- Kategori
- Haber
Dünü bugünden unutmak...

Akşam "haberler" saatinde televizyon kanallarını geziyorum. Bir başka deyişle "zap"lıyorum. Öyle bir zaman dilimi geliyor ki hemen hemen bütün kanallar Ankara’nın su sıkıntısı ile ilgili haberleri veriyorlar.
Birbiri ardına patlayan boruların meydana getirdiği seller ve sonrasındaki milletin perişan görünümü ile bugün (08.08.2007 Çarşamba) insanların ellerinde çeşitli ebatlardaki su bidonları ile gerek tulumba başında ve gerekse motorlu kuyuların başında sağlık yönünden ne olduğu belli olmayan suları evlerine taşıdıklarına şahit oluyoruz.
Haberi yapan muhabirler, vatandaşa soruyor ve vatandaş da cevaben dertlerini sıkıntılarını ve yöneticilerin sorumsuzluklarını mikrofonu görünce anlatıyor.
Sanıyorum, dünyanın hiçbir başkentinde böyle bir komedi yoktur. Ama Ankara’da var ve Ankara halkı bu komediyi, acıklı komediyi yaşıyor…
Bu işin sorumlusu kişi, birkaç günden bu yana ortalarda yok. Kendisi yerine, televizyonlara başkaları çıkıyor ve bunun bir "trafik kazası" olduğunu söylüyor.
Oysa, çıkıp her zaman yaptığı gibi konuşması gerekmez mi?...
Hatta hangi kanalda bu konuda konuşacak ise gün evvelinden bilbordlarla ilan vererek Ankara halkına haber vermesi gerekmez mi? Genel uygulama bu değil mi? Bugün bu türden bir davranış niye yapılmıyor?
Bugün… Bu sıkıntılar yaşanırken, milletin malı mülkü suyun çamurun içinde kalmış ve milyonlarca liralık zararı varken televizyona çıkmak demek, önümüzdeki seçim günlerinde rakiplerinin eline belgelerle "koz" vermiş olmak demektir.
Akıllı adamın hali başka tabi ki…
Gerek ticaret erbabının ve gerekse vatandaşın olanca zararını devlet ödeyecek. Devlet, elbette ki vatandaşın zararını ödeyecek de niye benim cebimden ödeyecek, orasına cevap bulmak zor…
Aslında, bu işin hesabını bir kişi ödemeli… Günü gelince… Ama biliyorum ki o gün geldiğinde bütün zararı "ödenmiş" olan vatandaş, bu günleri ve bu günlerin sorumsuzlarını unutacak ve asıl hesabı ödemesi gerekene hesap ödetmek yerine, bir güzel de ödül verecek.
Yarabbi… Biz "insanların" bu kadar mı hali zihin insanlarız ki dünü daha bugünden unutabiliyoruz?...