​ Dünyayı Durdurmak / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '13

 
Kategori
Deneme
 

Dünyayı Durdurmak

Dünyayı Durdurmak
 

Dünyayı Durdurmak


2006 Ayvalık

Eylül sonu, kumsalda 3 kişiyiz.Kendi halinde bir kaç motel ve kumsal çay bahçelerinin olduğu bir koydayız.Eylül sonu olmasına rağmen güneş hafiften yakıyor, koskoca kumsalda sadece biz ve arkadaki çay bahçesinde okey oynayan bir kaç emekli dışında hiç kimse yok.Yanımdakiler de çay bahçesine gittiler.

Sandalye benzeri bir şezlongda, ayaklarım ılık kumda denize karşı oturuyorum koca kumsalda, tek başıma.Uzaktan silüeti görünen, koca bir kara parçasını andıran Midilli'nin üzerinden bana doğru gri bulutlar geliyor.Muhtemelen orada hava  kapalı, belki yağmur yağıyor.

Tam üzerimden geçen kimi beyaz kimi gri bulutlar arada bir güneşi örtse de bir nevi geçit resmi gibi sırayla gidiyor.Güneş yine yüzünü gösteriyor.Bulutların ardında derin mavi bir gökyüzü var, genelde  rüzgarlı yerlerde oluyor bu muhteşem renk.

Hafiften bir rüzgar esiyor, karşıdan geliyor, üzeri tamamen grileşmiş olan adanın bulunduğu taraftan.O bölgede deniz de grileşmiş, yer yer siyaha çalıyor renkleri.Biraz rüyalarıma benziyor.

Koca kumsal sessiz ve ıssız, keyfini çıkarıyorum bu dinginliğin, denizi ve bulutları izliyorum.

Başımı hafifçe arkaya yaslayıp tam üzerimdeki bulutların geçişini seyrediyorum, öyle yakınlar ki elimi uzatsam tutacak gibiyim, henüz gri değiller,bulutlar beyaz ve küme küme.Bir boşlukta gibi hissediyorum kendimi, inanılmaz bir huzur sarıyor.

Birden arkadaki çay bahçesinden bir melodi geliyor.

Bir İspanyol şarkı çalmaya başlıyor (http://www.dailymotion.com/video/x9lmft İbrahim Ferrer-Chan Chan). Ben yine denize ve ufuktaki adaya bakıyorum, şarkı boş kumsalda dalga dalga dolaşıyor. Çevremde geziniyor, bana dokunuyor, sarmalıyor beni.Karın bölgemde bir burulma hissediyorum, hafifçe.

Yükseliyor, mide bölgeme de yayılıyor ve etkisi artıyor.Bir burgu gibi, burulma gibi.Şarkı devam ediyor ve içimde hüzün dolu bir özleme dönüşüyor.Dünyayı durdurmuş olmanın hüzüne benzeyen duygusu bu.

Çünkü dünyanın durduğunu biliyorum...

Hiçbirşey yapmadan, dünyayı durduruyorum...

Şimdi herşey bir tablonun parçası gibi, yaşıyor ama durmuş.Yaşıyor çünkü bulutlar geçiyor, güneş ısıtıyor, rüzgar esiyor ama yine de durmuş, zaman yok.

Zamansızlık... Ve tarifsiz huzur dolu bir boşluk.

Öyle bir hüzün ve özlem sarıyor ki beni, yoğunluğu öyle fazla ki, ağlamak istiyorum.Gözlerim doluyor , ruhum derinlerde ağlıyor.Birden bire geliveren bu duygu içimi acıtıyor.

Dünyanın o an durduğunu biliyorum...

Zamansızım...

Diğerleri yavaş yavaş bana doğru geliyor.Gözlerimdeki yaşları  belli etmeden  siliyorum ve dünya tekrar dönmeye başlıyor...

 
Toplam blog
: 191
: 1283
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Başlangıçta sadece su ve onun üzerinde salınıp duran sis mevcuttu.  Baba Apsu ortaya çıktı ve tat..