- Kategori
- Psikoloji
Oda'dan çıkabilmek...

Kapı kilitli... Anahtar deliğinden sızmaya çalışan ışık görünmez olmuş.
Puslu odanın içerisinde sadece hüzün kol geziyor.
Yerleşmiş baş köşeye. Gitmeye hiç niyeti yok gibi.
Ne yeni doğan gün ışığı, ne de gün batımı... Hiç bir şey yerinden kıpırdatamıyor.
Pikap'da çalan şarkı çok eskilerden kalma.
Plak cızırtılı şekilde çalmaya devam ediyor sürekli. Hep aynı şarkı .
Duvarların rengi gri. Belki de pembe ama gri hakim olmayı seçmiş.
Eşyalar yıllardır yerli yerinde. En ufak bir kıpırdama yok. Sanki bir tanesi azıcık da olsa yerinden kıpırdasa tüm hava değişecek gibi. Belki de değişmiş ama monotonluk hakim olmayı seçmiş.
Eğik duran tablonun kimseyi rahatsız ettiği yok. Düz olursa her şeyin düzelmesinden korkuluyor. Belki de düz. Ama o kadar uzun zaman eğik durmuş ki altından gözüken eski boya buna izin vermiyor. Eğik dursun diyor sanki.
Pencerenin perdeleri kapalı. Açılması an meselesi belki ama, açılmamalı. Belki de yarım açılmış ama kapatılmış yine.
Şarap şişesi yarım kalmış. Şamdan daki mum gibi aynı.
Mum'un akan görüntüsü havayı değiştirmeye çabalıyor.
Belki mum yeniden yakılmalı. Yanında duran kibrit kutusu boş. Tek kalan kibritle yakılabilir mi acaba ?
Anahtar bir yerlerde olmalı. Ama nerede. Çiçek desenleri solmuş koltuğun yanında ki dolapta olabilir.
Ama açılması güç gözüküyor. Tozdan görünmeyen bir anahtar deliği engelliyor bunu.
Antika eşyalar hakim odanın her bir köşesine. Sanki siyah beyaz bir film gibi. Duvarda asılı olan kılıç.Bir dönemi yansıtmaya çalışıyor. Yerinden kaldırmak kuralı bozacakmış gibi geliyor.
Puslu, hüzün, kasvet dolu oda'dan çıkmanın bir yolu olmalı. Ama nasıl? Bir çıkabilseler.
Her şey değişecek. Anahtarı bulmak, kapıyı açıp çıkabilmek.
Kapıların dışında da bir hayat olduğunu kavrayabilmek aslolan. Bunu başarabilmek.
Bir adım gerekli. Kocaman ya da küçücük bir adım.
Sonu gelmeyen hikayeler gibi olmamalı bu odadakilerin hayatları.
Yüreklerinin anahtarlarını bir bulabilseler... Bu odadan da çıkabilecekler belki de kimbilir ?
26/06/2007