​ Dünya Günü / Özel Günler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '11

 
Kategori
Özel Günler
 

Dünya Günü

Dünya Günü
 

Dünya Günü fikri , Amerika'da Santa Barbara'da 1969 petrol sızıntısı felaketinden sonra , Amerikalı Wisconsin senatörü Gaylord Nelson' ait.  

Öğrencilerin savaş karşıtı protestolarından esinlenmiş.  

Bir kumardı ama tuttu, kazanıldı şeklinde niteleniyor o günkü etkinlikler.  

Amerikalılar arasında koşular düzenlenmiş, okullarda ve üniversitelerde petrol kirliliğine, atıklara, atık su kirliliğine, elektrik santrallerine, zehirli atıklara, doğanın bozulmasına, vahşi doğal hayatın yok edilmesine karşı protestolar düzenlenmiş. 22 Nisan 1970. Pek güzel...  

Herkesler ansızın bu konularda ortak değerlere sahip olduklarını anlayıvermişler.  

Bence senatör bir taşla iki kuş vurmuş.Hem çevrenin tahribatını dile getirip iyi iş yapmış, hem de savaşları ve zehirli misket bombalarını filan unutturarak, vicdan azabı çekmelerini önleyerek halklarının psikolojisini korumuşlar. Vietnam savaşından aldıkları dersin etkisi var mıdır?  

Ondan sonra da nedense Amerikan halkının savaşlara ve onu protestoya olan ilgisi balon gibi sönüvermiş anlaşılan.  

Bu büyük çevre kirliliği derdi bacayı sarmışken kim aldırır savaşa, di'mi?  

Bu arada savaş karşıtı protestolar da gümbürtüye gitmiş olmalı. O senatör çevre olayının yanına savaş karşıtlığını da koysaydı daha güzel olmaz mıydı?  

Sanırım büyük silah tröstleri izin vermezlerdi.  

Amerikan ekonomik modelinin pek büyük savunucularından Ayn Rand'in tayfasından biri "Çevreyi" savunan insanlığa karşıdır ve insan yaşamını istememektedir diye buyurmuş bir yazısında. Çarpık mantığı Sokratik sorularla öyle de güzel süslemiş ki, dikkatsiz biri olsaydım beni bile kandırabilirdi. Bunlarda laf salatası bol. Ee bunun bizde de kuyrukları yok değil.  

22 Nisan Dünya Günü ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü gibi günler olmasına karşın, yöneticilerimiz dünyayı ve çevreyi koruma bilincine ermiş gibi görünüyorlar mı?  

Tek bir şey. Termoelektrik santraller geldi aklıma ya da bacalarından partikül püskürten fabrikalar. O bacalara birer eletrostatik filtre (electrostatic precipitator) takmayı ve kullanmayı şart koşamazlar mıydı? Pahalı olur diyenler çıkacaktır.  

Bir bölgeyi baştan sona dumana boğmanın, kanser kaynağı partiküllerle sarmanın gerekçesi olamaz.  

Madem herşey maliyete dayanıyor oralarda hava kirliliğinden sağlığını yitiren onca insan da birer kayıp değil midir?  

Ben neyi anlatıyorum ki. Sokak çöpçülerinin çöpleri, lastikleri, eski koltukları otoban kenarına yığıp yaktığı bir şehirde, neyi anlatıyorum.  

Yine de Dünya Günüz aydın olsun...  

ezgiumut 22 4 2011  

 

 
Toplam blog
: 566
: 1338
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..