Düştü / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '15

 
Kategori
Siyaset
 

Düştü

Düştü
 

2 UÇAK DÜŞTÜ


Malatya 7’inci Ana Jet Üssü de mi,  Babaların eline  geçti .?

 

Pek anlayamamıştık ama, biz kendi-kendimize düşünürken,  Askerlik yapmak da  paralı oluverdi.

Kozmik odaları dahil, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin  sırları, mahrem yerleri de  deşifre ediliverdi.

Hülasa,  galiba bugün;  askerimizin bir terhis edilip, teslim edilmediği  kaldı, geriye .!

 

Toprağımıza 2 uçak, yüreğimize  sadece  4 ateş düşmedi.

2 uçağımızın yanı sıra,  sanırım ;  TSK'nin ve  ülkemiz bağımsızlığının da  maskesi düştü..!

 

Evet,  4 pilotumuzu kaybettik, belki de  katlettirdik !

Millet olarak hepimizin, başı sağ olsun.

Allah şehitlerimizin mekanını, cennet etsin. Acılı ailelerine sabır versin.

 

Parlamentomuz, İç Güvenlik Yasasıyla boğuşa dursun, biz şöyle;  ülkemizin,  ULUSAL  güvenliğine ve  NATO ile ilişkilerine   bir göz atalım.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri,  AKP-İktidarı döneminde  biliyoruz ki,  bir çok  badireler atlattı.

Darbeci  üst düzey askerler,  tutuklanıp, sorgulandı..

Milletimiz içinde,  tutuklamalara sevinenler oldu, üzülenler oldu.

Bundan böyle TSK'nin, artık darbe yapamayacakları kanaati uyandı ve uyandırıldı.

TSK , kurum olarak seçilmiş siyasetçilere bağlandı ve demokratik şemsiyenin altına alındı.

Bu duruma milletimizin büyük çoğunluğu, hemen-hemen hepsi çok sevindi ve demokrasiye sahip çıkıldı.

 

 Böylece TSK, asli görevine dönmüş oldu.

Politikaya  ve sivil yönetime müdahaleden, eli çekildi.

Bunların hepsi olumlu ve sevindirici icraat ve uygulamalardı.

Ümit ederiz  bu durum, hep  böyle  de  devam eder,  gider.. diye düşündük ve de düşünüyorduk..

 

 Geçmişine kuş bakışı baktığımız TSK'nin elbette, bu gününe de, yarınına da bakacağız.. bakabileceğiz.. fikirlerimizi söyleyip, yorumlar yapabileceğiz.

 

Bu gün,  eski Genel Kurmay başkanına baktığımız zaman kitap yazdığını,  mağduriyetini sızlandığını veya  kaleme aldığını,  anılarını anlattığını görüyoruz.

Yazsın.. anlatsın.. söylensin.. içini döksün bakalım.. diyoruz.

Onun yazma-anlatma ihtiyacı  olduğu kadar, milletimizin de yazılanları, okuma ihtiyacı var.

Umarım, yazılanlardan ve olaylardan ders  alınır.. ve  geçmiş güzelce irdelenir ve   okunur.

Sanırım kitapta, millete ve gelecek nesillere  faydalı olabilecek  bir çok tarihi bilgiler verilmiştir.

Fırsat bulursak, biz de  alır okuruz,  yararlanırız.

Emeğinden ve bırakacağı bu  eserinden dolayı  çok sağ olsun.

 

Gelelim  şu andaki görevli Genel Kurmay Başkanına.

Meslektaşlarının durumuna düşmemek,  onlar gibi mağdur olmamak için ;  gerek  sayın Cumhurbaşkanı  Erdoğan ile ve  gerekse  dış güçlerle  özellikle NATO ve ABD ile  iyi geçiniyor

Görünümü ve icraatlarına bakılırsa  herkesin,  her isteğine  evet.. evet .. deyip,  onay veriyor.

 

Suriye'den gelecek bir tehlikeyi bertaraf etmek ve müttefikleri olan  Türkiye'yi  korumak  bahanesiyle NATO ; hepimizce bilindiği gibi, Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesine yerleşmiş  ve askeri üsler kurmuştur.

Kısacası  NATO,  Türkiye'ye  konuşlanmıştır.

Stratejik gördüğü ve seçtiği Türkiye  topraklarına  askeri birliklerini ve teçhizatlarını yerleştirmiştir.

 

Dolayısıyla bugün, Türkiye' deki  istihbarat ağlarının tamamını  elinde bulunduran,  Amerika ve İsrail'dir.

Türkiye'deki bu  üslerinde  asker bulunduran Belçika..  Almanya gibi diğer  bazı NATO ülke ve  askerleri   ise,  sadece bir formalite ve birer garnitürdür.

 

Türkiye'de ne kadar Amerikan askeri personeli ve istihbarat elemanı var ?

Açıklayamazlar..

Türkiye , yol geçen hanıdır.

Türkiye'deki bir askeri uçağımız, daha  havalandığı andan itibaren Mossad'ın   ve CİA  istihbaratçılarının takibinde ve kontrolündedir.

Zaten onlara (yani NATO'ya)  haber vermeden , kendi kararımızla  tek bir uçağımız bile uçamaz.

Uçmaya da  kalkamaz.  

Uçarsa,  bu  yasaktır , suçtur. 

Uçmak için, mutlaka NATO'ya bilgi verilecek,  gereken izin ve müsaade alınacaktır !

Bugün hiç bir baba yiğit çıkıp da NATO'nun Türkiye'de ne hizmet  yaptığını açıklayamaz.

Açıklayabiliyorsa,  çıkıp açıklasınlar.

Vatan.. millet.. Sakarya.. din.. paket.. ahlak.. Kürt..  Türk.. Türbe .. güvenlik nutuklarıyla milleti oyalayanlar, ülkemizde yaşayan Süriyelileri.. Iraklıları.. Amerikalıları.. NATO üslerini açıklasınlar.

 

Sadece Ankara'da yaşayan  kaç Amerikalı var , biliyor musunuz ?

Araştırın. . öğrenin..  şaşıracaksınız . Küçük dilinizi de yutacaksınız .!

Kalmamış iç güvenliğimizin yasasını,  bitkin-ölmüş-pörsümüş uykusuz vekillerine çıkartmaya çalışan Siyasal İktidar, gaflet ve dalalet içerisindedir.

Memleketimizi, uçuruma sürüklemektedirler. 

Aylardır ve hatta yıllardır  bölgemizde ve ülkemizde devam etmekte olan karışıklıklar nedeniyle DIŞ İSTİHBARAT GÜÇLERİ ülkemizde BAYRAM  yapmaktadırlar.

CİA'nın  otlağı olmuş Ankara'da cirit  atan Amerika ve Siyonist İsrail istihbarat örgütlerinin marifetiyle önümüze bir post atılmış .. muhalefetiyle, iktidarıyla bizler,  posttaki kılları saymakla meşgulüz.

Kafamızı kaldırıp da, ülkemizde neler olup-bittiğini idrak bile edemiyoruz.!

 

Hakan Fidan dahil, bunları bilmeyenimiz mi var ?

O da zaten,  şimdi kendi derdine düşürüldü.

Böylece bağrımıza,   yine bir ataş düştü.

Demokrasiye ataş düştü.! Kocaman, kor gibi bir ataş daha.

Askerimizin  etkisini, ve  sivil siyasete müdahalesinden elini-eteğini çektireceğiz diye sevinirken,  polisi ve istihbaratını başımıza taç ettik.. siyasetin içine çektik ..  politikanın baş köşesine oturttuk.

Tarafsız olması gereken güvenliğimizi,  İç Güvenliğimizi polisimizi yandaşlaştırdık..!

Siyasetten arındırdığımız kolluk güçlerini,  militarist siyasetçi yaptık.

Polisimizi, AKP'leştirdik ..!

Hülasa,  polisimiz de düştü.

Kendi milletine güvensizlik veren, politik ve siyasal bir çekişmenin içine düştü.

 

Bu durumda Türkiye'nin ;

- gökyüzü,   yabancı istihbarat uydularıyla.. Ak-Hükümetin,  kara bulutlarıyla..

- yeryüzü  ise, İktidar'a yalakalık yapan, ehil olmayan bürokratlarıyla..

- iş yerlerimizse, ülkemizin bağımsızlığını satan taşoran  iş-birlikçileriyle dolu..!

Milletimiz ağlıyor..

İşçi, iş bulamıyor..

Canilik çoğalıyor..

Yıllardır  yüzü gülmüyor..

Yatırımcı önünü göremiyor..

Litresine 5 lira ödediği benzinle, tekeri dönmüyor.

 

Düştü.. düştü.. düştü.

Ülkemizde düşmeyen bir kişi,  bir kurum,  bir değer kalmadı. Her şey düştü ve düşmekte .!

Düşmeyen bir şey kaldı, o da ;

Düşmez , kalkmaz bir Allah.

 

Feridun Hayati Ünüvar,  26 şubat 2015 Köyceğiz-Muğla

  

 
Toplam blog
: 14
: 72
Kayıt tarihi
: 21.08.13
 
 

Öğretmen - Hukukçu - Tercüman- Sosyal Danışman ve  Serbest Yazar. Türkiye'de 6 yıl öğretmenlik ya..