Dört mevsimlik evlilikler... Ömür boyu hüzün!.. Ve dökülür yaprakları tek tek sonbaharda aşkların... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '12

 
Kategori
Güncel
 

Dört mevsimlik evlilikler... Ömür boyu hüzün!.. Ve dökülür yaprakları tek tek sonbaharda aşkların...

Dört mevsim... Her biri diğerinden güzel... Kışın yağan kar; kapatsa da yolları, izleri, geçit veremese de yolcuya, garip gurebaya, bambaşkadır... Yağmur ile kar konuşur hatta ve yağmur der ki kara: Sen ne kadar yağarsan yağ, kapla her yeri istediğin kadar; ben damla damla yağarım üzerine üzerine eritirim seni... Kar da der ki yağmura: İyi ama ben senden çok sevilirim. Benimle top oynarlar, adam bile yaparlar benden!..

Gelelim konuya, aşkın dört mevsimi dedik... Ve dökülür yaprakları tek tek sonbaharda aşkın!.. diye de ilave ettik.

Aşkın bahar mevsimi tanışma ve her ne hikmetse de hemencecik sevme dönemidir. Söz ve nişana bile gerek duyulmaz, olabildiğince süslü davetiyeler dağıtılır; süslü konuklar eşliğinde, alkışlarla "Dünya Evi"ne girilrir. Kınayı da çoğu bilmez, "Kına Gecesi" de yapılmaz... Cep telefonları, bilgisayarlar, aynı okullarda okumalar, aynı işyerinde çalışmalar, arakadaş önerisiyla tanışma... Herşey çok hızlı gelişir... Nerede iki Halk ve Hakk aşığı Emrah'ın sevdikleriyle tanışmaları, nerede bu zamandaki sevenlerin tanışamaları!.. Erzurumlu Emrah bir başka uzun hikaye, Ercişli Emrah'ın Selvihan'la olan hikayesi daha başka...

Bahar mevsimi çabucak geçer... Sımsıcak yaz mevsimi gelir.

Bu mevsimde yanar yeni aşklar, çıra gibi... Bahaneler bulunur... Yapılacak fedakarlıklar unutulur, "Allah bir yastıkta kocatsın" duası da hatırlanmaz... Tartışmalar çekilmez olur. Borçlar birikir bir yandan ; ödenemez; yığıldıkça yığılır... Eşlerden biri gider, biri kalır... Eğer varsa merhametli, vicdanlı akrabalardan biri veya  birkaçı devreye girer; barışırlar, bir müddet de yarı barışık yarı dargın yürütürler evliliklerini...

Ne demiştik?!.. Ve dökülür sonbaharda tek tek yaprakları aşkın!.. D ö k ü l ü r . . . Yapraksız kalır ağaçlar... Meyveleri zaten yoktur, koparılıp yenmiştir geçen yazla birlikte...

Eskilerin deyimi ile "hissikablelvuku" sahibi olmak da gerekmiyor; görünen köy kılavuz istemiyor. Büyük şehirler yutuyor sevgileri... Aileleri geçmişinden koparıyor... Ağaçların yaprakları varsın dökülsün dökülmesine de, sevgilerin yaprakları dökülmese... Yok bir umut da yok; kurtaracak da yok!.. Umut vicdanların yeniden yer etmesi, yediden yetmişe herkeste...

Kış mevsimi gelir... Güvenilen dağlara kar yağar... Yollar herşeye, herekese kapanmıştır... Ayrılık bir kor ateş olur, durur içimizde...

Derken tekrar internet, tekrar eş aramalar...

Bu kez önceden beğenilmeyenler de gözden geçirilir...

Ama çok zor!... Tren bu zamanda çok çabuk kaçıyor; çünkü trenler de artık hızlı...

Çare ne midir?!.. Annelerimizin, ninelerimizin; baba ve dedelerimizin; örnek olabilmiş büyüklerimizin hayatına benzer hayatlar yaşamak!...

Bir halk türkümüzün iki dizesi şöyledir: Beni ağlatma ki sen de gülesin   /   Hem murada hem maksuda eresin...

Kimse murada eremiyor; ağlayanlar var ve öyle de çoklar ki!.. Demek ki ağlatanlar var...

Aşkın dört mevsimi dedik... Tanışma, Yanma, Yaprakların tek tek dökülmesi ve güvenilen dağlarına sevdaların kar yağması...

Ve dökülür yaprakları tek tek sonbaharda, ağaç misalince sevdaların...

Bir kısa not da şöyle yazayım: Efendim okullardaki sınıflarda artık "Akıllı Yazı Tahtası" olacakmış ve bir de "Tablet" kullanılacakmış. Toplum tümden mutlu, sağlıklı, varlıklı, sevgi dolu olmadıktan sonra; tahtaları akıllı yapsak ne olur, yapmasak ne olur... İnsanımıza büyük sevgiler sunamadıktan sonra; Kemal Devriş'in deyimiyle "sürdürülebilir" sevgi olmadıktan sonra, nafile... Kemal Devriş "Sürdürlebilir borç dinamiği" diyordu ki, sürmez aslında... Bu da ekonomistlerin işi...

Milletleri de fertleri de büyük sevgiler kurtarır, diyelim ve noktayı koyalım efendim!..

 

 

 

 
Toplam blog
: 323
: 2029
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..