- Kategori
- Gündelik Yaşam
E-günlüğümün sakin hafta sonu...
Kan damarları genişliyor, tansiyonu düzenliyor, kalp atışlarını hızlandırıyor, vücut şekerini ayarladığı tahmin ediliyor, güven ve sıcaklık hissi veriyor, huzur ve mutluluk hissi veriyor, keyif ve rahatlama hissi veriyor, vücuttaki bir çok kasın harekete geçmesini sağlıyor, vücut ısısının artmasına ve böylece zararlı bakterilerin ölmesine yardımcı oluyor, hayati organlarımıza kan pompalanmasını sağlıyor. Dudaktan öpüşmek: İki insanın dudak dudağa öpüşmesi bu gibi bir çok faydalar sağlıyor muş. (daha ileri gidince faydalarını düşünemiyorum) Tevekkeli değil Ruslar erkek erkeğe de dudaktan öpüşüyorlar. Üstelik hastalık kaptıkları falan da yok.
Merhaba e-günlüğüm; Sen ne diyorsun bu konu da? Anladım, "daha ileri gidip olacakları görmekte fayda var" diyorsun...
Suadiye halkı direniyor. Yeni trafik uygulaması, kelimenin tam anlamı ile rezalet. Girilmez yollar girilir oldu, girilen yollar girilmez oldu. İnsanları önce Pavlov'un köpekleri gibi yıllarca şartladılar, şimdi de yok eskisi yanlışmış, yenisi doğru diyorlar. Kimse dinlemiyor. Özellikle çok işlek "girilir" yollar "girilmez olduğundan bu yana uygulama yine eskisi gibi sürüyor. Bütün kavşaklarda kaza var ama kazaların tek sorumlusu yeni yol trafik uygulamaları. Kaza yapan o yolun ters olduğunu anlıyor ve bir daha girmez herhalde. (sen öyle san) Demek ki bütün bu civarda ki araçlar kaza yapınca her şey düzelecek... Benim gibi adamı bile yoldan çıkardılar ya bravo onlara. Her şey planlı. "İnsanlara bol bol sorun çıkaralım, onlar da günlük dertleri ile uğraşsın, böylece, siyasetle, kirlilik, rüşvet gibi olaylara pek burunlarını sokmasınlar" isteniyor herhalde...
Değerli e-günlük; Pazar günü Valide hazretlerini ziyarete hastaneye gittim. Bir de ne göreyim, odası boş... Meğer hastaneden çıkmış ablamın evinde imiş. Neyse dönüp oraya gittim. "Hiç bir şeyi yok" demişler ama yüzlerce ilaç yazıp "bunları kullansın" demişler. Yani bu müşterinin (hastanın değil) bir şeyi yok ama ilaçları kullanırsa bir şeyleri mutlaka çıkar biz o zaman bakarız demek gibi bir şey...
Cumartesi, pazar akşamı yanlız, yanlız oturdum. (yanlız derken Boss ve Linda ile beraberdik) Bu sefer gelen giden olmadı. Yanlızlığın tadıda bir başka oluyor canım. İnsanın zihni dinleniyor...
Bu sabah Yetmişinci ölüm yılında Ata'mız için saygı duruşunda bulunduk.
Siparişlerimiz erken geldi ve kamyonu boşalttık. Peşinden yine her zaman olduğu gibi servislere devam ettim.
Pazar akşamı derbi maç varmış ve elli iki bin bilet satılmış. Kriz halimiz buysa helal olsun bize. O insanların ulaşımları, yedikleri, içtikleri hesaba katılırsa, her halde bir gece ki harcanan para ile iflas eden Sönmez Filament'i kurtarı dı... Ama üretimden ve çalışmaktan daha önemli şeyler var bu ülkede. Toto, loto, iddia, at yarışı, karşılaşmalar, arabalarımız, her şeyden önemli. Çalışıp ne yapacağız, çalışıp da kim adam olmuş ki...
Yine laf lafı açtı, akşamı ettik. Tahsilatlarımızı yaptık, (bu gün bir kaç firmanın aylık ödeme günü idi) Yemeğimizi yedik, akşam servislerine hazır bir vaziyette bekliyoruz...
En iyisi mi seni göndereyim, çayımı koyayım, sigaramı yakıp işimi yapayım. Yarın yazışırız. Hoşçakal E-günlüğüm...
Biliyor musun: Dünyaca ünlü İspanyol ressam Picasso'nun gerçek adı: "Pablo Diego Jose Francisco de Paula Nepomuceno Crispin Crispiano de la Santisima Trinidad Ruizy Picasso" imiş... (oh beee!)
Çirkin söz: "Kızını dövmeyen dizini döver"
Güzel söz: "Hiç bir şeye ihtiyacımız yok. Yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; Çalışkan olmak! Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içeride ki cephenin suskunluğudur..." M. Kemal ATATÜRK
Merhaba e-günlüğüm; Sen ne diyorsun bu konu da? Anladım, "daha ileri gidip olacakları görmekte fayda var" diyorsun...
Suadiye halkı direniyor. Yeni trafik uygulaması, kelimenin tam anlamı ile rezalet. Girilmez yollar girilir oldu, girilen yollar girilmez oldu. İnsanları önce Pavlov'un köpekleri gibi yıllarca şartladılar, şimdi de yok eskisi yanlışmış, yenisi doğru diyorlar. Kimse dinlemiyor. Özellikle çok işlek "girilir" yollar "girilmez olduğundan bu yana uygulama yine eskisi gibi sürüyor. Bütün kavşaklarda kaza var ama kazaların tek sorumlusu yeni yol trafik uygulamaları. Kaza yapan o yolun ters olduğunu anlıyor ve bir daha girmez herhalde. (sen öyle san) Demek ki bütün bu civarda ki araçlar kaza yapınca her şey düzelecek... Benim gibi adamı bile yoldan çıkardılar ya bravo onlara. Her şey planlı. "İnsanlara bol bol sorun çıkaralım, onlar da günlük dertleri ile uğraşsın, böylece, siyasetle, kirlilik, rüşvet gibi olaylara pek burunlarını sokmasınlar" isteniyor herhalde...
Değerli e-günlük; Pazar günü Valide hazretlerini ziyarete hastaneye gittim. Bir de ne göreyim, odası boş... Meğer hastaneden çıkmış ablamın evinde imiş. Neyse dönüp oraya gittim. "Hiç bir şeyi yok" demişler ama yüzlerce ilaç yazıp "bunları kullansın" demişler. Yani bu müşterinin (hastanın değil) bir şeyi yok ama ilaçları kullanırsa bir şeyleri mutlaka çıkar biz o zaman bakarız demek gibi bir şey...
Cumartesi, pazar akşamı yanlız, yanlız oturdum. (yanlız derken Boss ve Linda ile beraberdik) Bu sefer gelen giden olmadı. Yanlızlığın tadıda bir başka oluyor canım. İnsanın zihni dinleniyor...
Bu sabah Yetmişinci ölüm yılında Ata'mız için saygı duruşunda bulunduk.
Siparişlerimiz erken geldi ve kamyonu boşalttık. Peşinden yine her zaman olduğu gibi servislere devam ettim.
Pazar akşamı derbi maç varmış ve elli iki bin bilet satılmış. Kriz halimiz buysa helal olsun bize. O insanların ulaşımları, yedikleri, içtikleri hesaba katılırsa, her halde bir gece ki harcanan para ile iflas eden Sönmez Filament'i kurtarı dı... Ama üretimden ve çalışmaktan daha önemli şeyler var bu ülkede. Toto, loto, iddia, at yarışı, karşılaşmalar, arabalarımız, her şeyden önemli. Çalışıp ne yapacağız, çalışıp da kim adam olmuş ki...
Yine laf lafı açtı, akşamı ettik. Tahsilatlarımızı yaptık, (bu gün bir kaç firmanın aylık ödeme günü idi) Yemeğimizi yedik, akşam servislerine hazır bir vaziyette bekliyoruz...
En iyisi mi seni göndereyim, çayımı koyayım, sigaramı yakıp işimi yapayım. Yarın yazışırız. Hoşçakal E-günlüğüm...
Biliyor musun: Dünyaca ünlü İspanyol ressam Picasso'nun gerçek adı: "Pablo Diego Jose Francisco de Paula Nepomuceno Crispin Crispiano de la Santisima Trinidad Ruizy Picasso" imiş... (oh beee!)
Çirkin söz: "Kızını dövmeyen dizini döver"
Güzel söz: "Hiç bir şeye ihtiyacımız yok. Yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; Çalışkan olmak! Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içeride ki cephenin suskunluğudur..." M. Kemal ATATÜRK