- Kategori
- İlişkiler
Duygusal aldatma..

Aldat(ma) ! kelimesinin yazılışına baktığımızda deniyor ki bize bunu yapma!
Kadın erkek denilen iki kavram. Birisine yüklenmiş bu suç. Erkeğin aldatması gelenek haline gelmiş. Erkeğin doğasında vardır denmiş. Hormonları buna müsaitdir denmiş. Aldatmayan erkek yoktur denmiş. Eşini, partnerini çok sevse bile mutlaka bir kaçamak yapabilir denmiş. Ya da erkekliğin şanından olsa gerek yapmalı!
Bu şekilde yafta yapıştırılmış. Ve kimse de bunu geri çevirmemiş.
Kadın aldatmaz denmiş. Çünkü kadın her zaman anaç duygular taşır. Kıyamaz sevdiğine. Erkeği onun için evlattır sanki bir yerde. O aldatsa da "geçicidir " der susar. "Erkeğin hormonsallığı" der affeder. Yüzüne vurmaz. Unutur gider (!)..mi acaba ?
Peki ya duygusal aldatma... Hani erkeğin hormonlarında varya tek gecelik ilişkiler vs. Kadında bu varmı dır? Evet vardır aslında. Kadında hayatının her karesinde olduğu gibi duygusallığı katar bu konuda da hamuruna. İlişkilerinde mantığı yoktur ya. Tek gecelik kaçamaklar yaşamaktan kaçınır. Çünkü kadının hormonlarında yoktur bu. Olsaydı belki oda yapabilirdi kimbilir...
Psikologlar araştırma yaptığında ortaya çıkan sonuçlar ilginç aslında. Kadın erkeğe göre daha çok aldatıyor! Ama bu aldatma yine AŞK oluyor. Peki o zaman buna aldatma denilebilir mi?
Yine araştırmalara göre; evli kadın aldatırsa mutlaka eşinden ayrılıyor. Çünkü iki ilişkiyi bir arada götüremiyor. Bu o'nun doğasında yok. (İstisnalar kaideyi bozmaz)..Erkek ise iki yada daha çok ilişkiyi bir arada götürebilme kabiliyetine sahip (!)
Peki tehlikeli olan hangisi ?a) Tek gecelik, hormonsal bir aldatma mı , b ) yoksa duygusal aldatma mı ?
Benim cevabım b şıkkı. Çünkü duyguların esiri olmak, bir sürü güçlüğü de beraberinde getirir..
AŞK!... İki kişilik olunca güzeldir..