- Kategori
- Doğum Hikayeleri
Dünyaya bir bebek getirmek, ne kadar güzel birşey değil mi?

Çınar bebeğin doğumundan sonraki ilk fotoğrafı...
Yıllar önce üniversitede okurken yerel bir radyonun canlı yayınına katılmıştım. Spiker neden birçok şeyin başında ana kelimesi geçer diye sormuştu Örneğin anayol, anasağlık v.s gibi... Ben de kendisine, çünkü dünyadaki en kutsal şey annelik demiştim. 16 yaşındaydım anneliği kendimce çok doğru anlatmıştım. Hem de tek kelimeyle çok ama çok kutsal...
Anne olmaya karar verdemeden önce çok düşündüm doğru zaman mı ?Acaba anneliği başarabilir miyim? diye. Eşimin henüz askerliğini yapmamış olması da ayrı bir faktördü. Eşim bir şekilde beni ikna etti, ve dünyaya bir çocuk getirmeye karar verdik. Bilinçli anne, baba olalım istedik yani daha bebeğimiz doğmadan ön adının beklenmeyen misafir olmasını istemedik. Çünkü onu dünyaya getirirken sormuyoruz ki ona acaba dünyaya gelmek istermisin diye .Nedense ilk çocuklar anne babaların kendileri için, ikinci çocuklarda birinci çocuk yanlız kalmasında, bir kardeşi olsun diye yapılır. Peki ikinci çocuğa, haksızlık yapılmıyormu? diye bir soru geliyor insanın aklına değil mi? Aslında haksızlık değil, çünkü ikinci çocuk doğduğunda hem anne ve baba'ya hem de bir kardeşe sahip oluyor zaten.
Hamile kalmadan önce çok kitap okudum.Mümkün olduğunca doğru beslenmeye özen gösterdim.Bebeğim her geçen gün büyüyor ve inanılmaz şekilde karnımda hareket ediyordu. Bu mükemmel birşeydi.Onun içinde hareket ettiğini hissetmek... İşte bu herşeye değiyordu ne kusmalar , ne yorgunluk , ne başa çıkılmaz hantallık ne de başka birşey bu duygunun yanında hiç birşeydi.Hamilelik sürecinde bütün değerlerim çok normaldi doktorumuza her gittiğimizde ayrı bir heyacan sarıyordu beni. Özellikle ayrıntılı ultrasona girdiğimde çok heycanlanmıştım.Çünkü cinsiyetini öğrenmiştim ama bu ultrasonda daha da emin olacaktım.Benim için çok önemli değildi cinsiyet ama malum alış verişler ona göre yapılacaktı birde eşim tek erkek çocuk olduğu için ilk çocuğunun erkek olamasını istiyordu, ve bunu biran önce teyit etmek.Ayrıntılı ultrason harika birşeydi bebeğim olduğu gibi gözümün önündeydi.Doktor bey bütün tetkikleri tamamladıktan sonra şöyle birşey söyledi; 'Aslında ellerini açsa parmaklarınıda göstereceğim ama' İşte tam o sırada Çınar bebek bizi duydu, ve parmaklarını oynattı .Eşim ve ben nerdeyse mutluluktan uçacaktık.Aman Tanrım bebeğim bizi duyuyor üzmedi bizi ve gösterdi kendini el salladı bize...
'Anne, Baba burdayım!'
Hamileliğimin çok şükür son günlerine gelmiştik.Son bir hafta say say geçmez.Artık yürüyemiyordum.Ellerim ve ayaklarım inanılmaz derecede şişmişti.Beklenen doğum tarihi 16/08/06 bu tarihte son kez hastaneye gittim.
Doktorumuz 'doğum yakın dikkat edin kendinize demişti.Eve dönmeden önce bir kaç yere uğramamız gerekiyordu birincisine uğradık ikinci yere gitmeye halim yoktu.Hava çok sıcaktı ve ben dayanamıyacağımı hissedip eve gitme kararı aldım.Ertesi gün yani 17/08/2008 de sabah kahvaltıdan sonra 11:00 gibi sancılarım başladı.Doktorum sancı başladığında sakin olmamı, sürekli duş aalmamı, sancının büyükce bir kısmını evde geçirmem gerektiğini söylemişti.Tabi ben bununla beraber hala temizlik yapma derdindeydim.Sürekli bir yerleri toplayıp duruyordum ki sancılar 2 dakikada bir gelimeye başladı.Sancılar 20saniye kadar sürüyordu.Doktorumu aradım, ve durumu anlatım tabi bu arada saat 14:00 olmuştu.Doktorumuz hemen hastaneye gitmemizi ve orda bizi asistanlarının karşılıyacağını söyledi.14:30 gibi hastanedeydim.Rahimde 4 cm açıklık olduğunu 10 cm olana kadar sancı odasında kalmam gerektiğini söylediler.Bu saate kadar herşey normaldi.Sancılarım fazla değildi. Neyse sancı odasına çıktık.Kıyafatlerimi giyindim.Elimde doktorumun önceden yazmış olduğu yazı vardı. Hastamdır ilgilenilmesi rica olunur diye...
Aman Allahım heryerden ses geliyor.Bağıran bağırana ....Tam bu sırada doktorlardan biri elimdeki kağıdı alıp okudu ve 'Hüseyin abinin hastası ilgilenin'...Bağıranları görünce şunlara bak ne diye bağırırlar ki dedim, ve dediğime pişman oldum çünkü yarım saat sonra en çok ben bağırıyordum 2 kere kaçmaya çalıştım ama yakaladılar.Doktorların ellerine sarıldım beni kurtarın diye ama nafile bekle dediler.Neyse nihayet doğum masasına aldılar beni bir kere de oraya otururken kaçmak istedim, zorla tekrar yatırdılar beni.Allahım dedim kurtar beni biran önce doğsun bebeğim nolursun diye yalvarıyordum ki.Doktor bey gözünüz aydın bir erkek çocuğunuz oldu.
Saat 17:10...Ama hiç ses yok ağlamadı, oğlum meraklandım sordum hemşire hanıma iyi dedi .Neyse dikiş işlemleri bitti beni tekerlekli sanadalye ye aldılar kucağıma dünyalar tatlısı bebeğimi verdiler işte o an dedimki HERŞEYE BEDEL BU HOŞGELDİN ÇINAR BEBEK....
Tam odaya çıkmak üzere iken bebeğimin sarılı olduğu battaniyeyi emmeye başladığını gördüm.Kıyamadım battaniyeyi emmesine parmağını verdim ağzına emsin diye.Hastabakıcı bizi asansöre bindiri tam bu sırada babişkomuz ve halamızda asansördeydi onlarada süpriz oldu .Eşim çok heycanlıydı çok mutluydu.
İşte Çınar bebeğim doğum hikayesi şimdi bebeğim yaklaşık 20 aylık ve anne karnımdaki kadar hareketli ....
Sevgilerimle...
Başak ÖZDEMİR