- Kategori
- Spor
Dünya Kupasının başarısızları...

Bir kupa daha içine girdiğimiz haftanın son günü sahibini bulmuş olacak. Yaklaşık yirmi beş gündür bütün spor severlerin bütün ilgisini çekmiş turnuvanın akıllarda kalan bazı başlıkları oldu. Dünya Kupasının kendisinden büyük şeyler yapması beklendiği halde büyük hayal kırıklığı yaratan takımları ve futbolcuları vardı.
Grup maçları sonunda Fransa ve İtalya Avrupa kıtasının en büyük sürprizlerini yaparak elendiler ve erkenden ülkelerinin yolunu tuttular. Avrupa takımlarının önemli bölümünün bu grup maçları ya da bilemediniz ikinci tur sonunda evlerine dönmelerindeki en büyük etken sanırım bütün yıl boyunca futbolcuların üzerine düşen büyük sorumluluklardı. Özellikle İngiliz, Fransız ve İtalyan futbolcularda sanki ayrı bir bezginlik ve konsantrasyon sorunu vardı. İngiltere hem grup maçlarında hem de ikinci turda kendisinden hiç beklenmedik bir futbol sergileyerek kupanın haklı şekilde dışında kaldı.
Fransa'da Ribery, Anelka ve kuşkusuz teknik direktör Raymond Domenech tam bir başarısızlık örneğiydiler.
İngiltere'deki en büyük hayal kırıklığı teknik direktör Capello'ydu. Oynattığı futbol bir yana özellikle Almanya karşısında eli kolu bağlı maçı izlemesi teknik direktörlük kariyeri açısından en dip noktaydı. Rooney, üzerine düşeni yapmadığı gibi belki de takımın başarısızlığın en önemli figürlerinden biri gibiydi. Lampard ve Gerrar bal yapmayan arı gibiydiler. Kovanlarını arayıp durdular.
Afrika kıtasından Kamerun, Nijerya, Fildişi Sahili ve Güney Afrika ülkelerinin dördünün birden gruplardan çıkamaması turnuvanın sürprizleri arasındaydı. Güney Afrikalılar en azından bir üst tura çıkabilmeyi umuyorlardı. Carlos Alberto Parreira bu anlamda en büyük umut kaynağıydı; ancak olmadı. Keita, Drogba, Kalou, Eboué gibi isimleri başlı başına marka olan futbolculara sahip Fildişi Sahili, çok güçlü bir gruba düşmüş olmanın dezavantajını sonuna kadar yaşadı. Kuşkusuz son yirmi yıldır katıldığı turnuvaların en güzel renklerinden biri olan Kamerun'un hiç puan alamadan ülkesine dönmesi de ilginç notlar arasındaydı.
İkinci turda turnuvaya veda etmiş ülkelerden ABD, Gana'nın direncine takıldı. Ancak grubu birinci bitirdiği halde elenmesi ilgiyle izlendi. Zaten gruplarını birinci bitirdiği halde elenen tek takım da ABD oldu.
İspanya-Portekiz eşleşmesi çok dramatikti. Portekiz başka bir takımla eşleşmiş olsa belki şu an ismini yarı finale yazdırmış takımlardan biri de olabilirdi. Kuşkusuz Ronaldo da dünya kupası vitrininde daha fazla kalmayı isterdi. Ancak Portekiz adına çok fazla bir şey yapamadığı da bir gerçekti.
Bu turda Japonya'nın da veda edişi hüzünlüydü. Japonlar penaltılar sonucu elenmeyi sanki hiç beklemiyor gibiydiler; üzülme ile şaşkınlık arasındaydı görüntüleri.
Yarın yarı finalin ilk maçı oynanacak. İlk finalist belli olacak. Tahminlerimizi yarın konuşalım.
Uzay Gökerman