Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

20 Kasım '13

 
Kategori
Felsefe
 

Düşüncelerimizi mantıksal yürütebiliyorsak

Düşüncelerimizi mantıksal yürütebiliyorsak
 

Düşüncelerimizi Mantıksal Yürütebiliyorsak


‘Mantık’ sözcüğü akıl, akıl yürütme, yasa, doğru söz, düzen, ilke, düşünme anlamlarına gelen Yunanca ‘logos’ sözcüğünden türemiştir. ‘Sosyoloji’, ‘psikoloji’ sözcüklerinde görüldüğü gibi çağımızda bu terim incelenen bilgi alanlarının bilim olmasını sağlayan son ek olmuştur. Mantık biliminin kurucusu Aristoteles olduğu halde ondan önce de mantıklı düşünme vardı. Aristoteles’in yazdığı ve sonradan Organon adı konulan eserde yaptığı rasyonel düşünmenin kurallarını koymaktı; mantık terminolojisiyle söylemek gerekirse, geçerli çıkarımın ilkelerini koymaktı. Aristoteles kanıtlayıcı çıkarım ile diyalektik çıkarımı birbirinden ayırdı.
 
Mantıksal düşünme geometri bilimiyle başladı. Aristoteles’ten yaklaşık iki yüzyıl kadar önce Pisagor ilk geometri ispatlarını yaparak dedüktif bir bilim olan geometriyi icat etmiş oldu. M.Ö. 3. yüzyılın başında Öklid ilk geometri kitabı sayılan Elementler’i yazdı.
 
Rasyonel tartışma metoduna ise ‘diyalektik’ denildi. Diyalektiğin yaratıcısı olarak da Elealı Zenon bilinir, çünkü o saçmaya indirgeme yöntemini kullanarak ispat yapan ilk kişidir. Zenon bu yöntemle ‘varlık vardır, birdir, değişmezdir’ tezini öne sürdüğü paradokslarla ispat etmeye çalıştı. Zenon paradoksları olarak anılan bu paradoksların en ünlüleri stadyum, Aşil ve ok paradokslarıdır ve hepsi de hareketin imkansız olduğunu ispat etmeye çalışır.
 
Yanlış olup geçerli çıkarımlara çok benzeyen çıkarımlara sofizm dendi. Bu türden çıkarımlar yaparak ve bunları halk arasında sergileyerek geçimlerini sağlayan kişilere ise ‘sofist’ dendi. Platon’un Euthydemus diyaloğu ile Aristoteles’in Sofistlarin Çürütmeleri Üzerine adlı eseri bize sofizmin kullanımını gösteren başlıca eserlerdir. Bunlar halk arasında belli kurallara göre tartışmanın yerleşmiş olduğunu gösterirler. Tartışmada genellikle biri soru soran, diğeri cevap veren iki kişi bulunur. Cevap veren bir teze sahiptir; soru soran cevap verene bu tezden yanlış ve saçma sonuçlar çıktığını kabul ettirerek bu tezi kötülemeye çalışır. En ünlüleri Protagoras ve Gorgias olan sofistler kuşkuculuğu, göreliliği ve değişmeyi savunmuşlardır.
 
Para karşılığı bu işi yapmadığından sofist sayılmayan Sokrates ise nesnelliği, değişmezliği, gerçekliği ve tekliği savunarak evrensel bilginin varlığını kabul etmiştir. Sokrates olumsuzlama, alay ve doğurtma basamaklarından oluşan kendine has bir diyalog yöntemi kullanmıştır. Sokrates’in öğrencisi olan Platon’a göre ise bilgi öğrenme yoluyla değil, hatırlama yoluyla elde edilir. Platon hiçbir formel mantık çalışması yapmamıştır.
 
Rüzgar Yılmaz
 
Toplam blog
: 31
: 2969
Kayıt tarihi
: 17.05.12
 
 

Eleştiri, Metafizik, Filozoflar, Bilim, Teknik, Satranç, Antikçağ, Dinler ilgi alanlarıdır. ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara