- Kategori
- Blog yazarları tartışıyor!
Düşünsel Körgözlük!
Solcu olsan ne fark eder...
Sağcı olsan ne fark eder...
Muhafazakâr olsan ne fark eder...
Modern olsan ne fark eder...
Türkiye’de, yaşadığın topraklarda cereyan eden sorunlar karşısında, eğer elini taşın altına sokmuyorsan.
Her şey gözümüzün önünde olup bitiyor...
Kadınlar “vahşice” katlediliyor...
Çocuklar kaçırılıyor, kaybediliyor, istismara uğruyorlar...
Emekçiler, işbaşında can veriyorlar...
İş kazası deniyor ama, esasında vurdumduymazlık, adamsendeciliğin hazin sonu oluveriyor iş cinayetleri!
Çevre de katlediliyor. Evet, çevre, yaşadığımız ortam, daha fazla rant adına, daha fazla para adına, ikbal ve ihtiraslar adına mahvediliyor.
Devletin hantallığından şikâyet ederdik. Her şeyin devlet baba tarafından yönlendirildiğini, vatandaşların silik bir statüde kaldığından dem vururduk... Türkiye’de geçmişte hep kısıtlı bir yaşam sürdürüyorduk. Siyasetçi-işadamı-bürokrat tarafından yönetilen, esasında uçurumlara savrulan Türkiye... Devletin emri demiri keserdi. Nereden nereye geldik?
Artık askerî vesayette bitti. Jüristokratik vesayette bitti. Ama ne olduysa oldu, bir türlü ülkemizde çağdaş devletlerde olması gereken standartları yakalayamadık. Bir türlü yanına bile yaklaşamadık.
Peki neden? Neden, tüm toplum olarak, kötü giden konular bağlamında ortak bir ses veremiyoruz:
Kadın cinayetlerinin, çocuk kaçırma ve istismarının, çevre katliamının, haksızlık ve hukuksuzlukların, emekçi ölümlerinin, geleceğe yönelik umutların tükenmesinin...
Ne ideolojisi olur ne de partisi veya bir başka küçük hırslar.
Taşın altına ne zaman birlikte elimizi soktuk; işte o zaman belki yanlış veya olumsuz giden durumlar düzelebilir.