- Kategori
- Ruh Sağlığı
Duygusal ilişkilerin ruhsal boyutu

Sevmek, âşık olmak, sevdalanmak, hoşlanmak, bağlanmak, paylaşmak, flört etmek… v.s. kısacası duygusal ilişkilerimiz, olmazsa olmazlarımız.
Dünya var olduğundan beri var olmuş, olmaya da devam edecek.
Bu oyunu oynayabilmek için, bir dişiye ve bir erkeğe ihtiyaç duyulur. (istisnalar kaideleri bozmaz.)
Duygusal ilişkilere, ruhların ilişkisi, iki ayrı ruhun buluşması, bütünleşmesi de diyebiliriz.
Ruh ikinci boyuttan geçerken cinsiyetlere ayrıldı. Her bir enkarnasyon için ve belli dersleri almak için erkek veya dişi cinsiyeti seçti.
İşte tam bu sırada ruh, bütünlükten yoksun ve eksik hissetmeye başladı ve kendini bütünleyip tamamlayabilmek için bir “ilişkiye” ihtiyaç duydu.
Tam da bu noktada işler karışmaya başladı. Ruh, enerjisini yanlış kullanıyordu, çünkü yaşanılan bir illüzyondu.
Özetle, biz insanlar (ruhlar) eğer kendi içimizde “tam ve bütün” olabilirsek, yaşadığımız ilişkide mutlu olma şansına sahibiz.
Şu anda bunu öğreniyoruz.
Aslında tek bir ilişki var “kendimizle olan ilişkimiz”.
İlişkilerde yaşanılan en büyük zorluk, bir insanın olduğu haline değil, olabileceğini düşündüğümüz haline âşık olmamızdır. Bu hataya ne kadar sık düşeriz değil mi?
Bunun yerine o kişinin şu anda olduğu haline odaklanmak çözümü de beraberinde getirecektir. Karşınızdaki insana bakıp, sizi bir araya getiren ortak noktaları fark ederseniz ve tutkuyu bulabilirseniz sihir gerçekleşir.
Genellikle insanlar, kendilerini bütünlediğini düşündükleri ilişkiler kurmaya gayret ederler. Ancak sorun şudur, iki insan ruhsal anlamda, aynı hızda gelişemez. Biri diğerine göre mutlaka geride kalır. Böyle olunca da “tamamlanamama” yaşanır. Sonrasında hayal kırıklıkları ve kopuşlar başlar.
İşte bu yüzden birbirini bütünlemeye çalışan ilişkiler kurmak yerine beraber, ama birbirine dayanmadan, yan yana yürünebilecek bir yol seçmek, mutlu ilişkileri yaratmak adına faydalıdır.
İki insan yan yana hem yaşamı paylaşarak, hem de ruhsal ve bireysel olarak gelişebildiklerinde mutlu ve doyumlu bir ilişki içine girebilirler.
Doğru ilişkileri hayatımıza çekmek, doğru iletişimi kurarak olur. Bütün ilişkiler iletişimle inşa edilir.
Ancak karşımızdaki insanla doğru iletişim kurabilirsek, olabilecek olasılıkları değil, önümüzde olanı sevmeyi öğrenebiliriz.
Aslında unutmamamız gereken şudur, ter bir ilişki vardır. Bu da kendimizle olan ilişkimizdir. Öncelikle bu ilişkiyi mümkün olduğunca doğru kurmamız gerekir. Ancak o zaman istediğimiz diğer ilişkilere sahip olabiliriz.
Unutmayın ilişkiler yaşam sigortasına benzer.
Onu ancak ihtiyacınız yoksa elde edebilirsiniz....
NOT:
Yazımın bazı bölümlerini, şu anda okumakta olduğum Steve Rother & Grup'a ait "Yuvaya Hoşgeldiniz" adlı kitaptan aldım.