceliği “Domuz Gribine” yakalandığımızı nerden anlayacağız? Sorusu verelim. Uzmanların verdiği ve benim de değişik kaynaklardan edindiğim bilgilere göre;
DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ :
* Yüksek ateş,
* Göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı,
* Boğaz ağrısı,
* Öksürük,
* Genel vücut ağrısı,
* Halsizlik, bitkinlik, üşüme şeklinde...
Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishalin de görülebileceği belirtiliyor
Ancak Türkiye'deki son vakada ( Ankara'daki Bilkent İlköğretim okul bir hafta tatil edildi.) yüksek ateş görülmemiş. Domuz gribine yakalanan çocuğun sadece burun akıntısı varmış.(Önce 1 öğrenci denildi. Şu anda öğrenci sayısı 10"a çıktı.)
VİRÜS NASIL BULAŞIYORMUŞ?
* En yaygın olarak solunum yoluyla bulaşıyormuş.
* Virüsü taşıyan kişi öksürüp hapşırırsa, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz bile size bulaşabiliyormuş.
* Havaya saçılan parçacıklar havada uzunca bir süre kalabiliyormuş. İşte o parçacıkların solunması neticesinde, solunum yoluyla kişiye geçiyormuş. * Öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşerek de hastalık bulaşıyormuş.
* Hasta kişilerin mutlaka izole edilmesi, toplu bulunulan yerlerden uzak durması, maske takması lazımmış. * Elle temasta da bulaşabiliyormuş. Ellerin sık sık mutlaka yıkanması gerekiyormuş.
ALMAMIZ GEREKEN ÖNLEMLER :
* Öpüşmeye, tokalaşmaya biraz ara… * Hastalık bulaştırma bilinciyle, hastaların, öksüren kişilerin maske takması, öksürüp aksırırken mendil kullanmanın alışkanlık haline getirilmesi gerekiyormuş. * 65 yaş üzerindeki kalp akciğer rahatsızlığı olan kişilerde, küçük çocuklarda, hamile kadınlarda ateşin düşürülmesi gerekirken, sağlıklı olup grip olanlarda ateşi düşürmemek lazımmış. Ateş insana rahatsızlık verip, metabolizmayı hızlandırarak, kalp atışlarını artırıyormuş. Ateş bunca kötülüğe rağmen, virüslerin ölümüne yol açıyor ve vücudun direncinde önemli işlev görüyormuş. Yani bir çeşit savunma mekanizması gibi işliyormuş.
Gelelim Domuz’un etine: Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına ilişkin bulgunun olmadığı ve virüsün, 70 derece ısıtılınca öldüğü de uzman görüşü. Tabi yiyenler için.
Bu işin birde dini boyutu var! Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hamza Aktan, domuz ile domuz gribi virüsü arasında hiçbir ilişki olmadığını belirterek, ''Olsa bile sonunda ölüm tehlikesi varsa domuz etini yemek bile caizdir'' diyerek Fetva vermiş. Yani Domuz Gribi Aşısı’nın hiçbir sakıncası yokmuş!
.