- Kategori
- Gündelik Yaşam
E-günlükte bilimsel çare
Bilimadamları ilk kez alkol alan insanlara diğer insanların daha çekici geldiğini kanıtladı. Şaşırtıcı olan ise, bu çekiciliğin sadece karşı cins için geçerli olmaması, alkol kişinin kendi hemcinslerini de daha çekici bulmasını sağlıyor. (ntvmsnbc)
Bu bilim adamları olmasa ne yapardık acaba? Ne kadar önemli buluşlar, ne kadar önemli araştırmalar yapıyorlar. Bu bilimsel açıklama dedikleri olgu yüzyıllardır bilinir ama, araştırma yapan bilim adamları sağlığa zararlı olduğu gerekçesi ile içki içmedikleri için bilmiyorlardır. Neyse sonun da onlarda öğrenmiş oldu. Zavallılar içki ve sigara içseler düşünceleri bile değişecek bilmiyorlar. Ben uzun seneler bilim adamları üzerinde araştırmalar yaptım ve hepsinin beyinlerin de ve loplarında sistematik sorunlar olduğunu gördüm...
Tekstil sektörü krize gidiyormuş... Çözümü çok kolay. Güveler... Güveler pamuklu giyeceklere konup onları kemiriyorlar. Güvelere virüz üretip verelim ve pamuklu giyecekler insanlarda allerji yapsın. Bu arada kanserojen ve maliyeti düşük sentetik giyecekleri yoğun reklam kampanyaları ile organik falan diye tavsiye edelim. İnsanlar sentetik giyeceklere hücum eder ve böylece tekstil piyasası krizi aşar...
Merhaba e-günlüğüm. Bu gün kötü kalpliliğin üzerin de. Böyle yöntemlere ne gerek var? Her sektörün her zaman satışları iyi olacak diye bir kaide yok nasılsa. Kendi haline bırak da ihtiyaç olduğu kadar üretsinler ama sağlıklı ve doğru üretsinler.
Dün gece Boss' çıkardığım da belalı ile karşılaştık (tesadüfmü, bilerek mi bilmiyorum) "Merhaba, merhaba" laştık, yanım da yürümeye başladı. Sessiz bir şekil de yürüdük. Uzun bir yürüyüşün ardından "nasılsın" diye sordu, "iyiyim" diye cevap verdim. "seni görüyorum ara sıra çok çalışıyorsun" diyerek benim ilgi alanımda konuşmaya çalıştı ama, yermiyim... Hiç cevap vermedim ve sadece tebessüm ettim. Konuşmak istemediğimi anlamış olacak ki "hadi sonra görüşürüz bye" dedi ve ayrıldık. Boss' bir süre daha gezdirdikten sonra eve geldim e-günlüğüm. Buradan sonraını zaten biliyorsun yazmama gerek yok...
Bu gün Elmar (yanımda çalışan genç balet) geldi. Ders çalışmak için işi bırakmıştı ama evde canı sıkılmış yanıma geldi. Boş kaldıkça okul açılıncaya kadar gelecekmiş. Sağolsun yardımcı oluyor. Zararı yok, tersine çok faydası oluyor. Çalışkan çocuk vesselam. Gelir gelmez dükkanın önünü süpürdü, motoru, arabayı sildi, bir kaç servise gitti.
Ben geldiiiim! (yemek yedim, linda'yı çıkardım, o da yemek yedi)
Nasılsın e-günlüğüm? Görüşmeyeli epey oldu, neler yaptın bakayım?
Cango yavaş yavaş barınak depresyonunu atlatıyor, anne kedi ilk kez bugün gelip yavrusunu aramadı. Herhalde emzirme süresi sona erdi. Artık "ne haliniz varsa görün" aşaması başladı galiba... Boss ve ben de iyiyiz.
Yollarda çok fazla istanbul dışı plaka gördüm bu gün. Değişik şehirlerden İstanbu'a tatile gelmişler (İstanbul'a da tatile gelinir ya) veya misafirliğe gelmişler. Adana, Diyarbakır, Ankara, İzmir, Afyon ve Malatya plakaları gördüm. Ankara, İzmir dışında diğerlerini trafiği katlederken yakaladım. Ama onlar da kabahat yok, geldikleri yerde trafik gevşektir, o yüzden şaşırmışlardır veya acemilik çekmişlerdir.
İki gündür hava çok sıcak. Hiç şikayetim yok daha sıcak olsun da yumuşak canlılar erisin. Daha fazla güneş gördüğü için sol kolum, sağ kolumdan daha kara oldu. Bütün şikayetim bundandır...
Değerli e-günlüğüm; bu günlük de benden bu kadar. Tanrı bütün insanlığı yeni türeyen Bilim İnsanlarından korusun... Yarın yazışmak üzere. Hoşçakal
Biliyor musun: Amerikan uzay mekiğinin fırlatılışı sırasında kullanılan güç, beygir gücü olarak: 44 milyon muş... (Vay be. Orada o kadar beygir var mıymış?)
Güzel söz: "Her davranışında başkalarının onayını arayan kimseler, hayatın bir çok güzelliğini ıskalar..." demiş birisi (söyleyeni yazmamışım.)