- Kategori
- Gündelik Yaşam
Dönen alçak olsun

Ön balkon çok güneş aldığı için ancak akşamları oturabiliyoruz. Bugün de sabahtan beri yağmur havası vardı. Güneş yağmur bulutlarının arkasından bir görünüp bir kayboluyordu. Bir taraftan da tatlı tatlı esen yağmur rüzgarı...
Mert’e, “hadi yemeğimizi balkonda yiyelim ama deniz gören taraf benim” dedim
- Annem gök gürlüyo yağmur yağacak ne balkonu... diye sızlandı
- Niyete aldım bikere. Dönen alçak olsun... dedim ve yemek masasını balkona taşıdık
Huşû içinde yemeğimizi yemeye başladık. Kısa bir süre sonra yağmur başladı. Bir taraftan yemeğimizi yerken bir taraftan da sokakta yağmurda kaçmaya çalışan ama kaçamayıp ıslanan insanları seyrettik
Mert o ara, “anne ben ıslanmaya başladım içeri girelim” dedi
Sandalyeni yanıma çek otur dedim. “Anne yaa niye kasıyosun ıslanıyoruz işte" diye sızlandı. Hiç oralı olmadığımı görünce de eli mahkum sandalyesini yanıma çekip oturdu.
Yüzüme baktı ve kahkahayla gülmeye başladı. Neye güldüğünü anlamak için saf saf yüzüne baktım.
- Şu halimize bak yanyana da oturduk jüri üyelerine benzedik sayende.. diyerek gülmesine devam etti. Yalnız kalmasın diye ben de eşlik ettim...
Yavaş yavaş yağan yağmur kısa bir süre sonra avanak ıslatan yağmura dönüştü. Daha sonra da bardaktan boşanırcasına yağmaya başladı. Bir taraftan da şimşek çakıyordu
- Hadi evlat hareket saati, masayı tut da içeri taşıyalım... dedim
- Hani dönmek yoktu anne... dedi
“Sözünden ilk dönen alçak ben miyim dedim” ve masayı içeri taşıdık. Televizyonu açarak yemeğe kaldığımız yerden devam ettik. İnsanlar çıldırmış gibi kolbastı oynuyordu. Bu oyunu çok sevdiğim için televizyona kitlendim.
- O kadar arkadaşın var bi kolbastı grubu kurmadınız!
- Olur anne tek eksiğimiz kolbastı, onu da oynadıkmı sen sağ ben selamet...
:) İyi bayramlar (19 Mayıs Gençlik Bayramı’nız da kutlu olsun)