​ E-günlük hastalıklara çare buldu... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

E-günlük hastalıklara çare buldu...

Eğer geleneklerimiz değişirse hastalanmayı düşünebilirim. En son 99, 2000 yıllarında ki krizlerin ardından, sıkıntıdan bademciklerim şişmişti, o günden beri hastalanmıyorum, hastalanamıyorum. Çok özledim ateşler içinde üç dört gün yatmayı... Gerçi şu aralar biraz kırgınlık var ama hiç hastalanma gibi bir şansım, lüksüm yok. Belki hafta sonu biraz yatıp ateşlenmeyi deneyebilirim. Boss var, Linda var, işler var, ödenecek faturalar var, hesaplar, kitaplar var... Ben hastalanırsam ayva'nın en büyüğünü yediğimizin resmidir...

Merhaba e-günlüğüm; Eskiden Çin'de Padişahlar, generaller hastalanınca çırılçıplak soyulup, yatağa yatırılır mış. Daha sonra üç adet genç kız çırılçıplak soyulup, hasta kişinin yanına yatırılır mış. Genç kızların enerjisi hasta kişiyi kısa süre de iyileştirir miş... Bu uygulama, bilim çevrelerince her hastalık için geçerli olmasa da, çoğu zaman doğrulanmış ve kanıtlanmış...

Oleeeyyy Bak böyle bir geleneğimiz olsaydı hiç beklemez hastalanır, yatak döşek yatardım... Yalnız bu sefer de iyileşmeme gibi bir sorunum olabilir diye korkuyorum. Böyle bir durumda kim iyileşmek ister ki? Vay beee. Demek ki bizim en kısa zaman da "geleneksel açılım" yapmamız gerekiyor....

AKP Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen, ünlü Hollywood yıldızı Kevin Costner'ın ''demokratik açılım'' çalışmalarına tam destek verdiğini bildirdi. (ntvmsnbc.com) Bak bu çok önemli e-günlüğüm. Bu ünlü sanatçı "demokratik açılım"a destek veriyorsa bir bildiği vardır. Bilmediği de vardır. Örneğin ortada gözle görülür hiç bir şey olmadığını bilmiyordur, ama, Türkiye'de gazetelerin baş sayfalarında fotoğrafının yayınlanacağını biliyordur... Yanlış hatırlamıyorsam bu yakışıklı adam en son THY'nin eşitsizlikten yana olan reklamlarına çıkmış ve bir süre sonra THY uçağı kendini reklamlarda ki gibi iyi hissedip yere çakılmıştı...

Değerli e-günlüğüm; Anladım ben sayın Başbakan'ımızın neden BM toplantılarına gittiğini. Gülmek, eğlenmek için. "Biz de eski bayramlar kalmadı" diye ABD'ye gidip bir güzel eğlenmek istemiştir... Bir devlet adamı konuşurken bir kısmı dışarı çıkmış, Başka bir devlet adamı konuşurken salonu boşaltmışlar... Biri kitap fırlatmış... Sözde bu örgüt dünya barışını sağlamak üzere kuruldu. Kurulduğundan beri en ufak bir faydası olmadığı gibi, kendi içlerinde barışı sağlayamamışlar bunlar. Çocuklarımızı el üstünde tutalım. Hepsi bunlardan daha akıllı ve yaratıcı... Kendi ailevi sorunları olan aile danışmanlarına benziyor bunlar... Hayatlarında yemek yapmamış aşçılar, hiç bir şeyi yönetmemiş yöneticiler bunlar... Ve biz bunlardan, dünya barışını sağlamalarını bekliyoruz... Erkekler hamamında kız arkadaş ararım daha iyi. Hiç olmazsa düşükte olsa bir ihtimal var...

Dün akşam "yabancı" (kirpi) kardeş çıkmadı veya ben görmedim. Bir taraftan köpeklerin yemeğini hazırlıyor, bir taraftan ABD salatası malzemelerini hazırlıyordum. Geç saatler de sipariş geldi. Tabi stoklu çalıştığım için hemen işe koyuldum. Boss'un yemeğini verip, ABD salatasının malzemelerini hazırlamaya koyulduk. Bir taraftan ara sıra dışarı çıkıp rakımı yudumluyor, bir taraftan patates doğruyordum. Neyse sonunda operasyon başarı ile tamamlandı... Yatağa zor attım kendimi.

Sabah kalktığımda bütün vücudum kırılıyor du. (aslında kırılma yok, öyle diyorlar) Vücudum, "oğlum kendine dikkat et yoksa perişan olacaksın" diye mesaj yayınlıyor du. Linda ile iş yerine gelir gelmez, uzandım tahtaların üzerine biraz dinlenmeye bıraktım kendimi... Gözler açık olunca hastalıklar zor iyileşir. Kolay değil, saniye de trilyon işlem yapmak için enerji harcıyor. Gözleri kapatınca bu enerji'yi vücut kendini iyileştirmek için harcıyor...

Öğlene doğru işler biraz hareketlendi ve güneş'in de yardımı ile terledim. Terleyince bir şey kalmıyor. Sigaraya da bir süre ara verdim. Öğle yemeğimi yediğimde kendimi harika hissetmeye başladım.

Kendimi iyi hissetmem kısa sürdü ve akşama doğru yine kırgınlık bastı. Yine bir hareketlilik ve yine iyiyim. Akşam yemeğimi yerken yine iyi hissediyordum. Sonra yine durgunluk ve yine kötüyüm. "nerede hareket orada sağlık" der dururum. Ykında gider üzerimden bu meret.

Hadi e-günlüğüm sen git artık. Yazılarını bir gün sonra yayımlayan editör kardeşimizin yanında uslu uslu otur. Sakın ses çıkarma, seini çıkaranı sevmezler. Sessiz ol... Yarın yine yazışırız, okuyanlar ne okuduklarını anlamazlar...

Şimdi sen giderken dün akşam yazdığım yazı halen sayfada duruyor. Çakışacaksınız ama ne yapalım kimse de suç yok... Kimse anlamadı zaten... Hoşçakal

Biliyor musun: Hafif silahlar o kadar yaygınmış ki, dünya genelinde her on kişiye bir silah düşüyor muş... (böyle giderse ağır silahlar da yaygınlaşacak)
Çirkin söz: ''Seks hakkında hiç bir şey bilmiyorum. Çünkü, hep evliydim ben..." Zsa Zsa Gabor
Güzel söz: "Politikacılar her yerde aynıdırlar. Nehir olmayan yere köprü kurma sözü verirler..." Nikita Khuruschev

 
Toplam blog
: 512
: 549
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..