Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
749
 

Düşüncenin 7 boyutu

Düşüncenin 7 boyutu
 

“Bir adam parkta yürürken, yanındaki tartıştığı arkadaşına tokat atıyor. Bu olayı 7 kişinin gördüğünü varsayalım ve bu 7 kişinin tek tek olaylara yüklediği anlamlara bakalım:

1.KİŞİ

İnanç: Kimse kimsenin canını yakmamalıdır.

Düşünce: Şimdi bu adama gösteririm.

Davranış: Fiziksel ve sözlü saldırı.

Duygu: Öfke.

2.KİŞİ

İnanç: Kötü insanlar cezalandırılmalıdır. Tokadı hak etmiştir.

Düşünce: Tokadı yediğine göre kötü biridir.

Davranış: Gülümseme.

Duygu: Tatmin duygusu.

3.KİŞİ

İnanç: Bu adam tehlikeli.

Düşünce: Ya bana da vurursa.

Davranış: Kaçma.

Duygu Korku.

4.KİŞİ

İnanç: Bu adam tehlikeli.

Düşünce: Buradan gitmeliyim ama etrafımdakiler ne der “Bu ne korkak birisi”

Davranış: Duraklama.

Duygu Korku, kaygı.

5.KİŞİ

İnanç: Yaşamda şiddetle karşılaşan insanlarda var.

Düşünce: Ben ne dayak yiyen insanlar gördüm.

Davranış: Davranış yok.

Duygu: Umursamazlık.

6.KİŞİ

İnanç: Bu adamın tokat yemesi ve küçük düşmesi ne feci.

Düşünce: Ya benimde başıma gelirse?

Davranış: Duraklama.

Duygu: Üzüntü.

7.KİŞİ

İnanç: İnsanların birbirine böyle davranmalarına karşıyım.

Düşünce: Bu adam bir tokat daha yemeden ona yardım etsem mi?

Davranış: Tedbirli davranma.

Duygu: Tedirginlik.”

Bunları bir üniversite ders kitabından okudum ve çok etkilendim. Onlardan başka kimse olayın gerçek yüzünü bilmiyor. Ne kadar çekici. Belki de iki çılgın psikoloji öğrencisi gözleme dayalı bir deney için böyle bir şey yaptı. İnsanlar aynı olayla ilgili aynı hisleri duymuyorlar. Aynı düşünceleri yaşamıyorlar. Bazen bunu unutuyoruz ve herkesin kendimiz gibi hissettiğini, düşündüğünü sanıyoruz, ona göre hareket ediyoruz. Böylece anlamaktan ve gerektiği gibi empati(duygudaşlık) kurmaktan uzaklaşıyoruz. Oysa burada sadece 7 bakış açısı var ama öyle çok türetilebilirdi ki…

İşte bu etkilenme sonucu, aldım kahvemi yanıma, kâğıdımı kalemimi elime; bakış açılarını anlamayı pekiştirmek ve insanlarla aramızdaki “anlama” köprüsünü en az birkaç kişinin geçe bileceği kadar geniş yapabilmek adına bir kurguda ben yaptım. Amaç; çok yönlü düşünmek ve düşündürmek.

“Kalabalık bir lokantadaki bir masadan yüksek sesli bayan kahkahaları(şuh kahkahalar) duyulmakta:

1.KİŞİ

İnanç: Kimse kimseyi rahatsız etmemelidir.

Düşünce: Garsona söylesem de uyarsa. Belki benden önce uyaran da olur.

Davranış: Duraklama.

Duygu: Çekingenlik.

2.KİŞİ

İnanç: Gülmek ne kadar güzel bir duygu.

Düşünce: Hayat dolu bir kadın.

Davranış: Tebessüm.

Duygu: Hoşgörü.

3.KİŞİ

İnanç: Bir kadın bu kadar dikkat çekici olmamalı.

Düşünce: İyi ki benim masamda değil. Rezil olmuştum.

Davranış: Ters bakışlar.

Duygu: Öfke.

4.KİŞİ

İnanç: Kimse kimseyi rahatsız etmemeli

Düşünce: Şimdi görürsünüz.

Davranış: Garsona ya da işletmeciye şikâyet etmek.

Duygu: Tatmin duygusu.

5.KİŞİ

İnanç: Çeşit çeşit insan var.

Düşünce: Bunda değişik insanlardan biri.

Davranış: Davranış yok.

Duygu: Umursamazlık.

6.KİŞİ

İnanç: İnsanların yüksek sesle konuşması, gülmesi, ağlaması ne kadar yanlış!

Düşünce: Şuna bak, utanması da yok.

Davranış: Kadından uzak bir masaya geçmek.

Duygu: Kızgınlık.

7.KİŞİ

İnanç: İnsanlar duygularını içinde yaşamalı.

Düşünce: Ne büyük saygısızlık!

Davranış: Gizlemeye çalıştığı gözyaşlarını silerek mekânı terk etmek.

Duygu: Dışlanmışlık.

Davranışlarından sorumlu olan insan, dünyaya sadece kendi gözüyle bakmamalı. Bakış açıları farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar yaşa, cinsiyete, statüye v.s göre değişebilen farklılıklardır.

Lütfen; karşımızdaki insanları ve yaşanılanları at gözlüklerimizi çıkarttıktan sonra daha geniş çaplı bir şekilde değerlendirelim.

SAYGILARIMLA

LAVİNYA

(NOT:Psikolojiyi çok sevdiğim halde psikolojiyle alakası olmayan bir fakülte(iktisat fakültesi)den mezun oldum. Psikoloji okuyamamışlığımın içimde yarattığı ukde, ne zaman psikoloji içerikli bir yazı görsem mıknatıs gibi çeker beni kendine. Bu yazıyı yazarken kendimi dönem tezinden bir kısım yazıyormuşum gibi hissettim. Ne güzel bir duygu. Yazmayı sevmenin en güzel yanı her şeyi yaza bilmek olsa gerek).

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Psikolojinin bilimsel yönüne benim söyleyecek bir şeyim olamaz. Ancak eminim bir olayı gören kaç kişi varsa, o olayın o kadar oluy biçimi vardır. Burada insanların sahip olduğu psikolojik duygular yönünden mesele ele alınmış. Oysa her insanın farklı bir hayatı ve o hayatı meydana getiren yaşanmış farklı olayları vardır. İlk başta belki üç-beş ana kategori ortaya çıksa da ayrıntılara inildikçe başta aynı şeyi düşünüyor ve aynı yorumu yapıyor gibi görünenler de ayrılığa düşeceklerdir. Buradan yola çıkarak ben her zaman kimsenin kimseye kızma hakkı olmadığını düşünürüm. Çünük onu o şekilde düşündüren şartlar ve olaylar farklıdır. Zaten hiç birimiz tornadan çıkmış gibi aynı şeyleri düşünen robotlar olmak istemeyiz. Elbette farklı düşüneceğiz, çünkü biz insanız. Parmak izi gibi beyin kıvrımları da birbirine benzemeyen insanlarız. Oluşturduğumuz bu kompozisyonla insanlık ahengi meydene gelecektir...

Ahmet YILMAZ 
 13.08.2007 19:46
Cevap :
Geniş katkınız için teşekkürler.Ama değişmeyen şey insanların bir davranış biçimi sergilerken genellikle karşısındakini de kendisi gibi düşünmesidir.Empatiye daha yakın ola bilmemiz için böyle bir yazı seçtim.SAYGILAR SUNARIM.  13.08.2007 20:56
 

O an ki psikolojim nasıl bir tepki vereceğimi belirler.Genelde pek karışmam, vurdumduymazlık değil ama...içimden de söylenirim herhalde.Özellikle kadınların bu tip davranışları beni üzer.Sevgiler:)

sessiz-çığlık 
 10.08.2007 16:49
Cevap :
SEVGİLER :))  10.08.2007 18:35
 

Bakış açımıza katkı yaptı, ama ikinci bölümde ki kişileri siz canlandırmişsınız.Bu işi sokakta anket şeklinde yapsak yine benzermi olurdu yoksa 7 kişiden birine doğru çoğunluk kaymasımı olurdu diye düşündüm.sevgiler-selam.

Nariçi 
 08.08.2007 16:02
Cevap :
Katkınız için teşekkürler.Aslında biraz acele ettim kendi kurguladığım kısımlarda.Hep yazılarımı taslakta bekletirken bu defa bekletmedim belki çok çok farklı şeylerde çıkarta bilirdim.SAYGILAR.  08.08.2007 17:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 622
Toplam mesaj
: 104
Ort. okunma sayısı
: 1760
Kayıt tarihi
: 14.05.07
 
 

1975 ANKARA DOĞUMLUYUM, 15 YAŞIMDAN BERİ YAZARIM(yazmak fiilinin geniş zamanlı kullanımıyla) evli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster