- Kategori
- Gündelik Yaşam
E-günlükte smpozyum:)
Merhaba e-günlüğüm;
Araya Ada sefası girdi, geçenler de oğlum ve arkadaşları ile, birlikte olunacak kız, nasıl olmalı konulu sempozyum düzenlemiştik onu yazamamıştım.
Konuşmacı olarak beş kişi, dinleyici olarak yine beş kişi vardı. Yani hem çaldık hem oynadık. Anladım ki "anasına bak, kızını al" tavsiyesi halen az da olsa geçerliliğini koruyor. Ancak bir sorun var. Annelerin nesine bakılacak ve kız değerlendirilecek? Annesine baktığın da; anne geziyor, alışveriş yapıyor, arkadaş ziyaretleri, dışarıda yemek yemeler, evler de yardımcı kadınlar, bazıları işe gidip geliyor, çocukları ile ilgilenme oranı çok düşük, anneyi mesai saatlerinde göremiyorsun, büyük bir kısmı parçalanmış aile çocukları, kız eğer babasında kalıyorsa, ortada değerlendirme yapılacak anne hiç yok. vs. vs. vs. Tartışma uzadı gitti.
Yani anasına bakmak dışın da yeni bir kritere ihtiyaç olduğu açık... Bir de çıkılacak kız, evlenilecek kız saçmalığı var ki, oldum olası tersini savunmuşumdur. Yani bu tez erkeklerin değil kızların.
Ortada gerçek anlamda "Çıkılacak erkek, evlenilecek erkek" teorisi var ve çok katı bir biçim de uygulanmakta.
Sonun da dedim ki; nasılsa sizin zamanınız serbestlik zamanı olacak. Dolayısı ile hatunla üç-dört ay birlikte yaşayıp, bir birinize katlanıp katlanamayacağınızı, anlaşıp anlaşamayacağınızı görürsünüz. Yine birlikte karar vererek, devam eder veya birlikteliği bitirirsiniz. Oğlan atıldı "baba, biz o işin de suyunu çıkarırız, bu senin dediğin üç ay da bir hatun değiştirme formülü olarak değerlendirilir..." Arkadaşlarından biri "Peki bu arada kız hamile kalırsa ne olacak" diye sordu ve gülmekten yerlere yattık. Diğerleri, "yuh oğlum sende biraz dikkatli oluver, acemilik yapma, prezervatif denen bir şey var" dediler. (bunlar onbeş yaş gurubu gençler) bu tartışma oldukça uzun sürdü. Sonuç olarak Anasına bakmadan kız alma formülleri arayışına girdiler. Tecrübelerim der ki; Bir insanın (kadın olsun erkek olsun) ne mal olduğu kötü günde anlaşılır...
İşin garip tarafı, yaş ilerleyince birisi ile birlikte olmaya kalktığınız da, durum iyice çıkmaza giriyor. Yani; çocuklar haklı, bu işe başka bir ata sözü bulmak gerek. Örneğin ilk birliktelik için "babasına bak kızını al" ileriki yaşlar da düşünülüyorsa "kızına bak anasını al" olabilir...
Birinci söz açıklaması şöyle olabilir; Kız çocuk babasına düşkündür ve onu erkek modeli olarak alır. Kızı beğenen erkek babasına bakar ve onu iyi tanımlarsa, en azından o kız ile yaşayıp yaşayamayacağını değerlendirebilir. Yani kız bana uygun mu yerine, ben kıza uygunmuyum? olarak düşünmeli.
İkinci söz ise; Yaş ilerlediğinden ve sevdiğiniz kadının Annesine bakıp almak zor olduğundan, kızına bakıp, , onu nasıl eğittiği, neler öğrettiği, (yürüyüş, oturup kalkma gibi) göz önün de bulundurulabilir. Yani kızını iyi yetiştiren kadın iyi eş olabilir mantığı çıkarılabilir.
Evet sevgili e-günlüğüm bütün bunları bir daha ki sefer gündem konusu yaparak tartışacağız. Tabi sonuçları yine yazacağım.
Dün gece boss ile oynarken "kurt" adlı alman kurdu geldi ve oynasınlar diye bahçeye aldık. Kurt hiç bir şey düşünemez hale gelmiş. Sırılsıklam aşık. Hele Boss'un anasını görse iyice aşık olurdu. Pek oyun oynayamadılar, boss önde, kurt arkada koşturup durdular. Sonra benim kızım çok sinirlendi ve kurt'a hırlamaya başladı. (yani "şimdi sırası değil oynayacaksan oyna" dedi) Kurt ısrarların da devam edince Boss iyice sinirlenip kavga etmeye kalktı ama son anda önledik. Herhalde beğenmedi. Öyle ya, bu kadar askıntı olan erkek, kadın ruhundan anlamıyor sayılır.
Dün gece arkadaşımla yine bir değişiklik yapıp beyaz şarap içtik. O yetmedi, peşinden de bira içerek final yaptık.
Bu gün sakin bir gün olduğu için, sana gelen yorumlara erkenden cevap yazdım sevgili günlüğüm. Sonra servisler başladı, ardından kamyon geldi ve onu boşalttık. Öğle yemeğimi yedim ve ardından yine tek, tük servislere çıktım. Bu aralar yine yeni abone yapamıyorum. Biraz çalışmam gerek. Yanında bedava birşeyler mi versem ne yapsam?
Şu havalar ısınsa da yatağı bahçeye atsam diyorum. Yok yok vazgeçtim. Kene falan ısırır, kongo kırım nijerya falan oluruz, neme lazım. Acaba hamak mı koysam. Yok hamağa da çıkarlar. Ben en iyisi bahçe de uyanık olarak keyif sürmeye devam edeyim.
Evet sevgili e-günlük; bu günüde kapatalım artık. Yarın nasılsa yine yazışacağız.
Hoşçakal.
Biliyor musun? Bir insan yaşamı boyunca, iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılarmış...
Güzel söz: "Herkes aynı şeyi düşünmeye başladığı zaman, hiç kimse düşünmemeye başlar..." SERVEPALLI RADHAKRISHAN (ismini yazarken zorlandım ya)