- Kategori
- Güncel
Dünü arar olduk
Dünya hızla çağdaş değerlerden uzaklaşmaktadır. Bunun adına ister gatolaşmak denilsin, isterseniz kültürel yozlaşma veya kültürel bozulma denilsin, sosyal gerçekler ortada. Etnik ve mistik değerlerin toplumsal yaşamdaki önemi öne çıkarılırken, aynı eksende açık ve örtülü savaşların hızlandığı görülmektedir. Demokrasi diye diye kan kusuluyor. Yıllarca birlikte yaşayan insanlar birbirlerini boğazlıyorlar. Gençler, kadınlar, çoluk çocuklar neden öldürülüyor diye haykırmak gerekiyor insanlığa!
Amerika’dan başlayıp Avrupa ve dünyayı saran ekonomik kiriz ile ilgili çözümlerin başarılı olamaması, bazı gerçekleri ortaya çıkarmıştır. Parasal politikalarla sosyal devlet ilkesinden uzaklaşan ülkelerin, yarattıkları yalancı cennetin sona erdiğini göstermektedir.
Çağımızda, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı değerlerin gerisinde bir sosyalleşme süreci yaşanmaktadır. Açıkçası dünya, beşeri yönden çağın değerlerinin gerisinde kalmıştır. Ülkeleri yönetenler, çağdaşlığın kültürünü özümsemek istememektedirler. Demokrasi diye yoz kültürün öğeleri tartışılarak, dünyanın kültürel gelişmesine get vurulmaktadır.
Dünya, sosyalleşme ve paylaşım kültüründen uzaklaştıkça, emperyalist duygular küreselleşen sermaye ile her ülkede cirit atmaktadır.
Rahmetli Nazım Hikmet,” Akın var güneşe akın/ güneşi zapt edeceğiz/ Güneşin zaptı yakın” şiirini yazarken,21. yüz yılda güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştürme kavgasında Arap çöllerinde binlerce kişinin öldürüleceğini nereden bilsin. Diktatörler yıkılıyor diye yürütülen demokrasi hareketi sonucunda, iktidar ortaklarının daha yoz bir kültüre sahip oldukları savundukları fikirlerle ortadadır. Sayın Başbakanımızın "Laik devlet anlayışı" söylemine gösterilen tepkiler nasıl yorumlanabilinir?
Bilim insanları deri hücresi ile karaciğeri yaşatma deneyi ile genetik alanda devrim yaratırken, biz kadın milletvekillerimizin baldırıyla uğraşmaktayız. Etek de giyilse pantolonda giyilse kadının baldırları erkeklerimizi rahatsız ediyor. Bu bilinç ile çağdaşlık tartışılabilinir mi?
Diğer ülkelerde de bize benzer olaylar çok. Orta doğu ülkeleri yallah çekiyor, batı ülkelerin bir kısmı şımarık, bir kısmı ise çok kültürlülük diyerek yoz kültür değerlerini yaşamın parçası haline getirmektedirler. İnsanlık ilk çağdan bugüne dek kendinin yarattığı yeni değerlerle evrimleşerek bugünlere gelinmiştir. İnsanoğlunun aklı ile yarattığı bilimsel ve teknolojik değerlere uyum çabası asimilasyon hareketi değildir. Sosyalleşme sürecinin sonucudur. Çeşitli nedenlerle bu süreçte geri kalan toplumların yoz kültürlerini, çok kültürlülük diyerek yaşamın içine alınması çağdaşlaşma sürecinde toplumlara vurulan darbe değildir de nedir?
Çok kültürlülüğün zenginliği ve önemi, farklı kültürlerini çağdaş evrensel değerlerle özdeşleşerek bir sosyal yapı oluşturabildiklerinde anlam kazanır.
Dünün liderleri bu günün liderlerinden daha ilerideydi. Tito, Degol, Nasır, Burgiba, Gorbaçov gibi liderleri mumla arar olduk. Mustafa Kemal Atatürk mü? O,bu çağın da ötesinde bir lider. Öyle bir liderin bir daha dünyaya geleceğine inanmak çok isterdim.
Ülkelerin aydın güçlerinin kavgası çağdaşlık olmalıdır. Toplumlarda sosyalleşme süreci, bilimin ortaya çıkardığı değerlere paralel gerçekleşmedikçe, dünyada görülen kültürel bozulmanın önüne geçilemeyecektir.