- Kategori
- Anılar
Dönüş yolunda... Son durak... Son kapı...

Merhaba,
İnsanların yüzlerindeki ifadeye dikkatli bakarsanız son durakta inenlerde bir hüzün ama vakur bir hüzün görürsünüz... Yolun sonuna dek kimseyi yalnız bırakmamanın keyfiyle karışan en sonunda yalnız kalmanın hüznü okunur o yüzlerde...
Ertesi gün aynı otobüste gelenlerin hepsine merhaba demenin keyfine varır o yüzler... İlk o görür insanları, yüzlerinden hemen anlar gecesi kötü geçmiş olan adamı, sınava çalışamamış öğrencinin ne yapmalı telaşını, bütün gece çocuklarla uğraştığı yetmemiş gibi bugün de bir sürü yapacak olan kadının iş stresini...
Yaşanan tezat, yalnızlığını unutursun başkalarının hayatlarında... Onlara üzülür sanki kendi derdin kalmamış gibi; onların derdini daha büyük görürsün kendininkinden... Bir zamanlar sevdiğin kadının kocasıyla olan dertlerini çözmeye kalkarsın haddin olmadan, kendi anneni aramadığın zamanlarda neden anneni aramıyorsun diye azarlarsın arkadaşını ve annelerin çocuklarına ne kadar da hasret olduğundan dem vurursun başkalarına... Para pul değil dersin önemli olan, mutluluk ve sağlıktır asıl; kendi hayatında maddi işlerle boğuşurken...
En çok koyan yanından, önünden, sağından solundan geçerken aşkların, onu görmemeleridir... Her şey dönüş yolunda başlar... Yaşanmışlıklara dahil herşeyin dışındayken, yıllarca unutulmuş, aranmamışken bir anda akla gelivermek çok traji komiktir... Ne kadar hazindir bir de sen vardın o zamanlarda beni seven değil mi denmek? Değerlendirilmemiş alternatif olarak hatırlanmak, keşke seni seçseydim denmek... Hep dönüş yollarında farkedilmek gerçekten çok acı...
Yorgun kalbin üzgündür ama keyiflidir... Bir zamanlar görülmemiş olsan da kalplerin dışında da kalsan sonbahar güneşidir içini ısıtan; yalancı bir sıcaklıktır içini avutan... En azından doğru adam sensindir geç olsa da... Yalnız geçen günlerin bedelidir belki de doğru adam olmak ama tek başına...
Kırık kalpler mezarlığında elinde çiçekler tek tek dolaşırsın tüm anıları; keşke zamanında olsaydı dersin ama hiç bir şeyi eski haline getirme gücün yoktur...
Yine de geceleri yalnız uyuyan adamın huzuru hiç bir şeye değişilmez, tarifi mümkün olmayan bir hafiflik, bir insanın gönlüne sığmayacak engin bir sevgi dolar hayatına...
Renklerle kaplanır hayatın baştan aşağı ama kahverengi tonlarda...
Hayatının son baharına atarsın adımlarını, son dönemeç olduğunu bile bile yine de umutla bakarsın hayata...
Şişman masal kahramanının son nefesleridir alıp verdiğin...
Tek başına ve son durakta inen adamın haklı gururuyla... Açacağın son kapının seni nereye götüreceğini bilmeden uzanır ellerin, açarsın... Büyük bir boşluk...
Sevgilerimle...
İnsanların yüzlerindeki ifadeye dikkatli bakarsanız son durakta inenlerde bir hüzün ama vakur bir hüzün görürsünüz... Yolun sonuna dek kimseyi yalnız bırakmamanın keyfiyle karışan en sonunda yalnız kalmanın hüznü okunur o yüzlerde...
Ertesi gün aynı otobüste gelenlerin hepsine merhaba demenin keyfine varır o yüzler... İlk o görür insanları, yüzlerinden hemen anlar gecesi kötü geçmiş olan adamı, sınava çalışamamış öğrencinin ne yapmalı telaşını, bütün gece çocuklarla uğraştığı yetmemiş gibi bugün de bir sürü yapacak olan kadının iş stresini...
Yaşanan tezat, yalnızlığını unutursun başkalarının hayatlarında... Onlara üzülür sanki kendi derdin kalmamış gibi; onların derdini daha büyük görürsün kendininkinden... Bir zamanlar sevdiğin kadının kocasıyla olan dertlerini çözmeye kalkarsın haddin olmadan, kendi anneni aramadığın zamanlarda neden anneni aramıyorsun diye azarlarsın arkadaşını ve annelerin çocuklarına ne kadar da hasret olduğundan dem vurursun başkalarına... Para pul değil dersin önemli olan, mutluluk ve sağlıktır asıl; kendi hayatında maddi işlerle boğuşurken...
En çok koyan yanından, önünden, sağından solundan geçerken aşkların, onu görmemeleridir... Her şey dönüş yolunda başlar... Yaşanmışlıklara dahil herşeyin dışındayken, yıllarca unutulmuş, aranmamışken bir anda akla gelivermek çok traji komiktir... Ne kadar hazindir bir de sen vardın o zamanlarda beni seven değil mi denmek? Değerlendirilmemiş alternatif olarak hatırlanmak, keşke seni seçseydim denmek... Hep dönüş yollarında farkedilmek gerçekten çok acı...
Yorgun kalbin üzgündür ama keyiflidir... Bir zamanlar görülmemiş olsan da kalplerin dışında da kalsan sonbahar güneşidir içini ısıtan; yalancı bir sıcaklıktır içini avutan... En azından doğru adam sensindir geç olsa da... Yalnız geçen günlerin bedelidir belki de doğru adam olmak ama tek başına...
Kırık kalpler mezarlığında elinde çiçekler tek tek dolaşırsın tüm anıları; keşke zamanında olsaydı dersin ama hiç bir şeyi eski haline getirme gücün yoktur...
Yine de geceleri yalnız uyuyan adamın huzuru hiç bir şeye değişilmez, tarifi mümkün olmayan bir hafiflik, bir insanın gönlüne sığmayacak engin bir sevgi dolar hayatına...
Renklerle kaplanır hayatın baştan aşağı ama kahverengi tonlarda...
Hayatının son baharına atarsın adımlarını, son dönemeç olduğunu bile bile yine de umutla bakarsın hayata...
Şişman masal kahramanının son nefesleridir alıp verdiğin...
Tek başına ve son durakta inen adamın haklı gururuyla... Açacağın son kapının seni nereye götüreceğini bilmeden uzanır ellerin, açarsın... Büyük bir boşluk...
Sevgilerimle...