​ Dramatik mağlubiyet / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '08

 
Kategori
Futbol
 

Dramatik mağlubiyet

Dramatik mağlubiyet
 

Dramatik bir mağlubiyetle şampiyonlar ligine veda ettik.
Sezon başından beri Fenerbahçe’nin hazin tablosuna şahit oluyorduk.
Ve bu sezon, düşe kalka ligi bitireceğine dair kanaatlerimiz oluşmuştu.
Çünkü; takım iyi değil.
Dişliler uyum içerisinde çalışmıyor.
Sakatlıklar.
Yanlış transferler.
Ve omurgasız bir şekilde sezona başlayan takım.
Aslında sezon başı vaziyet, gerekli işareti vermişti bizlere.
Bu akşam aynı işaretin doğal uzantısına şahit olduk.

Sağlık olsun diyelim ve yönetimin bu sezonki yanlış politikası, sonraki sezonlara ders oluştursun.

Bu akşamki maça Aragones yine yanlış bir takımla çıktı.
Özellikle saatli bomba havasında bir Yasin’le maça başlamak başlı başına bir hataydı.
Ama ilk dakikalarda takım hayli istekliydi.
Ve o ilk dakikalardaki baskısından bir gol çıkarabilseydi, sonuç daha farklı olacaktı.
Ama dediğim gibi, takımın kilit noktası o denli acemi bir futbolcuya emanet edilmişti ki.
Ne kadar iyide oynasa takım, o kilit noktadaki hatalar, maçın geneline sirayet edecekti.
Ve etti de.
Maç başından itibaren, özellikle Yasin’i izlemeye gayret ettim.
Durduğu noktalar tümü ile yanlıştı.
Hamleleri tümü ile yanlıştı.
Orta saha top kayıplarınd, a arkadan hataları telafi edecek tek bir hamlesi olmadı.
Ve bu anlamda, genel olarak takımın tümünün oyundan düşmesine neden oldu.
Yenen bir karambol golü ile her şey ters yüz oldu.
Ve hemen ardından gelen ikinci golde, yine yanlış yerde durmanın ve yanlış pozisyon almanın bir ikramıydı gol.
Bir anlamda Aragones’in Yasin’le maça başlaması, benim açımdan sürpriz oldu.
Oysa Önder aynı mevkii de daha iyi performans ortaya koyan futbolcuydu.
Ve Yasin sezon başından itibaren oynadığı bütün maçlarda, son derece başarısız bir performans ortaya koymuştu.
Aragones’in bir başka hatası ise David’i oyundan alıp, yerine Burak’ı sokmasıydı.
Burak’ta aynı şekilde hiçbir varlık gösteremeyen bir futbolcu.
Sezon başından beri oynadığı her maçta, saç baş yoldurmasına rağmen, ısrarla ikinci yarılarda maça giriyor.

Fenerbahçe maçın genelinde kötüydü.
Taktik anlayışın ne olduğu tam anlamı ile fark edilemedi.
Çünkü; yenen iki golün ardından, takım oyundan düştü.
Ve bir de Porto, oyunu soğutma taktiğine yönelince, tümden maçın hakimiyetini kaybetti Fenerbahçe.
Ortaya çıkan yenilgi ile Kadıköy, bu sezon rakiplerine cehennem olmaktan çıktı.

Topla oynama yüzdelerinde Fenerbahçe’nin daha üstün olduğunu görüyoruz.
Buna karşın, basit top kayıplarında ve yanlış pas yüzdesinde ise Fenerbahçe rakibine fark attı.
Orta sahanın top kaybındaki yüksek oranı beklenmeyecek düzeyde idi.
Ve aslına bakarsanız, sürpriz de oldu bu denli yüksek top kaybı ile oynamak.
Ama bir kez hatalar başladı mı bir türlü önünü alamıyorsunuz.
Ve toparlanamıyorsunuz.
Nitekim Fenerbahçe de böyle bir açmazın içine girdi ilk yarıda.
Ve aynı açmaz ikinci yarıya da sirayet etti.

Sağlık olsun deyip, önümüzdeki Kiev maçına dönmekte fayda var.
Deplasman da mutlak galibiyet parolası ile maça konsantre olup, UEFA’ya gitmek bu sezon için bir teselli olur.
Bakarsınız Galatasaray ile final de karşılaşırız.
Belli mi olur.


Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..